Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın kastının bulunmadığı ve aleni yer hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle oybirliğiyle bozdu.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı yapılan temyiz başvurusunda, sanığın telefon dinlemesinde duyduklarını duruşmada tanık olarak beyan etmesinin hakaret kastı taşımadığına dair savunmasının aksine dosyada delil bulunmaması ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmesi ile eylemin aleni bir yerde gerçekleşmesine rağmen TCK 125/4. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararının bozulmasına ve yeniden hüküm kurulurken aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/6167 E.  ,  2026/7643 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3290 E., 2024/1040 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; temyiz başvurusunun hakaret suçundan verilen hükme ilişkin olduğu, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; telefon dinlemesinde anlattığı bir konu hakkında duruşmada tanıklığına başvurulduğunda duyduklarını beyan ettiğine, hakaret kastı bulunmadığına, suç kastının ne suretle oluştuğu açıklanmadan mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi zorunludur. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması, ayrıca sanığın suça konu sözlerinden dolayı cezalandırılmasının demokratik toplum düzeninin icaplarından olması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın aşamalarda, telefon dinlemesinde anlattığı bir konu hakkında duruşmada tanıklığına başvurulması istendiğinde duyduklarını beyan ettiğine, hakaret kastı bulunmadığına yönelik savunmasının aksine dosyada herhangi bir delil bulunmaması karşısında, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre de; sanığın eylemini aleni bir yer olan duruşmada gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 60. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.