Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında sanığın beyanlarının faydalılık derecesine göre üst hadden indirim yapılması gerektiğine hükmederek mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünde esasa yönelik bir isabetsizlik tespit edilmezken; sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve pişmanlık aşaması dikkate alındığında, TCKnın 221/4-2. maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst sınırdan ceza indirimi yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi, ayrıca uygulama maddesinin eksik gösterilmesi ve suç tarihinin hatalı yazılması gibi usulü eksiklikler nedeniyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/13672 E.  ,  2026/11185 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/275 E., 2022/232 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/3 E., 2020/149 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 221/4-2. cümle, 221/5, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a. Sanık hakkında belirlenen cezadan TCK'nın 221/4. fıkrası gereğince indirim yapılması sırasında uygulama maddesi olarak aynı Kanun’un ikinci cümlesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
b. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden ilk derece mahkemesi karar başlığında suç tarihinin "12.11.2018" yerine "13.11.2018" olarak yazılması,
Hukuka aykırı, sanık müdafilerinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.