Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında otobüs payı devri ve ödenen bedelin iadesi talebiyle tarafların tacir sıfatının tespiti.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, davalıya otobüs ortaklığı payı devri için protokolle ödenen 1.000.000 TLnin, devrin aracın başka bir şirkete ait olması nedeniyle mümkün olmaması ve gerçekleşmemesi üzerine sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesini talep ederek başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemiyle dava açmış olup, mahkeme, uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığını ve görevli olup olmadığını belirlemek adına davacı ve davalının tacir sıfatını haiz olup olmadığının tespitini öncelikli görmektedir.

T.C.
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/1534 EsasKARAR NO : 2026/536DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 17/08/2026KARAR TARİHİ : 03/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bilal Kaya ile davalı ... arasında ... plakalı 2008 model ... marka otobüsün yüzde 50 payının devrine ilişkin hukuki bir ilişki kurulduğunu, bu kapsamda müvekkilinin talimatıyla yakını ... tarafından davalının ... Bankası hesabına 26.11.2025 ile 30.11.2025 tarihleri arasında toplam 1.000.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, banka dekontlarında ödemenin söz konusu araç için ortaklık payı olduğunun açıkça belirtildiğini, taraflar arasında 01.12.2025 tarihinde imzalanan protokol ile de bu devrin kararlaştırıldığını, ancak davalının ne araç payını devrettiğini ne de tahsil ettiği bedeli iade ettiğini, ruhsat kaydına göre aracın başka bir şirkete ait olması nedeniyle devrin gerçekleşmesinin hukuken mümkün olmadığını, geçersiz veya ifa edilmemiş bir sözleşmeye dayalı olarak alınan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesinin gerektiğini, davalı aleyhine .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve dayanaksız şekilde itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde borcun bulunmadığına dair soyut ifadeler kullanıldığını, protokoldeki imzaya açıkça itiraz edilmediğini, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin itirazın iptali davasıdır.Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;" Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... plakalı otobüsün %50 payının devrine ilişkin 01.12.2025 tarihli protokolden ve bu kapsamda ödenen 1.000.000,00 TL bedelin iadesi istemiyle başlatılan itirazın iptali takibinden kaynaklanmakta olup, taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek ve Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Bu nedenle davacı ve davalının tacir sıfatını haiz olup olmadığının tespiti gerekmektedir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabında ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabında tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği, ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında davacının dairenin potansiyel mükellefi olduğu, herhangi bir faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Bu doğrultuda davacı ve davalının tacir sıfatına haiz olmadığı, uyuşmazlığın davacının ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğmadığı sabit olup, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir.Bu nedenle, somut olayda 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03/09/2026Katip ...e-imzalı* Hakim ...e-imzalı*