Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 30 yıllık tanınmış markanın taklit ürünlerine karşı tespit, durdurma ve el koyma talepli dava.
Özet: Türkiye ve uluslararası pazarda 30 yılı aşkın süredir moda sektöründe faaliyet gösteren, birçok ülkede tescilli markaları bulunan davacı şirket, davalı işletmenin kendi markalarına tecavüz eden taklit ürünleri piyasaya sürdüğünü ve ticari amaçla elde bulundurduğunu iddia ederek, davalı eylemlerinin marka hakkı ihlali olduğunun tespitini, ihlalin durdurulmasını, taklit ürünlere el konulmasını ve ayrıca davalıya önceden bildirim yapılmaksızın işletmesinde keşif ve bilirkişi incelemesiyle ürünlerin tespiti ile satış geçmişinin belirlenmesini talep ederken, davalı vekili ise davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/254 Esas - 2025/318

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/254
KARAR NO : 2025/318
DAVA : Marka Tecavüzü, Tespit, Durdurma, El Koyma
DAVA TARİHİ : 28/05/2024
KARAR TARİHİ : 08/09/2025 Yazım Tarihi: 29/09/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle 30 yıldır Türkiye'de moda sektöründe varlığını sürdüren müvekkilinin 35 ülkede 394'ü ... shop olmak üzere 4.500 noktada hizmet verdiğini, müvekkilinin çok sayıda markasının olduğunu, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikteki ürünlerin üretilip satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin akabinde; davalıya ait işletmeden 1 adet “...” logolu tişörtün satın alındığını, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini, 6769 sayılı SMK m.29 ve 149/1-A hükümleri uyarınca davalı eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, bu bağlamda, dava dilekçesinde sundukları belgeler ve Sayın Mahkemece keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak; davalının eyleminin SMK’nın 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, SMK’nın 149. Maddesinin “1-c” hükmünde düzenlendiği üzere Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüz fiillerinin durdurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın marka hakkı ihlalinin durdurulmasına karar verilmesini ve SMK m.149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit niteliğindeki ürünlere el konulmasını talep ettiklerini, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılacak ilk incelemede dahi davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlere el konulmasını ve davanın mahiyeti gereği davalı tarafa tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek; öncelikle davalarının kabulünü, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait “...” tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adedinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını ve vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı , ancak duruşmaya gelen vekili davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10.01.2017 yürürlük )
Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. "
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı işyerinde mahkemenin delil tespiti kararına bağlı olarak tespiti yapılan 8 adet tşört ile ilgili davacının marka hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın; ... sayılı "..., ... sayılı "..." ibareli tescilli markaları olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Mahkememizce tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 06/06/2024 tarihinde davacı vekili ile birlikte davalıya ait “....“ adresindeki işletmeye gidildiği , yapılan inceleme sonucunda vergi levhasına göre işletmenin ...’a ait ... tabelalı giyim mağazası olduğu, iş yerinde farklı marka ve çeşitteki ürünlerin yanı sıra uyuşmazlık konusu ... marka 8 adet tişörtün de bulunduğu tespit edilmiştir.
Tespit sonrasında sunulan 20/06/2023 tarihli raporda ise ÖZETLE " Tespite konu “...." adresinde yer alan ve vergi levhasına göre ... adına kayıtlı olan "..." tabelalı işletmede saptanan 8 adet ... marka tişört ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişört üzerinde kullanılan ... markası ile davacı adına ... sayılı ... markası arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, ortalama tüketicilerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar karşısında iltibas yaşamasının kaçınılmaz olduğu, davacı “... ... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli markanın eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “tişört" malı ile aynı veya aynı tür malların yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen ürünler arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişört ile ... adına kayıtlı iş yerinde belirlenen 8 adet ... marka tişörtün orijinal ürün olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde ... adına kayıtlı "..." tabelalı işletmede saptanan 8 adet ... marka tişört ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişört üzerinde davacı “... ... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli “...” markasının aynısının markasal şekilde kullanıldığı, davacı markasının aynısını ihtiva eden bu tişörtlerin ticarete konu edildiği ve bu nedenle tespite konu iş yerinde saptanan 8 adet ... marka tişört ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişörtün davacı “... ... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli “...” markasından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE
SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.
Davacı taraf iddiasında ... ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafça iş yerinde satılan ürünlerde marka tecavüzü oluşturacak şekilde kullanıldığını ileri sürmektedir.
Tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 06/06/2024 tarihinde davalıya ait “....“ adresindeki işletmede vergi levhasına göre işletmenin ...’a ait ... tabelalı giyim mağazası olduğu, iş yerinde farklı marka ve çeşitteki ürünlerin yanı sıra uyuşmazlık konusu ... marka 8 adet tişörtün de bulunduğu tespit edilmiştir.
Tespit sonrasında sunulan 20/06/2023 tarihli raporda ise ÖZETLE " Tespite konu “...." adresinde yer alan ve vergi levhasına göre ... adına kayıtlı olan "..." tabelalı işletmede saptanan 8 adet ... marka tişört ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişört üzerinde kullanılan ... markası ile davacı adına ... sayılı ... markası arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, ortalama tüketicilerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar karşısında iltibas yaşamasının kaçınılmaz olduğu, davacı “... ... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli markanın eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “tişört" malı ile aynı veya aynı tür malların yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen ürünler arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişört ile ... adına kayıtlı iş yerinde belirlenen 8 adet ... marka tişörtün orijinal ürün olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde ... adına kayıtlı "..." tabelalı işletmede saptanan 8 adet ... marka tişört ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişört üzerinde davacı “... ... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli “...” markasının aynısının markasal şekilde kullanıldığı, davacı markasının aynısını ihtiva eden bu tişörtlerin ticarete konu edildiği ve bu nedenle tespite konu iş yerinde saptanan 8 adet ... marka tişört ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişörtün davacı “... ... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli “...” markasından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde tespit ve kanaate mahkemece de iştirak edilerek davalının bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılarak ve dava kabul edilerek " Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı ihlalinin DURDURULMASINA,, " şeklinde karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde ürünlere el koyma yönünde bir talepte bulunmuş ise de dava açılması ve sonrasında açıkça ihtiyati tedbir talebinde bulunmadığı gibi el konulacak ürünlerin sonrasında imhası şeklinde bir talebi de olmadığından, taklit olduğu belirtilen ürünlerin belirsiz bir zaman diliminde EL KOYMA şeklinde Yediemin veya emanet birimlerinde muhafazası mümkün görülmediği, hiç olmazsa yargılama bitimi veya karar kesinleştiğinde imhası şeklinde bir talepte de bulunulmadığından bu açıdan ürünlere el koyma talebinde davacının hukuki yararı olmadığı değerlendirilerek bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı ihlalinin DURDURULMASINA,
3-İmha talebi olmadığından el koyma konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 492,50 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 4.920,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 08/09/2025
Katip .... Hakim ....
E- imzalıdır E- imzalıdır