Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kooperatif aidat borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasında, genel kurul kararının geçerliliği ve davalının ödeme yapmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kooperatifin, genel kurul kararına dayanarak bir üyesinden talep ettiği ve icra takibine konu ettiği 2.000 TL aidat borcu ile işlemiş faiz alacağına yönelik itirazın iptali davasının gerekçeli kararını sunmaktadır; davalının cevap vermediği, ödeme kanıtı sunmadığı ve bilirkişi incelemesinin kooperatifin ilgili genel kurul kararının geçerli olduğunu tespit ederek davacının alacak talebini hukuken temellendirdiğini ortaya koyduğu bir yargılama sürecini açıklamaktadır.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, söz konusu takipte davalıdan 31.10.2022 tarihli genel kurulun 5. gündem maddesi doğrultusunda 2.000 TL talep edildiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, yine aynı davalının birikmiş aidatları bulunduğunu, vade tarihinden itibaren yıllık %48 (Kanuni Faizin 2 katı) oranında işleyecek faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizin ...esas sayılı dava dosyasının 06/03/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı ... hakkında açılan davanın tefrik edilerek işbu esasa kaydı yapılmıştır..
-Davacı kooperatife müzekkere yazılarak;
a) Davalılarının üyelik dosya örneğinin istenilmesine,
b) Davalıların peşin bedelli, sabit fiyatlı üye olup olmadığının sorularak böyle bir uygulama varsa buna ilişkin genel kurulu veya yönetim kurulu kararlarının, kayıt ve belge örneklerinin istenilmesine,
c)Davalıların üyelik nedeniyle borç ve ödemelerini gösterir hesap dökümlerinin istenilmesine,
d)Davacı kooperatifin ana sözleşmesi, genel kurul kararları, hazirun cetvellerinin sıralı bir şekilde sunulmasının istenilmesine,
e)Bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekmesi halinde kooperatifi kayıt ve defterlerinin bilirkişi incelemesine, hazır bulundurulacağı açık adresin ve bu adreste defter ve kayıtları bilirkişiye sunacak görevli kişinin adı soyadı ve telefon numarasının celp edildiği görüldü.
Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı kooperatifin tebliğe yarayışlı adresinin ne olduğunun sorulmasına ve tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin, tüm genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun tutanaklarının tasdikli suretleri celp edilmiştir.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. Alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu görülmüştür.
Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görülmüştür.
Kocasinan Tapu Müdürlüğüne, QNB Finansbank A.Ş'e yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi ... ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişisi ...'nın 04/09/2025 tarihli raporunda özetle;
Davacı talebine yönelik olarak dosyaya yansıyan belgelerin incelenmesinden elde ettiğimiz bulgular şöyledir:
İCRA TAKİBİNE KONU ALACAK YÖNÜNDEN
1. Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde davalıdan 2.000 TL asıl alacak ve 131,18 TL faiz olmak üzere 2.131,18 TL alacak talep etmiştir. Takip dayanağı olarak 10/09/2022 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının 5. Maddesi gösterilmiştir.
2. Takip dayanağı genel kurulun 5. gündem maddesi incelendiğinde üyelerin Aylık net 2.000,00 TL ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ödemelerin 01.11.2022 de başlaması ödemelerini geciktiren ortakların aylık %1,5 oranında gecikme faizi uygulanması kararlaştırılmıştır.
3. Genel kurul kararında eşitlik ilkesine aykırılığı gösteren bir husususun olmadı; genel kurul kararına bakanlık temsilcisinin katıldığı ve imzasının bulunduğu görülmektedir. Kooperatifin tasfiye halinde olması sebebiyle toplantı yeter sayısının aranmayacağı, kararların oy çokluğu ile alınacağı, alınan kararın geçerli olduğu düşünülmektedir. Söz konusu genel kurul kararın iptaline yönelik dava açılıp açılmadığına ilişkin dosyada bir bilgi bulunmamaktadır.
4. Davalı tarafça takip konusu alacağın ödendiğine yönelik bir iddia ileri sürülmemiş ve ödeme belgesi de sunulmamıştır.
5. Davacının davalıdan takip konusu genel kurul kararı doğrultusunda alacak talep edebileceği kanaatine varılması durumunda takip tarihi itibariyle 2.000,00 TL, asıl alacak ve 131,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.131,18 TL olmaktadır.
AİDAT ALACAĞI YÖNÜNDEN
Davalının 130 m2'lik daire sahibi olduğu, icra takibine konu alacak hariç tutulduğunda kooperatifin diğer genel kurul kararlarına göre 120 m² daire için ödenmesi gereken toplam tutar 174.840 TL; 130 m² daire için ödenmesi gereken toplam tutar 181.595 TL olarak hesaplanmıştır. Davalının yaptığı ödeme üye olduğu konut tipine göre bu tutardan düşülmelidir. Davalının ödemesine yönelik dosya kapsamına herhangi bir belge sunulmamıştır. Davacı kooperatifin ticari defterlerinin yangın sebebiyle zayi olduğu tarafımıza bildirildiğinden dolayı ticari defterler üzerinden ödeme tutarı tespit edilememiştir. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dosyanın önceki bilirkişi kuruluna tevdi edilerek davalının takip tarihi itibariyle kooperatif üyesi olup olmadığı hususunun belirtilmesi, davalıya yönelik bir ibraname bulunması halinde bu ibraname tarihi öncesi borçların dışlanarak ve kök rapora karşı yapılan kapsamlı itirazlar değerlendirilerek 06/03/2025 tarihli ara kararda istenilen tüm hususları kapsar şekilde ve tespit edilen alacağa faiz işletilip işletilemeyeceği, işletilecekse genel kurul kararları uyarınca faiz başlangıç tarihi ve uygulanacak faiz oranının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor talebinde bulunulduğu, SMMM bilirkişi.... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişisi...'nın 09/03/2026 tarihli ek raporunda özetle;
Davacı talebine yönelik olarak dosyaya yansıyan belgelerin incelenmesinden elde ettiğimiz bulgular şöyledir:
İCRA TAKİBİNE KONU ALACAK YÖNÜNDEN
1. Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde davalıdan 2.000 TL asıl alacak ve 131,18 TL faiz olmak üzere 2.131,18 TL alacak talep etmiştir. Takip dayanağı olarak 10/09/2022 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının 5. Maddesi gösterilmiştir.
2. Takip dayanağı genel kurulun 5. gündem maddesi incelendiğinde üyelerin Aylık net 2.000,00 TL ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ödemelerin 01.11.2022 de başlaması, ödemelerini geciktiren ortaklara aylık %1,5 oranında gecikme faizi uygulanması kararlaştırılmıştır.
3. Genel kurul kararında eşitlik ilkesine aykırılığı gösteren bir husususun olmadığı, genel kurul kararına bakanlık temsilcisinin katıldığı ve imzasının bulunduğu görülmektedir. Kooperatifin tasfiye halinde olması sebebiyle toplantı yeter sayısının aranmayacağı, kararların oy çokluğu ile alınacağı, alınan kararın geçerli olduğu düşünülmektedir. Söz konusu genel kurul kararın iptaline yönelik dava açılıp açılmadığına ilişkin dosyada bir bilgi bulunmamaktadır.
4. Davalı tarafça takip konusu alacağın ödendiğine yönelik bir iddia ileri sürülmemiş ve ödeme belgesi de sunulmamıştır.
5. Davacının davalıdan takip konusu genel kurul kararı doğrultusunda alacak talep edebileceği kanaatine varılması durumunda takip tarihi itibariyle 2.000,00 TL, asıl alacak ve 131,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.131,18 TL olmaktadır.
AİDAT ALACAĞI YÖNÜNDEN
Davalının 130 m2'lik daire sahibi olduğu, icra takibine konu alacak hariç tutulduğunda kooperatifin diğer genel kurul kararlarına göre 130 m² daire için ödenmesi gereken toplam tutarın 149.915 TL olduğu hesaplanmıştır.
Davalının ödemesine yönelik dosya kapsamına herhangi bir belge sunulmamıştır. Davacı kooperatifin ticari defterlerinin yangın sebebiyle zayi olduğu tarafımıza bildirildiğinden dolayı ticari defterler üzerinden ödeme tutarı tespit edilememiştir.
Davacıdan davalının ödemesine ilişkin bilgi istenmiş ve tarafımıza bir excel tablosu sunulmuştur. Söz konusu excel tablosunda davalının toplam ödemesi 67.500 TL olarak gözükmekte olup raporumuz ekinde sunulmuştur. Buna göre davacının davalıdan 149.915 TL - 67.500 TL = 82.415 TL aidat alacağı hesaplanmaktadır. Kooperatifçe davalıda borcum yok algısı oluşturulduğu için davalıdan faiz talep edemeyeceği değerlendirilmektedir. Ancak mahkeme aksi kanaatte ise bu tutarın işlemiş faizi 65.328,34 TL olarak hesaplanmıştır.
Mahkemece davalıdan tapu devri sonrası tutarların talep edilebileceği kanaatine varılması durumunda talep edilebilecek tutar 98.850 TL olarak tespit edilmiş olup; davalının tapu devrinden sonraki ödemelerinin bu tutardan düşülmesi gerekir. Ancak davalı taraf herhangi bir ödeme yapmadığını beyan dilekçesinde belirtmektedir. Mahkemece bu tutara faiz hesaplanması da gerektiği düşünülmekte ise hesaplanan faiz tutarı 85.665,30 TL olacaktır (Ek Tablo-2). Ancak bilirkişi kurulu olarak faiz talebinin uygun olmadığını düşünmekteyiz. Takdir mahkemenindir.
Dosyadaki tapu kayıtlarından kooperatifçe davalıya tapu devri yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalının almış olduğu daireyi iade etmediği ve üçüncü kişiye sattığı dosyadan anlaşılmaktadır. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 21/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, birikmiş aidat alacağından kaynaklı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile alacak istemlerine ilişkindir.
Davacı kooperatif dava dilekçesinde kooperatif üyeleri ... ... ve... tarafından birikmiş aidat alacakları bulunması nedeniyle her bir üye için ayrı ayrı icra takibi yaptıklarını, takiplere itiraz edildiğini, yapılan itirazların iptali ile yine her bir üye yönünden hesaplanacak birikmiş alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Eldeki davada her ne kadar davalılar kooperatif üyesi olsalar da aralarında HMK 57/1 maddesine göre zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından mahkememizin 06/03/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davalılar ...yönünden davaların işbu dosyadan tefrikine ve farklı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, davalı ... yönünden dava, yukarıdaki esas numarasına kaydedilmiştir.
Davalı vekili, eldeki davada itirazın iptali için zorunlu 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, öte yandan itirazın iptali davalarında ayrıca alacak talep edilemeyeceğini, alacak talebinin ayrı bir dava ile ileri sürülmesi gerektiğini savunmuştur.
Dava konusu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 02/05/2023 tarihli borca itiraz dilekçesi İİK 67/1 maddesi uyarınca alacaklıya tebliğ edilmediğinden 03/10/2024 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğunun kabulü gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının takipte talep ettiği alacak ile alacak olarak ileri sürdüğü talebin, üyenin kooperatif aidat borcuna ilişkin olması da göz önünde bulundurulduğunda aynı davada hem itirazın iptali hem de alacak talebinin ileri sürülmesinde usulü aykırı bir yön görülmemiştir. "Aynı davada hem itirazın iptali hem de itiraza uğrayan takipte yer almayan bir talebin alacak davası ile istenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır." (Bknz Konya BAM 5. HD 2025/71 Esas, 2025/1917 Karar)
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8/1. Maddesine göre "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar."
Aynı yasanın "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlıklı 23. Maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmü bulunmaktadır.
Aynı yasanın "Yetki" başlıklı 42. maddesinde "Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez.
1. Anasözleşmeyi değiştirmek,
2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek,
3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak,
4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek,
5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek.
6. Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek.
7. İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek.
8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek.
" hükmü yer almaktadır.
Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir.
Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.
Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.
Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.
Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.
Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre davalının kooperatif üyesi olduğu, her ne kadar kooperatif tarafından üyelikten çıkarıldığını beyan etmiş olsa da Kooperatifler Kanunu 15. Maddesi uyarınca genel kurul tarafından bu hususta bir karar verilmediği, yönetim kuruluna bu yönde bir yetki de verilmediği, davalının kooperatiften alınan daireyi iade ettiğine dair delil de bulunmadığından halen davacı kooperatifin üyesi olduğu, kooperatif tarafından davalıya verilen her hangi bir ibraname yahut taahhütname belgesinin bulunmadığı, bilirkişi kurulundan alınan rapora göre davalının davacı kooperatife 67.500-TL ödemesinin bulunduğu, 10/09/2022 tarihli genel kurulda 31/10/2022 tarihine kadar kooperatife gelerek senet vermek şartıyla 8 eşit taksitle 2.000,00-TL ödemelerine, gelmeyenler yönünden bu tutarın tamamının muaccel hale gelmesi ve ödemelerini geciktiren ortakların aylık %1,5 oranında gecikme faizi uygulanması hususunun kararlaştırıldığı, buna göre davalının15/03/2023 tarihi itibariyle 2.000,00-TL üzerinden temerrüde düştüğü, takip tarihi itibariyle 131.18-TL faiz işlediği, alacak talebi yönünden ise davacıya 130-m2 daire tahsis edildiği göz önünde bulundurulduğunda ödemesi gereken tutarın 82.415-TL olduğu anlaşılmakla bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının aidat borcu kooperatif genel kurul kararı ile sabit olduğundan likit bir alacak olmakla İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında 2.000,00-TL asıl alacak ve 131,18 -TL işlemiş faiz yönünden davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının(400,00 TL) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-82.415,00-TL birikmiş aidat alacağının 100,00-TL'sinin dava tarihi olan 03/10/2024 Tarihinden itibaren, kalan 82.315,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 21/05/2026 tarihinden itibaren TBK'nın 120/2. maddesi uyarınca yıllık %48 oranında işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 5.775,35-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça 1.406,00-TL ıslah harcı'nın mahsubu ile eksik 4.369,35-TL harcın ve 732,00-TL başvurma harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 1.406,00-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 8.775,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı tarafın yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı....
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır