Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 295.000 TL alacağa ilişkin itirazın iptali davasında ispat yükü ve ödeme değerlendirmesi hakkında Bursa BAM kararı.
Özet: Davacı, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebinde bulunmuş, davalı ise söz konusu faturanın mükerrer olduğunu ve iş bedelinin ödendiğini savunmuştur; Bölge Adliye Mahkemesi’nin önceki kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesi, fatura içeriği işin yapıldığı kabul edilerek ödeme ispat yükümlülüğünün davalıda olduğu ve davalının ödemeleri ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının 295.000 TL alacak talebini kabul ederek itirazın iptaline karar vermiş, ancak alacak likit olmadığından icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerini reddetmiştir. Davalı ise kararı, üçüncü kişilere yapılan ödemeleri ispatladığı gerekçesiyle tekrar istinaf etmiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi.
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı ile arasında yapılan hizmet akdi neticesinde davalıdan alacağının olduğunu, alacağın tahsili için Bursa .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ticari defterler incelendiğinde haklılığın ortaya çıkacağını ileri sürerek, itirazın iptali ile devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ve ...A.Ş ile dava dışı BUSKİ tarafından yapılan ihale sonucu “.... Yapım İşi” kapsamında, işin bir kısmını “Taşeronluk Sözleşmesi” ile davacı tarafa verildiğini, taşeronluk sözleşmesi gereği davacı tarafça yapılan toplam iş bedelinin 2.427,788.73-TL olup tamamının ödendiğini, ancak iş ilişkisinin devamı sırasında davacı tarafça yapılan iş karşılığı düzenlenen 295,000.00-TL bedelli faturanın müvekkili şirket çalışanları tarafından gözden kaçırıldığını, mükerrer olarak düzenlendiğini, taşeronluk sözleşmesi gereği yapılan iş karşılığı düzenlenen fatura bedelini tamamen ödediklerini, davacı tarafın haksız olarak alacak talebinde bulunduğunu, mükerrer olarak düzenlenen faturanın iadesi yapıldığını ancak davacı tarafından kötü niyetli olarak iade edildiğini savunarak, davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:
Dairemizin ... esas, ... karar sayılı kararında "...Mahkemece yapılması gereken iş, davacı tarafından adi ortaklık adına düzenlenen faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve süresi içinde itiraz edilmediğinden, fatura içeriği işin yapıldığının kabul edilerek iş bedelinin ödendiğinin davalı tarafından ispatla yükümlü olup ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek, davalı tarafa adi ortaklığa ait ve Yuner şirketine ait ticari defterlerin ibrazının istenilmesi için kesin süre verilerek ve ibraz ettiğinde bu defterler üzerinde önceki bilirkişilerden ek rapor alınarak ve ayrıca davalı tarafından, davacının, 3. kişilerden iş için alınan malzeme bedellerinin ödendiğinin savunması üzerinde durularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." kaldırma kararı ile dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dava icra dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, düzenlenen faturanın davacı tarafça düzenlenerek davalı tarafa tebliğ edildiği faturaya itiraz edilmediğinden işin yapıldığının kabulü gerekmekte, iş karşılığı ödenmesi gereken miktarın ödendiğini ise davalı tarafın ispat etmesi gerektiği, alınan ek bilirkişi raporunda davalı tarafın ticari defterlerinde bir kısım ödemelerin bulunduğu ancak bunları dosya içerisinde yer ödeme belgeleri içerisinde almadığı rapor edildiği, bilirkişi raporunda liste halinde bir takım ödemeler belirtilmiş ise de, bu ödemelerin ne için, kime ve ne amaçla yapıldığı konusunda yukarıda izah edildiği ve kaldırma ilamı kararında belirtildiği üzere ispat yükü davalı taraf üzerinde olup, davalı tarafça bu ödemelerin davacıya veya davacı adına üçüncü kişilere yapıldığı hususunda ispat külfeti yerine getirilemediği, bilirkişi raporunda bu ödemelerin ispatlanamaması halinde kök rapordaki görüşün geçerliliğini koruduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, Bursa ...Genel İcra Müdürlüğü ... E. dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın iptaline, 295.000,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, taraflar arasındaki alacak likit olmayıp, miktarın yargılamayı gerektirmesi ve tarafların defterlerinin uyumlu olmaması hususu da göz önüne alındığında davacı tarafın icra inkar, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili, İlk derece mahkemesi kararının aksine kaldırma kararı sonrası davacı taraf adına üçüncü kişilere yapılan ödemeler listesinin dosyaya iki kez ibraz edildiğini, davacı tarafa, taşeronluk sözleşmesi ile verilen işin davalı Teknokanal Ltd. Şti ile dava dışı Yuner A.Ş'nin BUSKİ'den ihale ile almış olduğu işin bir kısmı olduğunu, davacı tarafın işin ifası sırasında üçüncü kişilerden almış olduğu malzeme/hizmet bedellerini ödeyemeyince her iki yüklenici ortak (Teknokanal ve Yuner) tarafından davacı taraf adına ödemeler yaptığını, ödeme yapmaz ise işin tamamlanması mümkün olmayacağından üçüncü kişilere ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, davalı ve diğer ortağı Yuner A.Ş'nin davacı taraf adına yapmış olduğu ödemelere ilişkin belgelerin 22.08.2019 ve 02.01.2025 tarihinde liste halinde ibraz edildiğini, davacı tarafın bu ödemlerin kendi borcu olmadığını iddia etmediğini, ödemelerin yapıldığı üçüncü kişilere ait kayıtların incelenmesi halinde bu ödemelerin davacı tarafın borcuna karşılık yapılmış olduğunun ispat edileceğini, kaldırma kararı sonrası dosyaya ibraz edilen raporda üçüncü kişilere yapılan ödemeler toplamına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğini, kaldırma kararı sonrası; davalı şirket ile ihale ortağı olan ...' nin davacı taraf adına üçüncü kişilere yapmış olduğu ödemelerin olup olmadığı ve miktar olarak tespiti açısından kaldırma kararı öncesi rapor düzenleyen aynı bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiğini, kaldırma kararı sonrası dava dosyasına SMMM Engin Dinçeli ve Mak. Müh. Adnan Arslan tarafından 28.03.2025 tarihli rapor ibraz edildiğini, kaldırma kararı sonrası dosyaya ibraz edilen raporun 17-23 sayfaları arasında özetle; ...davalı ve dava dışı ortak ...AŞ' nin davacı adına 3. kişilere yapmış olduğu ödemeler toplamı 1.551.323,00-TL, davacı adına yapılan SGK ödemelerinin ise 78.965,02-TL olduğu tespit edildiğini, bilirkişi heyeti davacı adına üçüncü kişilere yapılan ödeme bedelleri toplamını dosyaya 22.08.2019 ve 02.02.2025 tarihli dilekçelere ek olarak ibraz edilen ödeme belgelerine istinaden yaptığını, davacı adına üçüncü kişilere yapılan ödemelerin ispat edildiğini, davacı adına üçüncü kişiler adına yapılan ödemelere davacı tarafın karşı çıkmadığını, davacı taraf adına üçüncü kişilere yapılan ödemelerin gerçek bir ödeme olup olmadığı yapılan ödemelerin kimin borcuna karşılık yapıldığının üçüncü kişilerin ticari defter incelemesi ile de ispatının mümkün olduğunu, üçüncü kişilere yapılan ödemeler dışında usulüne uygun düzenlenen davalı ...Ltd. Şti.'nin ticari defterlerine göre davacı tarafa borcunun 2.384,15-TL olduğunu, kaldırma kararı sonrası dosyaya 28.03.2025 tarihli rapor ibraz edildiğini, dosyaya ibraz edilen 28.03.2025 tarihli raporun 4 ve 6. sayfa arasında davalı ... Ltd. Şti.'nin ticari defter incelemesinde özetle; .....davalı kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen faturaların toplamının 3.017.024,59-TL, davalı ticari defter ve kayıtlarında davalı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin toplamının 3.014.640,44-TL olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 2.384,15-TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, davalı şirketin ticari kayıtları ve HMK'nın 222. maddesine göre (Girişim Ortaklığını) üçüncü kişilere yapmış olduğu ödemeler dışında davalı şirketin davacı tarafa ancak 2.384,15-TL borcunun olabileceği kabul edilmesi gerekirken 295.000,00-TL borcu olduğu kabul edilerek karar verildiğini, davaya konu edilen fatura mükerrer olarak düzenlenen fatura olduğunu, davacı tarafa yaptırılan iş karşılığı ödenmesi gereken miktarın tamamen ödendiği gibi 3. kişilere olan borçlarını da ödediğini, davacı taraf 295.000,00-TL bedelli faturayı mükerrer olarak düzenlediğini, farkına varıldığında düzenlenen fatura iade edildiğini ancak davacı tarafça düzenlenen fatura kötü niyetli olarak iade edildiğini, davacı tarafın (3. kişilere olan borç ödemelerine rağmen) kötü niyeti nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili, yerel mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda tüm eksiklikler tamamlanmak ve dosyada beş defa bilirkişi raporu alınmak suretiyle hukuka uygun ve yerinde bir karar verildiğini, alacağın faturaya dayalı likit ve belirlenebilir bir alacak olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı ve hatalı olduğunu belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talebi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince yukarıdaki gerekçelerle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda, davacı tarafından, davalı ile düzenlenen taşeronluk sözleşmesi uyarınca adi ortaklıktan 19/12/2015 tarihli 80916 sayılı faturaya dayalı iş bedeli alacağı olduğunu ileri sürdüğü, davacı tarafından adi ortaklık adına düzenlenen faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve süresi içinde itiraz edilmediği, fatura içeriği işin yapıldığının kabul edilerek iş bedelinin ödendiğinin davalı tarafından ispatla yükümlüdür.
Mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafın defter kayıtlarındaki incelemeler ile davacının düzenlediği faturaların toplamının; 3.017.024,59-TL kadar olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarında davalı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin 3.014.640,44-TL kadar olduğu ayrıca davalı defter kayıtlarında yer alan fatura ve ödeme miktarı olarak 1.978.508-TL toplam ödemenin dayanak belgelerle ispat edilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacı defterlerinde yapılan inceleme de ise sözleşme kapsamındaki işler ile idare tarafından yapıları iş artışları dahil toplam yapılan bedeli ile fiyat farkı toplamının KDV dahil 2.755,032,94-TL hesaplandığı, davacı taşeron firmanın düzenlemiş olduğu faturalar bedeli toplamının 2.722.788,73-TL, davalı yüklenici firma tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 2.427.788,73-TL olduğunun hesaplandığı görülmektedir.
Gelinen noktada ticari defterlerin delil durumuna değinmekte yarar vardır.
Ticari defterlerin delil olması yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı tarafından davalı ile düzenlenen taşeronluk sözleşmesi uyarınca adi ortaklıktan 19/12/2015 tarihli 80916 sayılı faturaya dayalı alacağın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu süresi içinde itiraz edilmediğinden içeriği işin yapıldığının kabul edildiği ve ödendiğinin davalı tarafından ispatla yükümlü olup alınan bilirkişi raporlarında taraf defterlerinde ödemeye dair ticari defterlerin birbirlerini doğrulamadığı gibi davalı tarafın iddia ettiği üçüncü kişilere yapılan ödemelerin davacı tarafından kabul edilmediğinden usulüne uygun delillerle ispatlanmadığı, kaldı ki davalının cevap dilekçesinde de açıkça faturalar bedeli toplamının 2.722.788,73-TL, davalı yüklenici firma tarafından yapılan ödemeler toplamının 2.427.788,73-TL olduğunu ve bu miktarın ödendiğini ikrar ettiği, üçüncü kişilere yönelik ödemeden fazla ödemeye dayanılmadığından yerel mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ne var ki, davacı taraf icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmesi nedeniyle istinaf başvurusu yapmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanununun 67/2.maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Bu ilke ile kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinde fatura içeriğine itiraz edilmeyerek fatura bedelinin kesinleştiği, fatura bedeline dair alacak muayyen (likit) olup ödemeye yönelik taraflar arasındaki uyuşmazlık ve alacağın hesaplanması için bilirkişiye başvurulması alacağın bu vasfını değiştirmez. Bu nedenle davalının itirazında haksız çıktığı miktar üzerinden İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminata hükmedilmesi gerekirken icra inkar tazminatının reddedilmesi doğru olmamış kararın bu yönüyle düzeltilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılarak icra inkar tazminatı yönünden düzeltilerek HMK 355, 353/1-b/2 m. uyarınca yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2025 tarih,......esas ve .... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-HMK’nın 353/1/b/2 maddesine göre YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a-)Davanın KABULÜ ile; Bursa .... Genel İcra Müdürlüğü ... E. dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın iptaline, 295.000,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına,
b- İİK 67. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si oranında 59.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.151,,45-TL harçtan peşin alınan 5.037,87-TL ile 44,40-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 15.069,18-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
d-)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan bilirkişi ücreti, tebligat, yazışma posta masrafı toplam 1.936,38-TL ile 35,90-TL başvurma harcı, 5.037,87-TL peşin harç ve 44,40-TL ıslah harcı olmak üzere sonuçta toplam 7.054,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
f-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 47.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
g-)HMK’nın 333. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf harç ve giderleri yönünden,
a-) Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,
Harçlar kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 20.151,45-TL harçtan peşin alınan 5.038,00-TL'nin mahsubu ili bakiye 15.113,45-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b-)İstinaf başvurusu için davacı tarafından yapılan yargılama gideri 60,00-TL ile istinaf başvurma harcı 1.683,10-TL toplamı 1.743,10-TL’nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
c-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d-)Karar kesinleştiğinde istinaf avansı iadesi ile talep halinde harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)