Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verdiği mahkumiyet hükmünü onayan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu esastan reddedilerek onanması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine gerçekleşen temyiz incelemesinde, Yargıtay, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygunluğunu, delillerin hukuka uygunluğunu, sanığın örgütün nihai amacını bilebilecek konumda oluşunu, iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirilmesini, vicdani kanaatin kesin ve tutarlı verilere dayanmasını, eylemlerin doğru nitelendirilerek suç tipine uygunluğunu ve yaptırımların hukuka uygun şahsileştirildiğini saptayarak, sanık müdafiinin temyiz nedenlerini yerinde bulmamış ve mahkumiyet hükmünün esastan reddedilerek onanmasına oybirliğiyle karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/26166 E.  ,  2026/11164 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1145 E., 2022/1230 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/258 E., 2021/98 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.