Yargıtay, "..." markasının gıda ürünleri özelinde ayırt ediciliğinin düşük olduğunu belirterek iltibas iddialarını reddeden bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Tanınmış markasına iltibas iddiasıyla davalı şirketin yaptığı marka başvurusuna karşı açılan YIDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında, ilk derece mahkemesi markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğuna karar verse de, Bölge Adliye Mahkemesi, başvurudaki markanın davacı markalarının asli unsurunu öne çıkarmaması, "..." ibaresinin gıda maddeleri için ayırt ediciliğinin düşük olması ve başvuru markasının bir bütün olarak yeterli ayırt edicilik sağlaması nedeniyle iltibas olmadığını belirterek davanın reddine hükmetmiş; bu karar, temyiz incelemesinde hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5237 E.  ,  2026/2036 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1267 Esas, 2025/1370 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/53 E., 2022/252 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ... numaralı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin tanınmış “...” ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, ancak başvuru markası ile müvekkilinin tescilli “...” ibareli markaların iltibas oluşturabilecek düzeyde benzer olduğunu, “...” markasının tescil edildiği sınıflar açısından zayıf bir marka olarak kabul edilemeyeceğini, dava konusu markanın müvekkili markaları ile aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını ileri sürerek 2020-M-11194 sayılı ... kararının iptali ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu, müvekkili markasında yeterli ayırt edicilik bulunduğunu, markaların benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının 29. ve 30. sınıfta yer alan gıda ürünleri bakımından birebir aynı malları kapsadığı, davalı markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle özgün niteliği bulunan "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet gösterdiği "..." esas unsurlu markaları arasında markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmadığı, markanın bir bütün olarak algılandığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.09.2022 tarihli, 2021/1685 E.-2022/6319 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.