Avans çeklerine ilişkin menfi tespit davasında, istinabe yoluyla alınan yemin delilinin ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince farklı yorumlanması.
Özet: Davacının, davalıya avans olarak verdiği ancak karşılığında mal teslim edilmeyen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti, çeklerin iptali ve tazminat talebiyle açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi davalı şirket temsilcisinin talimat yoluyla yapılacak yemin oturumuna ilk katılımda mazeretsiz bulunmamasını yeminden kaçınma olarak değerlendirerek davayı davalı şirket aleyhine kabul etmişken, bölge adliye mahkemesi temsilcinin sonraki bir oturumda yemin etmesini dikkate alarak ilk derece mahkemesinin yemin konusundaki usul ve esas değerlendirmesini hatalı bulmuş ve davanın reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/4683 E.  ,  2026/2033 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/359 Esas, 2025/676 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/85 E., 2024/70 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; avans olarak davalıya verilen ancak karşılığında mal teslimi yapılmayan çeklerin iade edilmediğini, anılan çeklere dayalı icra takibi başlatılabileceğini, bu sebeple takipten önce menfi tespit davası açıldığını ileri sürerek keşidecisi müvekkili olan 3212691 seri numaralı 20.01.2017 keşide tarihli 500.000,00 TL'lik çek ile 30.01.2017 keşide tarihli 3212692 seri numaralı 500.000,00 TL'lik çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iptal edilmesine ve davalılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili şirkete ait ... Bayiliğinin traktör satışına aracılık etmek istediğini, müvekkili şirketin traktörlerine müşteri bulduğunu veya bulacağını bu sebeple traktörlerin satışını yapmak için toplam dokuz adet çek verildiğini, davacının müşterileri ile herhangi bir iletişim kurmadığını, müvekkiline ait bayiliğin 2015 yılı Haziran ayında kapanacağı ve ellerinde kalan traktörleri ana bayiye iade etmeleri gerektiğinden işbu tarihe kadar davacı tarafından satışı yapılmayan traktörlere ilişkin verilen yedi adet çekin davacıya geri verildiğini, kalan çeklerin davacının borcuna binaen iade edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davasını dosya kapsamında ispatlayamadığı, ancak davacı taraf yemin deliline dayandığından mahkemece talimat mahkemesine yemin hususunda beyanın alınması için istinabe yapıldığı, talimat doğrultusunda davalı ... açısından usulüne uygun yemin yaptırıldığı, davalı şirket temsilcisi açısından her ne kadar yemin yaptırılmışsa da yapılan ilk talimat duruşmasına davalı şirket yetkilisinin gelmeme sebebinin gerekçelendirilmediği, talimat mahkemesinin esas mahkemenin talimatlarınına uygun olarak işlemi yerine getirmekle yükümlü olduğu, bunun dışında işlem yapma yetki ve görevinin bulunmadığı, davalıya kendisini ispat etmek üzere süre verilmesinin gerektiği, davalı vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinin ekindeki temsilci ...'a ait beyan dilekçesinin kabul edilebilir mazeret teşkil etmediği, delil sunulmaksızın sadece beyana itibar edilmesinin kanunun amaç ve mantığına aykırılık taşıyacağı, sonuç olarak usulüne uygun yemin davetiyesiyle çağrılmasına ve ilgili evrakı tebliğ almasına karşın yapılan duruşmada mazeretsiz olarak yer almayan davalı şirketin yemin konusunu ikrar etmiş sayılacağı, çek iptali ve kötüniyet tazminatı talepleri yönünden gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davanın, davalı ... yönünden reddine, davalı şirket yönünden kabulüne, davacının, dava konusu çekler nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, çek iptali ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davalı ... ve davalı şirket temsilcisi ...'a yemin davetiyesinin tebliğ edildiği, davalılar vekilinin davalıların adresinin şehir dışı (İstanbul) olduğunu beyan etmesi üzerine davalıların yeminli beyanının alınması için ilgili mahkemeye talimat yazıldığı, talimat mahkemesinin 07.03.2024 tarihli ilk duruşmasına davalı ...'ın katılarak yemin ettiği, davalı şirket temsilcisi ...'ın ise vekili aracılığı ile mazeret bildirdiği, talimat mahkemesi tarafından davalı şirketin bir sonraki celse hazır olması halinde yeminin yaptırılması yönünde ara karar kurulduğu, devam eden 03.05.2024 tarihli ikinci duruşmada davalı şirket temsilcisi ...'ın yemin ettiğinin görüldüğü, Mahkemece davalı şirket temsilcisinin talimat mahkemesi tarafından yemin için belirlenen ilk duruşmaya katılmamasının geçerli mazerete dayanmadığı gerekçesiyle talimat mahkemesinde ikinci duruşmada yemin eden davalı şirket temsilcisi ...'ın yemininin usulsüz olduğundan bahisle davalı şirketin yeminden çekindiği kabul edilerek davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 234. maddesi uyarınca mahkemece davalıların adresinin il dışında bulunması nedeniyle istinabe yoluyla yeminin yaptırılması için talimat yazılması usul ve yasaya uygun olmakla birlikte talimat mahkemesi tarafından mazeretin kabulü ile yeni duruşma günü belirlenerek yeni duruşma gününde davalı şirket temsilcisine yemin ettirildiğinden artık Mahkemece mazeretin yerinde olmadığı gerekçesiyle yeminin usulsüz olduğu yönündeki kabulünün yerinde görülmediği, o halde davacının yemin teklifi üzerine davalıların yemin ettiği dikkate alınarak her iki davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedi dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına, özellikle HMK'nın 225. maddesi ve devamında düzenlenen yemin deliline ancak bir hukuki işlemde temel ilişkinin taraflarının dayanacak olmasına, bu durumda dava konusu çeklere ciro yoluyla hamil olan ... Yatırım İnş. ve Tic. A.Ş. temsilcisine yaptırılan yeminin gereksiz ama sonuca etkili bulunmamasına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.