Danıştay 4. Daire, Van çığ faciasında arama kurtarma sırasında ölen sivilin ailesinin idarenin hizmet kusuru ve müterafik kusur değerlendirmesiyle açtığı tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Van-Çatak-Bahçesaray karayolunda meydana gelen çığ düşmesi sonucu hayatını kaybeden kişinin yakınlarının açtığı tazminat davasında, idarelerin (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü) çığ riskine karşı yeterli önlem almayarak hizmet kusuru işlediği tespit edilmiş, ancak müteveffanın uzman olmamasına rağmen kendi iradesiyle kurtarma faaliyetine katılması nedeniyle %50 oranında müterafik kusurlu bulunarak talep edilen maddi ve manevi tazminatlar bu oran dahilinde indirimle kabul edilmiş; cenaze giderleri belgesizlik nedeniyle reddedilirken, davacıların dava değerini artırırken müteveffanın müterafik kusuru hakkında bilgilendirilmemesi gerekçesiyle reddedilen kısım için aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/4269 E.  ,  2025/4129 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4269
Karar No : 2025/4129
TEMYİZ EDEN TARAFLAR :
I- (DAVALI) ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
III- (DAVACILAR)
1- ... 3- ...
2- ... 4- ...
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : 04/02/2020 tarihinde Van- Çatak-Bahçesaray karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetlerinin devamı sırasında 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ düşmesi sonucu davacılardan ...'un eşi, ..., ..., ...'un babası ...'un vefat etmesinde, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere eş ... için 100,00 TL cenaze ve defin gideri, 1.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 1.292.987,67-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 200.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 1.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 193.393,43-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 200.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 1.000,00-TL (ıslah edilmek suretiyle 276.030,91-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 200.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 1.000,00-TL (ıslah edilmek suretiyle 357.696,19-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, olay bölgesine sağlık, arama ve kurtarma ile ilk yardım ekiplerinin sorunsuz ve süratli bir şekilde ulaşabilmesi için trafik, emniyet ve çevre güvenliği tedbirlerinin alınmadığı ve bir çığ riskini göze alarak tehlikeli ortamda arama ve kurtarma faaliyetlerinin sürdürüldüğü, çığ düşmesinden korunmak için alınması gereken tedbirlerin alınmadığı, çığ riski olan yerlerde uyulması gereken kurallara uyulmadan ve çığ riski olan bölgede yapılacak yolda gereken ölçütlere dikkat edilmeden yol yapıldığı ve meydana gelen çığ olayının yaşanmasında davalı idarelerin mevzuat gereği üstlendikleri kamu hizmetini tam ve etkin bir şekilde yerine getirmedikleri görüldüğünden, davacıların murisleri olan ...'un 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ olayında çığ altında kalarak vefat etmesi olayında davalı idarelerin hizmet kusuru (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının %30, Karayolları Genel Müdürlüğünün %20 kusurlu) bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer yandan, davacıya ilişkin olarak davalı idarelerce sunulan bilgi ve belgelerden davacının olay günü idareler tarafından görevlendirilmediği, kendi iradesiyle olay mahallinde bulunduğu, dava konusu olay mahalline uzman olmadığı halde gelip herhangi bir görevi yokken yetkili ve görevlilerden talimat ve izin almadan kurtarma faaliyetine katıldığı hususu da dikkate alındığında, uzman olmadığı halde kurtarma faaliyetine katılan davacının dava konusu tazminat istemine esas teşkil eden olayın meydana gelmesinde %50 oranda müterafik kusuru bulunduğu sonucuna varıldığından kusura yönelik bilirkişi raporunda davacının %50 oranında kusurlu olduğu değerlendirmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Olayda, davacıların yakınının ölümü sonucunda destekten yoksun kalınması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anılan bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenen tutarlar dikkate alınarak davacı vekiline dava tutarını artırıp artırmayacağına yönelik olarak ara karar yapıldığı ve davacı vekilince Mahkeme ara kararı uyarınca bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davanın ıslahı yoluna gidildiği ancak Mahkeme tarafından meydana gelen zarar sonucunda davacıların vefat eden yakının müterafik kusuruna ilişkin değerlendirme konusunda davacı vekilinin bilgilendirilmediği, maddi tazminatın bir kısmının reddine de davacıların yakının müterafik kusuru nedeniyle karar verildiği, davacıların dava değerini arttırmasında, davacılara atfedilecek herhangi bir kusur veya ihmalin bulunduğundan söz etmeye olanak bulunmadığı gerekçesiyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi ve hakkaniyet gereği maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar davacılar tarafından yakınlarının ölümü nedeniyle cenaze işlemleri için masraf yaptıkları ve bu tutarın tazmini talep edilmiş ise de; davacılar tarafından yakınlarının ölümü nedeniyle cenaze işlemleri nedeniyle yapıldığı belirtilen masrafları ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgeyi dava dosyasına sunamadıkları, bir başka ifade ile davacıların maddi zarara uğradığının ortaya konulamadığı gerekçesiyle 100,00-TL cenaze ve defin gideri isteminin kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,1.060,054,10-TL maddi tazminat istemi ile, 325.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, cenaze masraflarına yönelik 100,00-TL maddi tazminat talebi, destekten yoksun tazminatı ve manevi tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine, kabul edilen tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davacılar tarafından, davacıların murisine kusur yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu, cenaze ve defin gideri isteminin hiç bir araştırma yapılmadan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava tarihi ve Mahkeme karar tarihi göz önünde bulundurularak enflasyon farkının da hesaba katılması gerektiği, davalı idarelerin müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2-Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine kusur atfedilemeyeceği, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, Danıştay 1.Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/1670, K.2020/1674 sayılı kararında idarelerinin dava konusu olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun mevcut olmadığı, idareleri ile illiyet bağı kurulabilecek bir zararın söz konusu olmadığı, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
3-Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, idarelerinin kusur oranının hatalı belirlendiği, idarelerinin kusur oranının hatalı belirlendiği, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine kusur yüklenemeyeceği, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olmadığı, bilirkişi raporunda yer alan idarelerinin kusurlu olduğu tespitinin hiçbir somut veriye dayanmadığı, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun mevcut olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.