İnançlı İşlem İddiasıyla Açılan Tapu İptali ve Tescil Davasında, Davalıdan Sadır Olmayan Ses Kaydının Delil Başlangıcı Kabul Edilmemesi Sonucu Reddedilen Talebin Yüksek Mahkemece Onanması.
Özet: Bu dava, davacının emaneten devrettiğini iddia ettiği taşınmazların tapu iptali ve tescili talebiyle inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olarak açılmıştır. Yargılama sürecinde, davacının iddiasını ispatlayacak yazılı delil veya davalılardan sadır olması gereken nitelikte yazılı delil başlangıcı sunulamadığı, özellikle davalı babasına ait ses kaydının hukuki olarak delil başlangıcı kabul edilmediği, tanık dinleme ve yemin delilinin de kullanılmadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesinin inançlı işlemin ispat edilemediği gerekçesiyle verdiği ret kararı, bölge adliye mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddiyle onanmış, temyiz incelemesinde ise bu kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/805 E., 2025/1506 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Arpaçay Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/151 E., 2024/185 K.Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu 1 15... , 1 02... , 1 01... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazları bir problem olması halinde ilgilenmesi için geri alınmak üzere emaneten davalı ...’e temlik ettiğini, ...’in 1 02... parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazları, davalı ...’e 1 02... parsel sayılı taşınmazı ise davalı ...’a temlik ettiğini, davalılar ... ... ve...'ın taşınmazların emaneten ...'de olduğunu bildiklerini, ...’e ulaşamaması üzerine ...’in babası ...’ı aradığını, bu aramada ...’ın taşınmazların emanet olduğunu kabul ettiğini, bu konuşmayı başka çaresi olmadığı için kaydettiğini, ses kayıtlarının delil başlangıcı kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... ve ... ... ayrı dilekçelerle, dava konusu taşınmazları tapuya güvenerek edindiklerini, iyi niyetli olduklarını, taşınmazların bulunduğu köy ile bir alakalarının olmadığını, yayla zamanı davalı ...’in satılık taşınmazı olduğunu söylemesi üzerine dava konusu taşınmazları aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ..., taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını, sonrasında da diğer davalılara sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; inançlı işlem hususunda yazılı delil bulunmadığı, davacı tarafça açıkça davalı ...'in babasının ses kaydı olduğu iddiası ile ibraz edilen ve delil başlangıcı olarak değerlendirilmesi talep edilen ses kayıtlarının davalılardan sadır olmadığının davacı beyanı ile sabit olduğu, delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek belgenin HMK’nın 202/2 hükmü uyarınca davalı ...'den sadır olması gerektiği, bu nedenle ilgili ses kayıtlarının delil başlangıcı olarak değerlendirilemeyeceği, delil başlangıcı bulunmadığından davacı tarafın tanık dinletilmesine ilişkin talebinin reddedildiği, dava dilekçesinde yemin delilline dayanıldığından davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı ve yemin metni sunmak üzere kesin süre verildiği ancak davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde yemin metni sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın davalı taraf ile arasında var olduğunu iddia ettiği inançlı işleme dair yazılı delil ileri süremediği, yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge de gösteremediği, her ne kadar davacı vekili tarafından davalı ...'in babasına ait ses kaydının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu iddia edilerek incelemeye esas alınması talep edilmiş ise de yazılı delil başlangıcının davalı ...'in elinden çıkmış olması gerektiği, dayanak yapılan ses kaydının ise bu nitelikte olmadığı, yazılı delil başlangıcı niteliğinde başka bir kayıt bulunmaması nedeniyle tanık dinlenmesinin de mümkün olmadığı, her ne kadar keşif mahallinde davacı tanıkları dinlenmiş ise de beyanlarının hükme esas alınamayacağı, davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı ve yemin deliline dayanılmayacağının beyan edildiği, davacı tarafça inançlı işlemi iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.