Yargıtay tarafından, büyükanne tarafından torunun evlat edinilmesi davasında çocuğun üstün yararı ve somut olayın istisnai koşulları nedeniyle ret kararının bozulması.
Özet: Yargıtay, anneannenin torununu evlat edinme davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddetme kararlarını bozmuştur; zira mahkemeler, torununa ebeveynlik yapan davacı anneanne ile çocuk arasında anne-çocuk ilişkisi kurulduğu, çocuğun biyolojik annesinin sağlık sorunları, babasının görevini yerine getirmemesi, kayyımın ve sosyal inceleme raporunun evlat edinmenin çocuğun üstün yararına uygun olduğunu bildirmesi, yaş farkının uygunluğu ve diğer çocukların menfaatlerinin zedelenmemesi gibi somut olaya özgü istisnai durumları göz ardı ederek genel evlat edinme kurallarını katı bir şekilde uygulamakla hata etmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/10399 E.  ,  2026/6874 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/60 E., 2025/1154 K.
DAVA TÜRÜ : Evlat Edinme
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/867 E., 2024/816 K.
Taraflar arasındaki evlat edinme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı ... ile vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davalılar ile kayyım gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Evlat edinme kurumunun geçmişi çok eskilere dayanmakla birlikte son yüzyılda çocuk haklarının gelişmesinin sonucunda çocuğun üstün yararına uygun olmak koşuluyla evlat özlemini gidermek amacıyla evlat edinme kurumundan yararlanılabileceği kabul edilmektedir. Nitekim 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu evlat edinmeyi sıkı koşullara bağlamış ve kurulan evlatlık ilişkisinin de biyolojik ebeveyn-çocuk ilişkisine benzemesi için kaldırılmasını zorlaştırmıştır.
İstisnai durumlar dışında büyükanne-dede tarafından torunlarının evlat edinilmesi amacıyla açılan davalarda asıl amacın ekonomik yarar sağlamak olduğu görüldüğünden ve özellikle bu kişilerin torunlarına bakmalarının ahlaki yükümlülüklerini yerine getirmek olarak nitelendirildiğinden "ret" kararı verilmesinin evlat edinmenin ruhuna uygun olduğu tartışmasızdır. Ancak bu kuralın bütün davalara uygulanacağının kabul edilmesi mümkün değilidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; evlat edinmek isteyen davacı anneannenin ekonomik yarar sağlamak amacı ile bu davayı açmadığı, evlat edinilmek istenen küçük ile davacı arasında ebeveyn-çocuk ilişkisinin kurulduğu, küçüğün annesinin sağlık problemleri sebebi ile velayet görevini yerine getiremediği, babanın ise velayet görevini yerine getirmediği, küçüğe atanan kayyımın dahi küçüğün evlat edinilmesine karar verilmesinin üstün yararına uygun olduğunun bildirildiği, sosyal inceleme raporunda da davacı ile torunu arasındaki bağın anne-çocuk bağı olduğunun ve çocuğun davacıyı annesi olarak bildiğinin anlaşılması karşısında evlat edinmenin çocuğun üstün yararına uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği, küçüğün evlat edinilmesinin davacının diğer çocuklarının menfaatlerini hakkaniyete aykırı biçimde zedeleyeceğinin de dosya kapsamından anlaşılamadığı, davacı ile torunu arasında yalnızca 35 yaş fark bulunduğu, davalı babanın nafaka yükümlülüğü kalkacaksa evlat edinmeye rıza gösterdiğini beyan etmesinin bile evlat edinmede rızasının aranmasının gerekmeyeceğini gösterdiği hususları bir arada gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken somut olayın istisnai özellikleri gözetilmeksizin genel duruma ilişkin gerekçelerle ve yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ...'den ve ...'ten alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı ...'ye verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.