Mutat meskene iade davasında, vekile yapılan tebligatın usulüne uygunluğu sabit görüldüğünden, süresinden sonra yapılan temyiz başvurusu ve eski hale getirme talebinin oybirliğiyle reddi kararı.
Özet: Bölge adliye mahkemesince mutad meskene iade davasında ilk derece kararının onanması üzerine, davalı asilin vekiline usulüne uygun e-tebligat yapılmasına rağmen süresinden sonra eski hale getirme talepli temyiz başvurusu gerçekleştirmesi karşısında, yüksek mahkeme, vekile yapılan tebligatın geçerliliğini ve eski hale getirme şartlarının oluşmadığını vurgulayarak hem eski hale getirme talebini hem de süresinde yapılmayan temyiz dilekçesini oy birliğiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1713 E., 2026/83 K.DAVA TÜRÜ : Mutat Meskene İadeİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Aile MahkemesiSAYISI : 2025/394 E., 2025/606 K.Taraflar arasındaki mutat meskene iade davasının yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından eski hale getirme talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;1.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davalı vekiline 22.02.2026 tarihinde e tebliğ yolu ile tebliğ edilmiş ancak karar davalı asil tarafından 27.03.2026 tarihinde süresinden sonra temyiz edilmiştir. Davalı kadın temyiz dilekçesinde kararın tarafına tebliğ edilmediğini, UYAP sistemine yüklendiği tarih olan 18.03.2026 tarihinde vekilinin muttali olduğunu, davanın kamu düzeninden olduğunu belirterek eski hale getirme talepli olarak temyiz başvurusunda bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 98 inci maddesinin ikinci fıkrasında eski hale getirme talebinin temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi halinde Yargıtay’dan talep edilebileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 95 inci maddesine göre, elde olmayan sebeplerle ve kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse eski hale getirme talebinde bulunabilir.Davalı asil temyiz dilekçesinde yukarıda değinilen gerekçe ile eski hale getirme talebinde bulunmuş ise de; vekilin azledildiğine ya da görevinin sona erdiğine ilişkin bir bilgi ve evrakın, dosya ve UYAP sisteminde olmadığı dolayısı ile vekile yapılan karar tebliğinin usule uygun olduğu, belirtilen gerekçelerin temyiz dilekçesinin süresinde sunulmasını engelleyici nitelikte olmadığı ve kanunda öngörülen eski hale getirme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı asilin temyiz dilekçesinde talep ettiği eski hale getirme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davalı vekiline 22.02.2026 tarihinde e tebliğ yolu ile tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 27.03.2026 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı asilin eski hale getirme talebinin ve temyiz dilekçesinin REDDİNE,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.