Hırsızlık ve temyiz yolu kapalı mala zarar verme suçlarından istinaf başvurularının esastan reddi kararlarının Yargıtay incelemesi sonucunda onanmasıdır.
Özet: Sanık ve müdafiinin mala zarar verme ile hırsızlık suçlarından verilen hükümlere karşı yaptığı temyiz başvurularında, mala zarar verme suçu yönünden temyizin kanunen incelenemezliği nedeniyle reddine karar verilirken, hırsızlık suçuyla ilgili olarak sanık ve müdafiinin adil yargılanma hakkının ihlali, suça konu eşyanın fahiş bedelle belirlenmesi ve samimi beyanların göz ardı edilmesi gibi iddiaları incelenmiş; mahkemenin kararındaki bazı maddi hatalar ve tekerrür uygulaması hususları tespit edilse de, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmayarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun bulunarak onanmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/5332 E.  ,  2026/8639 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/557 E., 2023/767 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak adil yargılanma hakkının elinden alındığına, suça konu eşyanın bedeli dosya kapsamındaki tutanaklarla sabit olduğu üzere daha az iken sanıktan fahiş bedeli ödemesi talep edilerek bu bedel üzerinden süre verildiğine, bu bedelin neye göre belirlendiğinin belirsiz olduğuna, sanığın zararı giderme şansının elinden alındığına, sanığın samimi beyan ve ikrarlarının dikkate alınmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre suçun işlendiği tarihin 07.12.2018 olduğunun anlaşılması karşısında mahkemece suç tarihinin 06.12.2018 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, sanığa ait adlî sicil kaydında yer alan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2018 kesinleşme tarihli, 2018/504 Esas, 2018/432 Karar sayılı kararından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan kararda Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2017 kesinleşme tarihli, 2016/875 Esas, 2017/375 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınmasından dolayı sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.