Yargıtay, tehdit suçundan istinaf başvurusunun reddini kesinleştirirken, hakaret suçunda eksik gerekçe ve zincirleme suç değerlendirilmemesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkındaki tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararını incelemiş; tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz istemini reddederken, hakaret suçundan kurulan hükmü ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası verilen yeni hükümde yeterli gerekçe gösterilmemesi ve suçun birden fazla kamu görevlisine karşı işlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması gibi hukuka aykırılıklar tespit ederek bozmuş, dosyayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilerek yeniden değerlendirilmek üzere alt derece mahkemesine göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1154 E. , 2023/1534 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaretHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret,bozmaYapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi; üzerine atılı suçları işlemediğini ve eksik araştırma neticesinde hüküm tesis edildiğini ileri sürerek hakkındaki mahkumiyet kararının bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇEHakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak,1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı Kanun'un 34, 2 23... . maddelerine aykırı davranılması,2-Kabule göre de; Sanığın suça konu ifadelerinin birden fazla kamu görevlisine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, tüm deliller birlikte değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARA. Tehdit Suçundan Verilen Hüküm Yönünden5271 sayılı Kanun'un 286/2-(d) maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Hakaret Suçundan Verilen Hüküm YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca .. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2026 tarihinde karar verildi.