Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde, tasarım tescilinin iptali ve yenilik-ayırt edicilik kriterleri üzerine yoğunlaşan dava.
Özet: Bu dava, davacının, davalı firmaya ait şişe tasarımlarının kendi tasarımlarının birebir kopyası olduğunu, yenilik ve ayırt edici nitelik taşımadığını, gravür gibi küçük detayların aynılığı ortadan kaldırmadığını iddia ederek tescilin hukuka aykırı olduğunu ve iptalini talep ettiği bir tasarım hükümsüzlüğü ve tescil iptali davasıdır; davalı kurum ve firma ise tescil işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, tasarımlar arasında ayırt edici farklılıklar bulunduğunu ve bilgilenmiş kullanıcı tarafından kolayca ayırt edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir, bu süreçte mahkeme, 6769 sayılı Kanun kapsamında tasarımın yenilik ve ayırt edicilik koşullarını değerlendirecektir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/387 Esas - 2025/336

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/387
KARAR NO : 2025/336
DAVA : Tasarım ... sayılı ... Kararı İptali
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 15/09/2025 Yazım Tarihi: 10/10/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı ...’un anılan tasarımları esasen Davacı şirkete ait anılan tasarımların birebir aynısı olup, Kanun’un aradığı yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerini karşılamadığından Davacı şirket tarafından tescil talebine yapılan itirazın .... tarafından tümü ile kabul edilmesi ve tescil talebinin reddine ve hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde, Davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine karar verilerek tasarımın tescil edilmesi açıkça hukuka aykırıdır; tasarımların teknik bütün açılardan yapılan detaylı karşılaştırmasına göre mukayese edilen tasarımlarda gebel, kafa, boyun ve omuz, gövde, etek yönünden ayrı ayrı incelendiğinde dahi ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğu açıkça görülmektedir; Şişelerin tasarımı arasındaki yegane fark, davalı ...’un şişesinde yüzeye eklenen gravür gibi ayırt edici olmayan detaylar olup, ancak bu da yukarıda yer vermiş olduğumuz açıklamalar ve Kanun’un 56/4’üncü maddesi karşısında, esaslı, özgünlüğü olan, şişeye “yenilik” ve “ayırt edilebilirlik” niteliği katan bir fark değildir ve aynılığı ortadan kaldırmamaktadır; söz konusu gravür, kafes ve küçük geometrik şekillerden oluşan önemsiz bir detay olup gravür kaldırıldığında her iki şişenin birbirinin AYNISI olduğu rahatlıkla herkes tarafından görülebilecektir; şişenin gravürlü hali ile Davacı şirkete ait tasarıma herhangi bir yenilik ve ayırt edicilik unsuru katmadığından esasen onun kopyası durumundadır” ifadeleriyle “Yargılama süresince davalı ... Şirketi’nin haksız ve hukuka aykırı olarak tescil ettirdiği ve davacı şirketin tescil ettirmiş olduğu tasarımın aynısı olan ... no.lu tasarımların teminatsız olarak ve karşı taraf dinlenilmeksizin işbu dava kesin hükümle sonuçlanana dek ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması; Davalı .... tarafından verilen 08.07.2024 tarihli, ... sayılı ve .... no.lu tasarımların tescilinin devamı yönünden iptali, bu tasarımlar yönünden itirazın kabulü; Davalı ... Şirketi adına tescil edilmiş ... no.lu tasarımlara ilişkin tescilin hükümsüzlüğü, söz konusu tasarımların sicilden talep ve dava etmiş duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Karşılaştırmaya tabi tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı nezdinde iltibasa sebebiyet vermeyecek derecede farklılıklar ihtiva etmektedir; Davacı firma tarafından itiraza mesnet olarak gösterdikleri görsellerin Davalı firmaya ait işbu dava konusu tasarımlar ile ayniyet derecesinde benzer olmadığı; bilgilenmiş kullanıcının bahse konu tasarımları kolaylıkla ayırt edeceği” nedenleriyle davadaki taleplerin reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU";( 10/01/2017 yürürlük )
Madde 55'te ( Tasarım ve ürün ) ; konusu düzenlenmiştir. Buna göre;
Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.
Tasarım konusu ürün, (bilgisayar programları hariç) endüstriyel (makineler ) yoluyla veya elle üretilen herhangi bir nesne , birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneler , birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterlerini ifade eder.
Birleşik ürün denildiğinde ise , sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür.
Tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür. Dolayısıyla görünmeyen bir ürünün tasarımının tescili olanaklı değildir.
Bir tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, tecrübe aktarımı gibi hususların tek başına bir önemi bulunmamaktadır. Tasarımın korunması için, kaliteli, estetik, faydalı ya da işlevsel olması gerekmemektedir. Ancak, tasarım koruması talep edilen görünümün, fikri veya zihni bir emek ve çabanın ürünü olması gerekmektedir.
Tasarım düşüncesi, bir üründen bağımsız olarak hukukî korumadan yararlanamaz. Tasarımın koruma görmesi için mutlaka bir üründe tecessüm etmesi gerekir.
Madde 56 'da( Yenilik ve ayırt edicilik ); konusu düzenlenmiştir. Buna göre;
Tasarım, yeni ve ayırtedici ise kanun korumasından yararlanır.
Şayet birleşik parçalardan oluşan bir üründe, bir veya birkaç parça tasarım sözkonusu ise o parça ürüne takıldığında görünür halde ise , yenilikle beraber ayırtediciliği de varsa tasarım olarak korunması mümkün olur.
Bu maddede belirtilen normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
Bir tasarım, diğer tasarımla mukayesesinde; Eğer mesnet alınan tesçilli tasarım ise onun başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; Mesnet alınan tesçilsiz tasarım ise onun kamuya sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmamış ise YENİ kabul edilir.(Yenilik kriteri)
Tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı açısından sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Bilgilenmiş kullanıcı tasarımı mukayese ederken ; tesçilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; tesçilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarım AYIRTEDİCİ kabul edilir. ( Ayırtedicilik kriteri)
Yenilik kavramı daha çok fiili bir duruma ilişkin olup her bir somut olayda ve somut ürün yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yenilik unsurunun varlığı için önceden hiç bilinmeyen bir görünümün elde edilmesi veya bilinen bir görünümün değişik yorumlarla ve yaklaşımla yeniden tasarlanması olgusunun varlığı gerekir. Fikri mülkiyet hukukunda taklidin yasak, esinlenmenin ise serbest olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olgu öğretide “yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi” olarak ifade edilir (....).
Yenilik unsurunun tespitinde önemli olan tasarımın dış görünümdür. Görünmeyen unsurların tasarımın yeniliğine etkisi bulunmamaktadır.
Buradaki Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Öğretide ise bilgilenmiş kullanıcı bir uzman olmayıp, tasarım konusu ürünleri daha önce görmüş ve bu ürünlerin ne olduğunu bilebilecek bir ara veya nihai tüketici olarak anlaşılması gerektiği ifade edilir.
Bir tasarımın ayırt edici nitelikte olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenime göre belirlenir. Ayırt edicilik tespit edilirken ayrıntıya girilir ve detaylı inceleme yapılır. Bilgilenmiş kullanıcının nazarında, farklılığın belirgin olması aranır. Bu unsurun tespitinde dış görünüm esas alınır. Tasarım başvurusundaki tarifnamelerin bu anlamda önemi bulunmamaktadır. Zira tasarımda korunan işlevsellik değil görsel unsurdur.
"
Madde 57 'de (1) Kamuya sunma) konusu düzenlenmiştir. Buna göre;
Ürünü sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. (kamunun bilgi erişimine sunulması )
Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
Şayet tasarım, başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile 3.ncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. "
Madde 58 de ( Tasarımın Koruma kapsamı ve koruma dışı hâller ) Buna göre;
Tasarım sahibi kendi tasarımına benzer ancak yenilik ve ayırtedicilik yönü bulunmayan tasarım sahiplerine , kullanıcılarına yönelik kanundan doğan bütün haklarını kullanabilecektir.
Burada değerlendirme yapılırken tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınacaktır.
Şayet tasarım koruması 5846 sayılı FSEK'de aranan şartları da taşıyorsa FSEK hükümlerine göre de korunabilir.
Tasarımın Koruma kapsamı dışında olan halleri ;
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.
b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri.
ç) ... Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar.
Yenilik ve ayırtedici olmaları şartıyla farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır." hükümleri yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı firmanın ... nolu ... sıra sayılı başvuru tasarımlarının itiraza gerekçe gösterilen .... nolu ....sıra sayılı ve ... nolu .... sıra sayılı tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde başvuru tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfı (mutlak yenilik dahil ) bulunup bulunmadığı, benzerlik söz konusu ise teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ... sayılı ... Kararının iptalinin ve davalı tasarımlarının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 16/07/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 13/09/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
...'nun ... sayılı kararında; "..., .... sıra numaralı tasarımın itiraza gerekçe gösterilen ..., ... sıra numaralı tasarımlara dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...... yapılan inceleme ve değerlendirmede, itiraza konu ..., 10 sıra numaralı tasarımın itiraza gerekçe gösterilen ..., ... sıra numaralı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibarıyla farklı olduğu ve kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabileceği düşünülmüş ve bu nedenle itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR: İtirazın reddine ve ..., 10 sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına, oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda anlatılan madde metinleri kapsamında; Türk Hukukunda koruma görecek olan bir tasarımda bulunması gereken olumlu şartlar ;
a) Yenilik,
b) Ayırt edici nitelik,
c) Tasarlanan ya da Tasarımın uygulandığı Ürün ve/veya Ürün Parçası
d) İnsan duyuları ile algılanabilen görünüm şeklinde sıralanabilir.
Dosyaya karşılıklı sunulan kanıt ve belgeler, uyuşmazlık kapsamında teknik bir boyutu da olduğundan mahkememizce konunun uzmanı ve bilgilenmiş kullanıcı olanlardan seçilen bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
21/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE: "
Dava konusu ... sıra nolu görsel Mesnet ... sıra nolu görsel
*Tasarımların ağız kısımları; dava konusu tasarımda tek ve geniş bir ağız kısmına sahip iken, mesnet tasarımda, ağız birkaç girintili çıkıntılı boğumdan oluşmaktadır.
*Tasarımların boyun kısımları; her iki tasarımda da kısa ve hafifçe dışa doğru açılarak inmektedir.
*Tasarımların gövde kısımları; dava konusu tasarım taban kısmına çok belirgin bir şekilde genişleyip daralmayla inerken, mesnet tasarım hafif bir genişleyip daralmayla inmektedir. Dava konusu tasarım gövde kısmına alt kenarı olmayan bir üçgen şeklinde sahipken, mesnet tasarım düzdür.
*Tasarımların taban kısımları; denge sağlanması açısından çok da seçeneğe girmeden benzerdir.
Tasarımların genel ölçütler bakımından benzer olmadığı kanaatindeyiz.
Dava konusu ... sıra nolu görsel Mesnet ... sıra nolu görsel
*Tasarımların ağız kısımları; dava konusu tasarımda tek ve geniş bir ağız kısmına sahip iken, mesnet tasarımda, ağız birkaç girintili çıkıntılı boğumdan oluşmaktadır.
*Tasarımların boyun kısımları; dava konusu tasarımda önce ince sonra genişleyen bir şekilde aşağı inerken, mesnet tasarımda boyun kısmı ile genişleyip aşağı inen kısım arası mesafe çok azdır.
*Tasarımların gövde kısımları; boyun kısmı sonrası önce genişleyip sonra daralıp sonra tabana doğu yeniden hafif bir genişlemeyle inmekte olup, dava konusu gövde kısmı daha keskin ve net hatlara sahipken mesnet tasarımda bu belli belirsizdir. Ayrıca, dava konusu tasarım gövde kısmına doğru alt alta birkaç sıra V şeklinde inceli kalınlı desenlere sahipken, mesnet tasarım düzdür.
*Tasarımların taban kısımları; denge sağlanması açısından çok da seçeneğe girmeden benzerdir.
Tasarımların genel ölçütler bakımından benzer olmadığı kanaatindeyiz.
Yukarıda yer alan karşılaştırmalardan açıkça görülmekte olan;
-dava konusu davalı tasarımları ile davacı taraf mesnet tasarımları benzerlik göstermemekte olup, dava konusu tasarımların yeterli oranda farklılaşmayı sağlaması nedenleriyle tasarımlar/ürünler arasında benzerlik bulunmadığı kanaatindeyiz.
MUTLAK YENİLİK KRİTERİ HUSUSU
6769 sayılı Kanuna göre tasarımın koruma şartlarından olan yenilik kavramı ile tasarımın dünyanın hiçbir yerinde daha önceden bilinmemesi anlamına gelen mutlak yenilik ilkesi benimsenmiştir. Kanunun gerekçesinde de “bir üst seviye olan mutlak yenilik kriterinin benimsendiği” açıkça ifade edilmektedir. Buna göre yenilik, tescili talep edilen tasarımın daha önceden dünyanın hiçbir yerinde bilinmemesi ve piyasaya sürülmemiş olmasıdır. Yine kanunun ifadesine göre, yeniliğin sadece küçük ayrıntılarla sınırlı olmaması, küçük ayrıntıların ötesinde esasa ilişkin, tasarımı önceki benzerlerinden ayırt etmeye yarayacak şekilde nitelikli bir yenilik olması gerekir. Kanunun gerekçesinde de ifade edildiğine göre, bilinen bir tasarımla aynı görünüm özelliklerine sahip bir tasarım yeni olmayacağı gibi tasarımın bilinen tasarımdan küçük ayrıntılarla farklılık arz etmesi de tasarımların aynı olması sonucunu doğurmaktadır. Bu konu ... tarafından tasarım başvurularında incelendiği gibi eğer ki tasarım tescil oldu ve dava açıldı ise tasarım hükümsüzlük davası yargılamalarında incelenmektedir.
Kamuya açık internet arama motoru üzerinden yapılan araştırmalarımız şu şekildedir; (RAPORDA)
*Genelleme yapılacak olursa, şişe tasarımları ağız, boyun, gövde ve taban kısımlarından oluşmakta, bazılarında ek kulp bulunmakta diyebiliriz. Ayrıca, hiçbir üreticinin aynı kalıp, aynı desen, benzer etiket alanı, aynı ağız-boyun ve/veya bombeli şekillerde vb üretim yapma zorunluluğu da bulunmamaktadır.
YENİLİK VE AYIRT EDİCİLİK BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME:
Davalı şirkete ait dava konusu tasarım “....” konulu tasarımıdır. Mesnet gösterilen ürünler de aynı ürün olup, aynı ve/veya benzer yerlerde kullanılabilmektedir.
Davaya konu tasarımların uygulandıkları ürünler açısından seçenek özgürlüğü dar bir ürün değildir diyebiliriz.
Tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması, ürünlerin görünümündeki gelişme/farklılık olup, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile önceki aynı tip tasarımların yarattığı genel izlenim arasında farklılık olması anlamına gelmekte ve birbirleri ile kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, bilgilenmiş kullanıcıyı, bu ve benzeri ürünlerin genel mutat özellikleri ve görselleri hakkında bilgi sahibi olan kişi daha çoğunlukla bunun üretiminde çalışan kişiler, satın alan tüketiciler ve kullanıcılar olarak varsaymak gerekmektedir. Burada bilgilenmiş kullanıcı, tasarıma konu ürünleri bilen, bu piyasayı ve benzer ürünleri tanıyan, bu tür ürünlerden satın alan, kullanan bir kimse, bu tür ürünlerin satışını yapan bir çalışan da olabilecektir.
Bu çerçevede, tasarım mukayesesinde esas alınması gereken unsurlar itibariyle;
-davalı taraf davaya konu .... sıra sayılı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözünde ve genel izlenimde davacı tarafın mesnet tasarımları olan ....sıra sayılı tasarımları ile ve kamuya açık internet arama motorundan yapılan araştırmalarda karşımıza çıkan diğer mesnet tasarımlar karşısında farklılıklar içerdiği; davaya konu ürünlerin tasarımı bakımından seçenek özgürlüğünün dar olmadığı ve bir teknik zorunluluk var olmadığının düşünüldüğü, tasarım planlarının/kompozisyonlarının ve ortak özelliklerinin, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, esinlenmenin ötesine geçmediği, yenilik (mutlak yenilik dahil) ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı kanaatine varılmıştır.
SONUÇ; -davalı firmanın dava konusu .... sıra sayılı tasarımlarının, davacı tarafın mesnet .... sıra sayılı tasarımları karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzerlik oluşturmadığı,
-davalı firmanın dava konusu .... sıra sayılı tasarımlarının, davacı tarafın mesnet .... sıra sayılı tasarımları karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olduğu," şeklinde ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyet raporu her iki tarafın iddia ve savunmasına, taraf delillerine, tasarım kapsamına , ... kararına uygun şekilde denetlenebilir, içeriği de olumlu/olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan davacı vekilinin ek rapor ve başka mahkemelerden dosya celbi istemi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek yargılama gereksiz uzamaması için bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delil ve belgeler, ... kararı , dava konusu tasarım ve mesnet olan görsel tasarımlar , bilirkişi heyet raporu ve dosya bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı firmanın .... sıra sayılı tasarımlarının davacı tarafın ileri sürdüğü itiraz mesnedi .... sıra sayılı tasarımları karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı, taraf tasarım ve görselleri arasında benzerlik olduğu aksi yöndeki ... Kararının iptali gerektiği davacı tarafca ileri sürülmüş ise de ;
Uyuşmazlığın teknik boyutu karşısında içeriği ve sonucu aynen benimsenen bilirkişi heyet raporunda "-davalı taraf davaya konu .... sıra sayılı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözünde ve genel izlenimde davacı tarafın mesnet tasarımları olan .... sıra sayılı tasarımları ile ve kamuya açık internet arama motorundan yapılan araştırmalarda karşımıza çıkan diğer mesnet tasarımlar karşısında farklılıklar içerdiği; davaya konu ürünlerin tasarımı bakımından seçenek özgürlüğünün dar olmadığı ve bir teknik zorunluluk var olmadığının düşünüldüğü, tasarım planlarının/kompozisyonlarının ve ortak özelliklerinin, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, esinlenmenin ötesine geçmediği, yenilik (mutlak yenilik dahil) ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı kanaatine varılmıştır.
" şeklindeki tespit ve görüşlere aynen iştirak edilerek, davalının .... sıra sayılı tasarımlarının davacı tarafın mesnet tasarımları ile mutlak yenilik açısından kamuya sunulan ürünler karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 15/09/2025
Katip .... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır