Yargıtay, sanığın tehdit suçundan aldığı hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası açıklanmasının ardından, dava zamanaşımının dolması gerekçesiyle kanun yararına bozularak düşmesine karar verdi.
Özet: Tehdit suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresinde yeni bir suç işlemesi üzerine hapis cezasına çarptırılan sanık hakkında, suçun işlendiği tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürecindeki durma süresi de göz önüne alındığında, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi kabul edilerek mahkûmiyet kararı bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2026/836 E.  ,  2026/4254 K.
"İçtihat Metni"

KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ...'nın beraatine ilişkin Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2013 tarihli ve 2009/109 Esas, 2013/24 sayılı Kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.09.2017 tarihli ve 2015/11652 Esas, 2017/19733 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda anılan suçtan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2017/230 Esas, 2019/46 sayılı Kararının 05.12.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02.07.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 106/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2025 tarihli ve 2024/148 Esas, 2025/50 sayılı Kararına karşı, Adalet Bakanlığının 26.12.2025 günlü ve 94660652-105-04-19711-2025-KYB sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2026 günlü ve 2026/2046 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
I-MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanığın müsnet suçu 20.06.2009 tarihinde işlediği, 15.07.2011 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının kesinleştiği 05.12.2019 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 02.07.2020 tarihleri arasını kapsayan 6 ay 27 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 15.07.2011 tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 25.02.2025 tarihine kadar geçen süreden duran zamanaşımı süresi olan 6 ay 27 gün çıkartıldığında kalan sürede, olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
II.GEREKÇE
Sanık hakkında tehdit suçundan iddianame düzenlendiği, sanığın 15.07.2011 tarihinde savunması alınıp hakkında atılı suçtan 05.02.2019 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 05.12.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 02.07.2020 tarihinde kasten yaralama ve nitelikli tehdit suçalrını işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükmün 25.02.2025 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6 ay 27 gün durma süresi de göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık sürenin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddesinin (e) bendi, 67/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III-KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2025 tarihli ve 2024/148 Esas, 2025/50 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.