Yargıtay, hakaret suçlamasında matufiyet koşulunun ve şüpheden uzak kesin delillerin yokluğu nedeniyle katılan vekilinin temyiz başvurusunu reddederek beraat hükmünü onadı.
Özet: Yargıtay, hakaret suçlamasıyla açılan davada, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onanmasının ardından, katılan vekilinin temyiz talebini değerlendirmiş; suçun sübutu için temel şart olan matufiyetin (sözlerin mağdura yönelik olmasının) somut delillerle kanıtlanamadığı, iddia edilen paylaşımın fotokopi delil niteliğinde olduğu, emniyet incelemesinde tespit edilemediği ve sanığın paylaşımı reddettiği gerekçeleriyle, sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına kanaat getirerek, tebliğnameye aykırı olarak temyiz istemini esastan reddedip beraat hükmünü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1823 E. 2024/1114 K.SUÇ: HakaretHÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi özetle; sanığın sözlerinin katılana yönelik olup matufiyet şartının gerçekleştiğine, suçun sübut olduğuna, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇEDosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın paylaşımlarının katılanın şahsına yönelik bulunduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenememesi nedeniyle olayda matufiyet şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından ve yine katılan vekili tarafından ibraz edilen suça konu paylaşıma ilişkin sayfa örneğinin fotokopi evrak olması, emniyet görevlileri tarafından yapılan araştırmada suça konu paylaşımın tespit edilememesi ve sanığın da savunmasında suça konu paylaşımı kendisinin yaptığını kabul etmemesi karşısında; sanığın, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.04.2026 tarihinde karar verildi.