Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararında zincirleme suç, aleniyet ve ceza tayini maddelerinin hatalı uygulanmasıyla oluşan hukuka aykırılıklar nedeniyle Yargıtay bozma kararı.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet ve istinaf başvurusunun reddi kararı, sanığın eyleminin yalnızca tek bir katılana yönelik olması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulandığı, ceza tayininde kanun maddelerinin uygulama sırasının yanlış belirlendiği ve telefonla işlenen hakarette aleniyet koşulunun yetersiz gerekçeyle ağırlaştırıcı neden sayıldığı gerekçeleriyle, sanık müdafiinin temyiz talebi doğrultusunda bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/5 E. 2024/556 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; ... isimli kişinin önce müşteki sonra tanık sıfatı ile beyanlarının alınmasının hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporu kapsamında sanığın beyanlarının suç teşkil etmediği, tekerrür hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı ve sanığın 112 acil servis görevlilerini arayarak sarf ettiği sözlerden dolayı başka bir mahkemeden ceza verilmesine yer olmadığı kararı aldığı için iki farklı yargılama gördüğünden bahisle kararın bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak sanık savunması, katılan beyanları, tanık beyanı, olay tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın mahkumiyetine, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın infaz tarihinden itibaren üç yıllık sürenin geçmemiş olduğunun anlaşılması nedeni ile tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, engel sabıka kaydı nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerine bulunduğundan sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;1-Sanığın, yalnızca katılanlardan ...'a yönelik sözlerinin hakaret suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca cezasında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,2-Hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi de gözetilerek, önce aynı Kanun'un 125/4. maddesi uygulandıktan sonra aynı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,3-5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve katılan ...'a yönelik hakaret eyleminin telefonda gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.04.2026 tarihinde karar verildi.