Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını sanık müdafiinin temyiz talebini reddederek onamıştır.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından, temyiz incelemesinde yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve delillerin hukuka uygunluğu, ileri sürülen iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirilmiş olması, vicdani kanının kesin ve tutarlı verilere dayanması, eylemlerin doğru nitelendirilerek kanunda öngörülen suç tipine uyması ve yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilerek uygulanması hususları dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/453 E., 2021/1888 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/420 E., 2020/287 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;01.06.2023 tarihinde tanzim edilen tebliğnamede kararı temyiz edenler arasında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı gösterilmiş ise de; bölge adliye mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen kararın bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından 09.12.2021 tarihinde nitelikli dolandırıcılık suçu ile sınırlı olmak üzere temyiz edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.01.2022 tarih, 2023/453 esas ve 2021/1888 karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen esastan ret kararının kesin olması sebebiyle temyiz edilemez nitelikte olduğundan bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu belirtildiği, işbu karara yönelik temyiz talebinin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.