İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenen, trafik kazası kaynaklı maddi hasar, istifade zararı ve ekspertiz ücreti tazminat talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu davacı şirkete ait araçta meydana gelen maddi hasar, araç kullanımından mahrumiyet ve ekspertiz ücreti alacaklarına ilişkin tazminat davasını özetlemektedir. Davacı, sigortalı davalı aracın çarpmasıyla oluşan 4.298,93 Euro araç hasarı, 350,00 Euro kullanım mahrumiyeti ve 658,88 Euro ekspertiz ücreti olmak üzere toplamda 4.648,83 Euro tazminat talep etmiştir. Davalılar ise zamanaşımı, yetkisizlik, davacının kusuru ve fahiş talep gibi savunmalar ileri sürmüşlerdir. İlk derece mahkemesi, kazada davalı araç sürücüsünü %100 kusurlu bularak, sigorta şirketini ZMMS limiti dahilinde, sürücü ile birlikte davacının araç hasarı ve kullanım mahrumiyeti için talep ettiği 4.648,93 Euro maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutmuş; ayrıca 658,88 Euro ekspertiz ücretinin de yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar vermiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2216
KARAR NO : 2026/1161
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2022 (Dava) - 21/09/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/900 Esas - 2023/681 Karar
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ: 18/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarihli 2022/900 Esas ve 2023/681 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.10.2020 tarihinde, sigortalı araç sürücüsü olan davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili şirkete ait ... plakalı araçların çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, kaza sonrasında müvekkiline ait araçta yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde KDV dahil 4.298,93 Euro hasar tespit edildiğini, müvekkili şirketin ekspertiz raporu tanzimi için 658,88 Euro ödemede bulunduğunu, kaza sebebiyle müvekkili şirkete ait aracın 2 iş günü boyunca kullanılamadığını, bu nedenle günlük 175,00 Euro olmak üzere 350,00 Euro istifade zararı meydana geldiğinden bahisle, müvekkilinin aracında oluşan hasar ve aracın tamir süresince geçen toplam istifade zararına ilişkin 4.648,83 Euro tazminatın, davalı şahıstan kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise ZMMS limiti dahilinde istifade zararı dışında temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılı "TL" olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin 658,88 Euro ödediği ekspertiz raporu ücretinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı "TL" olarak yargılama giderine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 07.09.2020-07.09.2021 tarihleri arasında sigortalandığı, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın müvekkili şirkete usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin imkanının bulunmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi yapılmasının gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili bakımından zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın aracının park yasağı olan bir konumda bulunduğu, bu nedenle davacının meydana gelen kazada park yasağının bulunduğu yere aracını park etmesi neticesinde kusurlu olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın talep etmiş olduğu tazminat taleplerinin fahiş olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...Davaya konu trafik kazasında %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sigortalı araç olan ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile kaza tarihi itibariyle 41.000,00 TL limitle sigorta kapsamına alındığı dosya kapsamı belgelerle sabit olup, kaza tarihi olan 05.10.2020 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası'nca yayımlanan kura göre 1 Euro'nun T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru nun "TL" karşılığının 9.1115 TL olduğu, buna göre kaza tarihi itibariyle 43.000,00 TL'nin 4.719,31 Euro'ya denk geldiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin bilirkişi tarafından hesaplanan ve mahkememizce de aynen benimsenip hükme esas alınan 4.648,93 Euro'luk maddi tazminattan ZMMS poliçesi ve limiti kapsamında diğer davalı ile birlikte davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır. Yine davacı tarafından dava dilekçesinde dava konusu araçtaki hasarın tespiti açısından Almanya'da yaptırılan 658,88 Euro ekspertiz hasar tespit giderine ilişkin giderlerin yargılama gideri olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olmakla, alınan bilirkişi raporunda dosyada bir sureti bulunan 17.12.2020 tarih ve 658,88 Euro'luk ekspertiz incelemesine ilişkin ekspertiz bedelinin Almanya ülkesindeki ekonomik ve sosyal koşullara göre uygun ve kadri maruf olduğu bildirildiğinden aynen benimsenen rapora göre davacının 658,88 Euro'luk ekspertiz ücretine ilişkin talebi mahkememizce kabul edilerek yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verme gereği doğmuştur...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜNE, 4.298,93 Euro hasar bedeli ve 350,00 Euro ikame araç bedeli olmak üzere toplam 4.648,93 Euro'nun davalı ... yönünden kaza tarihi olan 05.10.2020 tarihinden itibaren ve davalı .....A.Ş yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 18.10.2022 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak "TL" karşılığının davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ve ilk itirazları hakkında bir karar verilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde %100 kusur oranının müvekkiline izafe edilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, işbu raporda dava konusu kazanın gerçekleşmesine hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyebilecek diğer hususların dikkate alınmadığını, meydana gelen kazada tarafların kusurunun belirlenmesinde hayati önemi olan hususlar dikkate alınıp kusur durumunun bilimsel bir şekilde ortaya koyulması gerektiğini, trafik kazası tespit tutanağında; araç durumu ile ilgili tespitler, sürücü davranışları ve durumu ile ilgili tespitler, kaza yerindeki ipuçları ve bulgularının belirlenmesi ve tespit edilmesi, (fren izi vb.), asıl-tali yol tespiti ile görüşe engel olabilecek unsurların belirlenmesi, kazanın meydana gelmesinde sürücü davranış ve hareketlerinin kurallara uyumu veya ihlalinin tespiti, "ilk görünüş karinesi" ve " kazadan kaçış oranı" veya olasılığının tutanakta belirtilmesi, trafik kazası tespit tutanağı bilgilerinin eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurulması, asli, tali veya diğer kusur durumları ile yeterli incelemeyle tespit edilmiş, salt tanık beyanlarına dayanmayan illiyet bağı tespitleri bulunması gerektiğini, ancak yargılama aşamasında keşif hususu gerçekleştirilmediğini ve sadece dosya üzerinden inceleme yapıldığını, bu haliyle işbu kusur raporunun eksik inceleme ihtiva ettiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde hazırlanmış raporlara göre karar verilmesi gerekmekte iken eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yeni kusur durumunun tespiti ile kusur oranları arasında bulunan çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusur raporu alınmasını ilişkin taleplerinin yerel mahkemece gözönüne alınmadığını, davacı tarafından dosyaya dava konusu kaza ile ilgili davacıya ait aracın onarımını gerçekleştiren servise KDV ödemesi yapıldığını gösterir herhangi bir faturanın sunulmadığını, bu durumda davacı tarafından KDV'li tutarın istenmesinde herhangi bir hukuki geçerlilikten bahsedilemeyeceğini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi gereğince ödenmeyen KDV tutarının müvekkili tarafından tazmininin mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından hesaplanan miktar hayatın olağan akışına aykırı olup fahiş olduğunu, zararın ağırlaştırılmamasıyla yükümlü olan davacının yurt içinde çok daha uygun fiyata aracının onarımını sağlayabilecekken fahiş fiyatla işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek; İzmir 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/900 E. ve 2023/681 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline dair karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ..... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; söz konusu kazanın gerçekleşmesinde %100 kusur oranının müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsüne izafe edilmesinin hakkaniyete ve hukuka apaçık aykırı olduğunu, işbu raporda dava konusu kazanın gerçekleşmesine ilişkin olarak hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyebilecek diğer hususların dikkate alınmadığını, yargılama aşamasında keşif yapılmayıp sadece dosya üzerinden inceleme yapıldığını, bu haliyle işbu kusur raporunun eksik inceleme ihtiva ettiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kurulması gerekmekte iken bu hususun yerel mahkeme tarafından nazara alınmamasının bozma sebebi olduğunu, yeni kusur durumunun tespiti ile kusur oranları arasında bulunan çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi gereğince ödenmeyen KDV tutarının müvekkili şirket tarafından tazmininin mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından tanzim ettirilen bilirkişi heyet raporunda; sadece davacı yan tarafından gerçekleştirilen bilirkişi incelemesinin baz alındığını, eski hasarının olup olmadığı yönünde inceleme ve araştırma yapılmadığını, dolayısıyla eksik inceleme ile tespit bilirkişilerce eksik inceleme ile yapılan işbu hesaplamanın; hasar bedelinin fahiş tespitine sebebiyet verdiğini, bilirkişi tarafından hesaplanan miktar hayatın olağan akışına aykırı olup fahiş olduğunu, talebin fahişliği ve yapılan tamiratın kazanın meydana geldiği ülkede değil de Almanya'da yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaza Türkiye'de olup kazaya dayalı hasar tamir bedeli talepli davanın da yine Türkiye'de Türk hukukuna dayanarak açıldığını, dolayısıyla borcun yabancı para borcu olduğu iddiasının gerçekle uyuşmadığını, kabul etmemek kaydıyla yabancı para biriminin bir an için kabul edildiği varsayılsa dahi EURO biriminden talep edilen miktarın, fiili ödeme tarihine değil olay tarihine göre yapılması gerektiğini, zararın ağırlaştırılmamasıyla yükümlü olan davacının yurt içinde çok daha uygun fiyata aracının onarımını sağlayabilecekken fahiş fiyatla işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ikame araç bedeli talebinin reddi gerektiğini, sigorta şirketleri, kaza nedeniyle araçta oluşan gerçek zararlardan ZMSS kapsamında sorumlu olup kural olarak ikame araç bedelinden sorumlu olmadıklarını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının Almanya'da yaptırmış olduğu 658,88 Euro ekspertiz ücretinin karar tarihi itibariyle Türk Lirası'na çevrilmiş olması ve hüküm fıkrasında TL cinsinden belirtilmiş olması gerektiğini, kamu düzenine ilişkin nedenlerden ötürü kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe miktarı ile sınırlı olduğunu, zarar veren aracın neden olduğu riziko sebebi ile sigortalıya ait şeylere verilen zarardan ötürü sigorta şirketince poliçede gösterilen üst limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödeme yapılması gerektiğini, üçüncü kişilerin zararının sigortacının poliçe limit miktarını aşması halinde ise aşan kısım için bakiye zararlardan işletenin şahsen sorumlu olacağını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen poliçe içeriğine göre, 05/10/2020 tarihinde gerçekleşmiş bulunan kazaya ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin 43.000,00-TL poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, hükmün ifası halinde poliçe teminat limitinin aşılacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu edilen tutar yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz ve ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekirken, hükmedilen tüm alacak bakımından temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince faiz oranı üzerinden faize hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca yine kabul manasında olmamak üzere faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafça gerek başvuru sürecinde gerekse arabuluculuk sürecinde zararın tespiti açısından gerekli olan tüm evrakların müvekkili şirkete iletilmediğini, dolayısı ile ikame edilen dava anılan dava şartına haiz olmadığından,ilgili davanın başkaca hiç bir incelemeye gerek duyulmaksızın reddi ve arabuluculuk yargılama giderleri ve taraf vekalet ücretinin davacı taraftan tazmini gerektiğini belirterek; İzmir 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/900 E. ve 2023/681 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı yabancı plakalı davacı aracında oluşan hasar nedeni ile hasar bedeli ve ikame araç bedeli ile ekspertiz ücreti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; karar davalı ... vekili ile davalı .... A.Ş.vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dosya kapsamında alınan kusur raporunun kaza tutanağı ile uyumlu olduğu, rapora göre davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu yönünde tespitler yapılmış olduğu, yapılan tespitlerin davacı tarafından da anlatıldığı şekilde gerçekleşen kazada oluşa uygun bulunduğunu, hükme esas alınan hasar ve tazminat raporunun, yeterli incelemeyi ve değerlendirmeyi içerdiği, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu; davacının tazminat talep edebilmesi için tamir belgesi veya fatura ibrazına gerek bulunmadığı, raporda iskonto uygulanmadığından bahisle itirazda bulunmuş ise de, yerleşik uygulamaya göre gerçek zararın iskontosuz orjinal parçalar üzerinden KDV dahil olarak tespit edilmesi gerektiği, davacı yurt dışında ikamet ettiğinden aracını yaşadığı ülkede tamir ettirmesinin yerleşik uygulamaya uygun olduğu; davalı vekili davacının şirkete gerekli evrakların tümü ile usule uygun başvuru yapmamış kabul edilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini savunmuş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgelerin neler olduğu belirtilmemiş; başvurunun yapıldığı ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu bu nedenle temerrüt oluşmadığı savunması yapan davalı sigorta şirketinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı, yabancı para cinsinden alacağa 3095 sy yasanın 4/a maddesine göre faiz işletilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ekspertiz ücretinin Almanya ülkesindeki koşullara göre makul olduğunu tespit edildiği, ekspertiz ücretinin kaza ile irtibatlı gerçek zarar kapsamındaki giderlerden olması nedeniyle yargılama giderlerine eklenmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm ve davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı .... A.Ş. zarara neden olan davalı ...'e ait aracın trafik sigortacısıdır. ZMMS Genel Şartları hükümlerine göre davalı sigorta şirketi gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigortanın sorumlu tutulması isabetli değildir (Yargıtay 17. HD'nin 19.04.2018 tarihli 2017/5631 E., 2018/4390 K. sayılı kararı).
3. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki ZMMS poliçe limiti ile sınırlı olup, mahkemece hüküm kısmında şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu belirtilerek poliçe sorumluluk tutarı da belirtilmiş ise de, hükmedilen tazminat yanında faiz ve yargılama giderlerinin de oransal olarak sigorta limitine dahil edilmesi gerektiğinden davalı sigorta vekilinin itirazının belirtilen yönden kısmen kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ...'in İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarihli 2022/900 Esas ve 2023/681 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarihli 2022/900 Esas ve 2023/681 Karar sayılı sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"a-Davacının hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜNE; 4.298,93 EURO hasar tazminatının davalı .... A.Ş.'den (kaza tarihindeki teminat limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olmakl kaydıyla) 18.10.2022 tarihinden, diğer davalı ... ...'den kaza tarihi olan 05.10.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
b-Davacının ikame araç bedeline ilişkin talebinin davalı ... Yönünden KABULÜNE; 350,00 EURO'nun davalı ...'den kaza tarihi olan 05.10.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının alınarak davacıya verilmesine, Davacının ikame araç bedeline ilişkin talebinin davalı .. .A.Ş. yönünden REDDİNE,
c-658,88 EURO ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine,
d-Harçlar Yasası gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.166,03 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 1.539,94 TL nispi harcın mahsubu ile kalan 4.626,09‬ TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak, Hazineye gelir kaydına, (sigorta şirketinin sorumluluğu, hükmedilen tutarın yukarıda belirtilen poliçe limitine oranlanması suretiyle olacak şekilde),
e-Davacı tarafından işbu dava nedeniyle sarf edilen harç, yargılama aşamasında yapılan yargılama gideri olan 4.139,14 TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğu, hükmedilen tutarın yukarıda belirtilen poliçe limitine oranlanması suretiyle olacak şekilde),
f-658,88 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğu, hükmedilen tutarın yukarıda belirtilen poliçe limitine oranlanması suretiyle olacak şekilde),
g-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğu, hükmedilen tutarın yukarıda belirtilen poliçe limitine oranlanması suretiyle olacak şekilde)
h-Reddedilen İkame araç bedeli yönünden davalı .... A.Ş. kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca takdir ve tayin edilen 6.795,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....A.Ş.'ye verilmesine,
ı-1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline, (sigorta şirketinin sorumluluğu, hükmedilen tutarın yukarıda belirtilen poliçe limitine oranlanması suretiyle olacak şekilde)
i-Taraflarca yatırılan ancak sarf edilmeyen gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde taraflara resen iadesine,"
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
3-Davalı ....A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA;
-Davalı ...'den alınması gereken 6.166,03-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 1.541,50-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.624,53-TL'nin işbu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
-Davalı .... A.Ş.'den alınan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,
5-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında davalı .... A.Ş tarafından yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... A.Ş'ye verilmesine,
7-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
9-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/06/2026