Samsundaki kullanım kadastrosuyla yol olarak tespit edilen arazinin, davacının zilyetliği nedeniyle kadastro tespitinin iptali talepli kısmi kabul kararı.
Özet: Hazine adına tescilli, 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmış iki parsel (116... ve 194) üzerinde davacının uzun süreli zilyetlik ve avlu kullanımı iddialarıyla kadastro tespitinin iptali ve yol olarak gösterilen kısmın kendisine ait olduğu talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, 194 sayılı parselde davacının hukuki yararı olmadığına hükmederek bu kısma ilişkin talebi reddetmiş; ancak 116... sayılı parselle ilgili talepleri kısmen kabul ederek, keşif ve bilirkişi raporuna göre yol olarak kullanılmayan 112.65 m²lik kısmın 116... parseline eklenip Hazine adına tesciline karar vermiş ve Orman İdaresine yönelik davanın husumetten reddini uygun bulmuştur.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/378 E., 2025/1325 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Terme 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/110 E., 2024/506 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 16... ve 194 parsel sayılı sırasıyla 949,38 m², 409,24 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" ve 1 16... parselin "1995 yılından beri ...'in kullanımında olduğu, parsel üzerindeki kargir ev ve kargir ahır kullanıcısına aittir" şerhi yazılarak; 1 16... parselin "1995 yılından beri eşit hisselerle...'ın kullanımındadır, parsel üzerindeki kargir iki katlı evin kullanıcısına ait olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; 1 16... ve 194 parsel sayılı taşınmazlarının kadastro sonucunda bir kısım yerin yol olarak gösterildiğini, taşınmazlar üzerinde uzun yıllardır tasarrufta bulunduğunu, taşınmazı avlu olarak kullandığını belirterek, kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde ve görevli mahkemede açılmadığını, davacının avlu dediği alanın yol olduğunu, kadastro tespitinde hata bulunmadığını, Hazinenin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının mülkiyeti Hazineye ait olan 1 16... parsel sayılı taşınmazı 1995 yılından beri kullandığını, 1 16... parsel sayılı taşınmazı ise dava dışı .... ve ...'ın 1995 yılından beri kullandıklarını, kadastro tespitinde hata bulunmadığını, davacı tarafından işleme itiraz edilmediğini, Kadastro Mahkemesinde dava açılmadığını, bu nedenle de açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmaz ile davalının ilgisi olmadığı, davanın husumetten reddi gerektiğini aksi halde de yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu olmayacaklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada taraf olarak gösterilmelerinin hatalı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, tapu kayıtlarında yer alan tescil doğrultusunda kadastro işlemi yapıldığını ve kesinlik kazandığını, davacının davasını ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 16... parsel ve aynı yer 1 16... parselde kayıtlı taşınmazların Hazine mülkiyetinde olduğu, 1 16... parsel üzerinde bulunan muhtesatların davacıya ait olduğu yönünde tapuya şerh konulduğu ancak 1 16... parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki muhtesatların dava dışı kişilere ait olduğu yönünde şerh konulduğu bu minvalde davacının 1 16... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde zilyetlik dahil hukuken korunabilecek hiçbir hakkı bulunmadığı bu neticeyle işbu taşınmaz bakımından herhangi talepte bulunamayacağı anlaşılmış, 1 16... parselde kayıtlı taşınmaz bakımından ise; taşınmaz üzerinde zilyetliği bulunan davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu görülmekle mahkememizce istinaf ilamı öncesinde icra edilen keşif sırasında alınan tüm tanık ve mahalli bilirkişi beyanları nazara alındığında davacının iddia ettiği şekilde taşınmazlar arasında bulunan ve davaya konu edilen yerin esasen hiçbir zaman yol olarak kullanılmadığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle 04.11.2024 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış, davacının işbu taşınmaz bakımından talebi yerinde görülmüş, davaya konu taşınmazların mülkiyetinin davalı ... üzerinde bulunduğu, davalı olarak gösterilen Orman İdaresine işbu davada husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından ... bakımından davanın usulden reddine, esas bakımından davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 04.11.2024 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile sarı renkle taranarak gösterilen ve evvelinde kadastral yol olarak tespit edilen 112.65 m²lik kısmın, 1 16... parselde tapuya kayıtlı taşınmaza eklenmesi ile 1 16... parselde tapuya kayıtlı taşınmazın toplam 1062.03 m² olarak Hazine adına tespiti ile tapuya tesciline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 04.11.2024 tarihli fen bilirkişisi raporunun kararın eki sayılmasına, davanın ... bakımından usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu edilen "yol" vasfındaki tescil harici alanın dosyada yer alan 04.11.2024 tarihli harita bilirkişilerinin raporuna göre 1954, 1972, 1975 tarihli hava fotoğraflarında, 2005 tarihli uydu görüntüsünde, 2011 tarihli ortofotoda yol vasfında gözükmediği gibi yol olarakta kullanılmadığı, dava konusu kısmın avlu vasfıyla kullanıldığının tespit edilmesi üzerine ilgili kısmın yapılan keşif sonrasında 112,65 m² olarak tespitini yapıldığı ve Mahkemece bu kısmın davacının kullanıcısı olduğu 1 16... parsel sayılı Hazineye ait taşınmaza eklenmesi suretiyle hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekili ve davalı ... vekillerinin bu yönden istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. Ancak dosyada yasal hasım sıfatına haiz olan Hazine, ... ve Terme Belediyesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/3. maddesi uyarınca yasal hasım oldukları, dolayısıyla aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği, bu halde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği, Yargıtay (Kapatılan) 16 Hukuk Dairesinin 2019/2555-2019/5468 Esas-Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere tescil harici yönelik açılan davalarda, davalılar harçtan muaf olduğu halde, davalı ... ve ... aleyhine harca hükmedilmesi de isabetsiz olduğu, bu haliyle yargılama da eksiklik bulunmayan ancak "kanunun olaya uygulanmasında" hata edilen dava dosyası açısından yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğine göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2. maddesi gözetilerek davalı ... ... vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda izah edildiği gerekçeyle sınırlı olmak üzere kabulüyle hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davalılar Hazine ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/110 Esas, 2024/506 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacının, davalı ... İdaresi yönelik açtığı davasının pasif husumet yokluğundan reddine, 1 16... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitinin iptali ile 04.11.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda krokide (A) harfi ile gösterilen 112,65 m²lik kısmın yol olarak yapılan sınırlandırmasının iptali ile iptal edilen kısmın 1 16... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümüne eklenmesine, 1 16... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 1.062,03 m² olarak Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesinin aynen muhafazasına, 04.11.2024 tarihli bilirkişi raporun ve ekindeki krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, kadastro tespitinde hata bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava açılmasına belediyenin sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinin Belediyeye yükletilmesinin de hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırmaya, kadastro tespitinde hata bulunmadığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.