5. Ceza Dairesinin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunda, yeni yasal düzenlemeler ışığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının eksik incelenmesi nedeniyle mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkin ilamı.
Özet: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü inceleyen Yüksek Mahkeme, bozma sonrası ilk derece mahkemesince kurulan hükümde, 12.03.2024 tarihli yasa değişikliğiyle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarında sanık rızası şartının kaldırıldığı ve kararın bu tarihten sonra verildiği dikkate alınmaksızın, HAGB koşullarının (suçun işlenmesiyle oluşan maddi zararın giderilmesi, sanığın kişilik özellikleri ve yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda kanaat oluşumu) yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
5. Ceza Dairesi         2025/7853 E.  ,  2026/5885 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/302 Esas, 2024/475 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 25.03.2024 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/302 Esas, 2024/475 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığa isnat olunan suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın kastının bulunmadığına, mevzuatta müdafiilerin bütün kararlara karşı yasa yoluna başvurmalarının zorunlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığına, gerekçeli kararın şikayetçiye de tebliğ edildiğine ancak şikayetçinin duruşmada karardan haberinin olmadığını söylediğine, doğru beyanda bulunmadığı ortaya çıkan şikayetçinin beyanlarına mahkemece itibar edildiğine, mahkemenin de gerekçeli kararın şikayetçiye tebliğ edildiği tarihi esas alarak hükmü kesinleştirdiğine, herhangi bir zararın doğmadığına, İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinin oluşa ve dosyadaki delillere aykırı olduğuna, kabule göre ise lehe hükümlerin uygulanması talebine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak mahrumiyetine hükmolunmasının isabetsiz olduğuna ve sair hususlara ilişkindir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
12.03.2024 tarihinde 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişiklikle 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasını kabul şartı kaldırılarak aynı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 6/2-d hükmü uyarınca 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında sanığın kabulü şartının aranmaya devam edileceğinin belirtilmesi ve İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine anılan tarihten sonra 05.12.2024 tarihli celsede hüküm kurulmuş olması dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması için sanığın kabulünün gerekli olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231/5-6 maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hâkim tarafından değerlendirilmesinin zorunluluk bulunduğu diğer yandan 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ''Kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddî zararların esas alınması, manevî zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' nazara alınarak; sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle bir zarar oluşmayıp şikayetçinin mağduriyetine neden olunduğuna dair kabul karşısında, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istemediğinden bahisle hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.04.2026 tarihinde karar verildi.