Yargıtay 7. Ceza Dairesi, karşılıksız çek suçunda adli para cezasının banka ödeme yükümlülüğü düşülmeden tayinini ve şirket temsilcisine çek yasağı uygulanmasını içeren kanun yararına bozma talebini inceledi.
Özet: Bir üst mahkeme, alt mahkemenin iki karşılıksız çek nedeniyle bir şirket temsilcisine verdiği adli para cezaları ve çek düzenleme/hesap açma yasağı kararını incelemiş, suç tarihinde yürürlükte olan kanuna göre temsilci hakkında uygulanan yasağın hukuka uygun olduğuna hükmederken, adli para cezalarının hesaplanmasında bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın karşılıksız kalan tutardan düşülmesi gerektiğini belirtmiş, ancak çekin tamamen karşılıksız olması durumunda bu indirimin geçerli olmayacağına dikkat çekerek ceza miktarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/186 E., 2022/23 K. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet İstanbul 29. İcra Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2022/186 E., 2023/23 K. sayılı kararıyla, sanığın, iki ayrı çek için iki kez 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 40.000,00 TL ve 46.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/109793 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/109793 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/04/2019 tarihli ve 2018/4527 esas, 2019/6821 karar sayılı ilamında " ...dosyada mevcut çek sureti üzerinde yapılan incelemede, muhatap bankanın her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan miktar 158.590,00 TL olduğundan sanığın, neticeten 158.590,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresi yazılmasına, hükmün B) bendinin diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infaza dair hükümlerin bu miktar üzerinden uygulanmasına..." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiği, Dosya kapsamına göre;1- Somut olayda, şikâyete konu 30/08/2020 keşide tarihli, ... Şubesine ait ve 40.000,00 Türk lirası bedelli çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının çekin arka yüzüne şerh düşüldüğü, yine 01/09/2022 keşide tarihli, ... Şubesine ait ve 49.900,00 Türk lirası bedelli çekin bankaya ibrazında 46.300,00 Türk lirası kısmının karşılığının bulunmadığının çekin arka yüzüne şerh düşüldüğünün anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun'un 3/3-a-1 maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından 2022 yılı içi belirlenen muhatap bankanın, hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yapmakla yükümlü olduğu 3.600,00 Türk lirasının, çeklerin karşılıksız kalan kısmı olan 40.000, 00... .300,00 Türk lirasından mahsup edildikten sonra, sanığın bu çeklerin karşılıksız kalan kısımları olan 36.400, 00... .700,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılması yerine, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,2- 5941 sayılı Kanun'un 6273 sayılı Kanun ile değişik 5/1. maddesi uyarınca, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebileceği, dosya kapsamına göre de, sanığın çek hesabı sahibi ...'ni temsile yetkili kişi olduğu nazara alındığında, sanık hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEA. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde; Dosya kapsamına göre suç tarihinin 25.01.2021 olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesindeki düzenleme ile çek hesabı açmaktan yasaklama tedbirinin uygulanacağı kişilerin "...Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır." şeklinde belirlendiği, suç tarihi itibarıyla sanığın şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece sanık hakkında çek hesabı açmaktan yasaklama kararı tedbirinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde;1. 01.09.2022 tarihli ve 49.900,00 TL bedelli çekle ilgili hükme yönelik istem yönünden;Her ne kadar kanun yararına bozma ihbarnamesinde, 01.09.2022 tarihli ve 49.900,00 TL bedelli çekle ilgili olarak süresinde ibrazında banka tarafından 46.300,00 TL için karşılıksızdır işlemi yapıldığı, Mahkemece, sanık hakkında, bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar düşülerek, 42.700,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ise de dosyanın tetkikinde, 01.09.2022 tarihli ve 49.900,00 TL bedelli çekin süresinde ibrazında banka tarafından yapılan karşılıksızdır işleminde hesap bakiyesinin "0" olduğunun şerh edildiği, dolayısıyla çekin tamamen karşılıksız olduğu, 2022 yılı için Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen, bankanın her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü miktarın 3.600,00 TL olduğu, banka tarafından 49.900,00 TL olan çek bedelinden bu miktar düşülerek kalan miktar olan 46.300,00 TL yönünden karşılıksızdır işlemi yapıldığı ve Mahkemece de bu miktar esas alınarak adli para cezasına hükmedildiği, dolayısıyla sanık hakkında bu çek yönünden adli para cezasının bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar düşülerek belirlendiği anlaşıldığından, ihbarnamedeki bu çeke yönelik bozma istemi yerinde görülmemiştir.2. 30.08.2022 tarihli v 40.000,00 TL bedelli çekle ilgili hükme yönelik istem yönünden;Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.III. KARAR A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstemin 01.09.2022 tarihli ve 49.900,00 TL Bedelli Çeke Yönelik Kısmı ve (2) Numaralı İstem Yönünden;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı isteminin KISMEN KABULÜNE, İstanbul 29. İcra Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2022/186 E., 2023/23 K. sayılı kararının, 30.08.2022 tarihli ve 40.000,00 TL bedelli çekle ilgili kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının, 30.08.2022 tarihli ve 40.000,00 TL bedelli çekle ilgili bölümdeki 3. maddesinde yer alan "40.000,00 TL" ibaresi çıkartılıp, yerine "36.400,00 TL" ibaresinin eklenmesine, hükümdeki sair hususların aynen muhafaza edilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.