Yargıtay, tehdit suçundan temyiz istemini reddederken, hakaret mahkumiyeti hakkındaki istinaf red kararını oy birliğiyle onadı.
Özet: Bu hukuki incelemede, sanık hakkında tehdit suçundan verilen hükme ilişkin istinaf kararının kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz başvurusu reddedilmiş; hakaret suçundan verilen hükme yönelik sanığın, haksız yere işyerinin kapatılması ve haraç iddiaları nedeniyle yaşadığı psikolojik baskı sonucu yazıları yazdığı yönündeki temyiz itirazları, mahkemelerin takdir ve gerekçeleri yerinde bulunarak esastan reddedilmiş ve mahkumiyet kararı onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2026/238 E.  ,  2026/7704 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/620 E. 2023/1633 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; katılanlara haraç vermediğinden haksız yere iş yerinin vergi levhasına el konulup, işyerinin tutanak tutulmadan kapatıldığını, bundan dolayı psikolojisi etkilenerek yargılamaya konu yazıları yazdığına, dosyanın ve ifadelerinin yeniden incelenmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanık savunması ve olay tutanağına göre sanığın mahkumiyetine, tekerrür ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına; erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Tehdit Suçundan Verilen Hüküm Yönünden,
5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca .... Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.