Üniversite bünyesinde temizlik görevlisinin iş sözleşmesi feshine bağlı kıdem, toplu iş sözleşmesi farkı ve fazla mesai alacakları temyiz incelemesinde.
Özet: Bir işçi, ödenmeyen fazla çalışma ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark ücret alacakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve çeşitli alacakların tahsilini talep etmiş, davalı işveren ise zamanaşımı, alt işveren dönemi ve tüm hakların ödendiği savunmasını yapmıştır. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, işçinin ücretlerinin toplu iş sözleşmesine göre eksik ödendiğini tespit edip haklı feshi kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiş; temyiz incelemesinde ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş sözleşmesinin feshi, husumet, zamanaşımı ve ödenmeyen ücret alacakları noktalarına odaklanıldığı, özellikle toplu iş sözleşmesinden doğan fark ücretin ödenip ödenmediği konusundaki bilirkişi raporundaki belirsizliklerin incelendiği görülmüştür.
9. Hukuk Dairesi         2026/1474 E.  ,  2026/3933 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1774 E., 2026/58 K.
DAVA TARİHİ : 06.05.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/787 E., 2024/536 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Rektörlüğünde temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, davalı işveren tarafından, çalıştığı dönem boyunca müvekkiline fazla çalışma ücretleri ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacak ve diğer haklarının ödenmediğini, 28.01.2022 tarihinde ... 4. Noterliği'nin ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile müvekkilinin iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24/2-(e) hükmü gereğince haklı nedenle feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark ücret alacağı ve fazla çalışma ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 696 sayılı Kanun Hükmüne Kararname kapsamında 01.04.2018 tarihinde kadroya geçirildiğini, daha önce alt işveren Şirketler bünyesinde işçi olarak çalıştığını, kendi isteği ile işten ayrıldığını ayrıca hakkında devamsızlık tutanakları tutulduğunu, davacının gerek 4857 sayılı Kanun kapsamında gerekse de toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan tüm ücret ve haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini ödenmeyen ücret alacakları nedeni ile haklı nedenle feshettiği, işverence sonradan tutulan devamsızlık tutanaklarına itibar edilmediği, kart okuma sistemine ilişkin kayıtlar dikkate alınarak davacının fazla çalışma saatlerinin hesaplandığı, 2021/Ocak-Eylül döneminde davacıya, toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücrete göre ödeme yapılmadığı, asgari ücrete göre ödeme yapıldığının belirlendiği görülmekle; 14.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre net 2.812,38 TL ücret alacağı olduğu ancak dava dilekçesinde toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacakları talebinde bulunduğundan ıslah dilekçesinde ayrı ayrı talep ettiği akdi ikramiye, ilave tediye alacakları yönünden açtığı bir dava olmadığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Taleplerin zamanaşımına uğradığını,
2. Davacının alt işveren Şirketler nezdinde çalıştığı dönem olan 01.04.2018 tarihine kadar olan süreç yönünden davada husumetleri bulunmadığını,
3. İş sözleşmesinin devamsızlık nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini,
4. Toplu iş sözleşmesi de dâhil davacının tüm ücret alacaklarının ödendiğini,
5. Davacı ile kadroya geçerken Kurum ile sulh sözleşmesi imzalandığından alt işveren işçisi olarak döneme ilişkin olarak müvekkili Kurumdan hak ve alacak talebinde bulanamayacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, husumet, zamanaşımı ve ödenmeyen ücret alacakları bulunup bulunmadığı noktalarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark ücret alacağının bulunup bulunmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2021 Ocak-Eylül dönemine ait ücretinin toplu iş sözleşmesi zamları yapılmadığından eksik ödendiği tespit edilmiş, davalı vekilince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde anılan döneme ait farkın ödendiğini belirterek ödeme emir belgelerini dosyaya ibraz etmesi üzerine aldırılan ek bilirkişi raporunda ise davalı vekilince sunulan ve bankaya verilen listede davacıya toplu iş sözleşmesi farkı olarak 2.101,42 TL ödeme yapıldığı şeklinde bilgi olduğu ancak bu rakamın ne şekilde tespit edildiğine dair bilgi olmadığı ve sunulan listenin açıklık içermediği gibi denetime de elverişli olmadığının görüldüğü ve yine söz konusu ödemenin yapıldığı aya ait ücret bordrosu yada tahakkuk evrakı sunulmadığı, davacıya belirtilen toplu iş sözleşmesi farkının ödendiğine dair bir belge görülemediği tespit edilmiştir. Dosya içerisinde yer alan belgeler incelendiğinde ödeme emirlerinin 2021 yılı toplu iş sözleşmesi farkı olarak toplu düzenlendiği, ekinde yer alan listede davacının adı ve soyadı ile IBAN numarasının yer aldığı ve karşısında 2.101,42 TL tutarının yazılı olduğu, belirtilen ödeme ile ilgili her ne kadar ücret bordrosu bulunmamakta ise de UYAP kapsamında yer alan banka kaydına göre 20.11.2021 tarihinde fark ücret adı altında 2.101,42 TL bir ödemenin yapıldığı görülmüştür. Bahsi geçen ödeme emri ve yapılan ödemenin mahkemece değerlendirilmeden hüküm kurulduğu anlaşıldığından, eksik inceleme ile hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.