Yargıtay 2. Ceza Dairesinin hırsızlık suçunda bir sanık hakkındaki istinaf kararını onarken, diğer sanığın zorunlu müdafi yokluğu nedeniyle savunma hakkı kısıtlandığından hükmü bozmasına dair içtihat.
Özet: Hırsızlık suçuna ilişkin istinaf incelemesinde, yargılamada sanıklardan birinin yeterli delil bulunmadığı ve cezanın fazla olduğu yönündeki temyiz talebi reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmış; diğer sanık hakkında ise zorunlu müdafi bulundurulmadan yargılamaya devam edilmesinin savunma hakkını kısıtladığı tespitiyle hüküm bozulmuş ve dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/3034 E.  ,  2026/7245 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/4265 E., 2023/3104 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, mahkûmiyete yeterli kesin delil bulunmadığına, eksik araştırma ile deliller toplanmadan hüküm kurulduğuna cezanın fazla olduğuna, beraate karar verilmesi gerektiğine; sanık ...'nın temyiz isteminin ise, zararı giderebilmesi için yeterli olan sürenin tanınmadığına dair olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede
Sanık ... hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, müdafiinin yokluğundan yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.