Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet eden kaçakçılık suçunda zamanaşımı süresinin hatalı hesaplanan başlangıcını düzelterek yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Bu karar, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanık hakkında verilen, zamanaşımı nedeniyle düşme ve kaçak eşyanın müsaderesi hükmünü inceleyerek, ilk derece mahkemesinin zamanaşımını kesen son işlem olarak hatalı belirlediği ilk savunma tarihi yerine, zamanaşımını kesen doğru sebep olan önceki mahkûmiyet kararının esas alınması gerektiğini belirterek hukuka aykırılığı düzeltmiş ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu tespitiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/93E., 2024/791 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4 maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlemin 04.12.2007 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten itibaren, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.01.2011 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 01.12.2014 tarihi arasında geçen 3 yıl 10... gün durma süresi de dikkate alındığında hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olduğu halde, sanık hakkında zamanaşımını kesen son işlemin 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği mahkûmiyet karar tarihi olan 04.12.2007 tarihi gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından "ilk savunma tarihi olan 28.12.2010" ibaresinin çıkartılarak yerine “zamanaşımını kesen son sebep olan 04.12.2007 tarihli mahkûmiyet" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.