Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tanınmış markanın ayırt ediciliği ve benzerlik iddialarıyla açılan tescil kararı iptali ve hükümsüzlük davası.
Özet: Davacı şirket, 1952den bu yana farklı sektörlerde faaliyet gösteren ve coğrafi konum belirtmek için dahi kullanılan tanınmış markasıyla benzerlik taşıdığını iddia ettiği davalı yatırım şirketine ait markanın hükümsüzlüğüne ve Türk Patent ve Marka Kurumunun ilgili itirazı reddeden kararının iptaline yönelik dava açmış; davalı kurum kararlarının hukuka uygunluğunu savunurken, davalı yatırım şirketi ise kendi markasının 1974ten beri inşaat ve gayrimenkul sektöründe köklü ve ayırt edici bir konuma sahip olduğunu, davacı markasıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığını ve müktesep haklara sahip olduğunu beyan etmiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/377 Esas - 2025/372

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/377
KARAR NO : 2025/372
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali
DAVA TARİHİ : 19/06/2020
KARAR TARİHİ: 29/09/2025 Yazım Tarihi: 20/10/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkil şirketin, 1952 yılından faaliyet alanını değiştirdiği 2009 yılına kadar ulusal ilaç üretim sektöründe yer aldığını, 2009 yılında faaliyet alanını değiştirdiğini, gayrimenkul geliştirme, sağlık, hızlı tüketim ürünleri, yapı ürünleri ve diğer endüstrilerde ....’e bağlı olarak ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, dava dışı ... A.Ş. ile yarı yarıya “... ”nin sahibi olduklarını, ... ibareli markaları bulunduğunu, müvekkilin yayına itiraz ettiğini, itirazın kısmen kabul edilerek 19.sınıfın markadan çıkarıldığını, müvekkilin karara itiraz ettiğini, bu itirazın dava konusu ... kararıyla reddedildiğini, ... markasının kullanımının ispat edildiğini, ... markasının tanınmışlığı sayesinde, ....’da başlı başına bir lokasyon haline geldiğini, açık adres belirtmeye gerek kalmaksızın “...” ibaresinin ....’da tek başına konum ifade etmek için kullanılmakta olduğunu, .... tarafından trafik anonslarına konu olduğunu, dava konusu markanın ayırt edici olmadığını, markaların benzer olduğunu, davalının müvekkil markasının tanınmışlığından yararlanmak istediğini belirterek dava konusu ... kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... YATIRIM Şirket Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkili şirketin de dahil olduğu ...’un 1974 yılında inşaat sektöründe hizmet vermek amacıyla ... İnşaat’ın kurulmasıyla başladığını, Yurtiçi ve yurtdışında, inşaat, gayrimenkul sektörlerinde hizmet gösteren tanınmış bir firma olduğunu, .... gibi birçok ülkede faaliyet göstermekte olduğunu, Üniversite, hastane, konut, okul, karayolu, köprü, tünel, arıtma tesisi, isale hatları, atık su tünelleri, endüstriyel tesis gibi projelere imza attığını, ... ismi ile inşaat ve gayrimenkul alanında “önde gelen bir marka” haline geldiğini, davacının markalarını kullanmadığını, müvekkilin müktesep hakkı bulunduğunu, markaların benzer olmadığını, ....E. Sayılı dosyasının emsal niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
4. Maddesinde "Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla, kişi adları dahil, sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların biçimi veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her türlü işaretten oluşabilir",
5/1-b maddesinde " Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler", marka olarak tesçil edilemez
SMK 5/1-b yönünden ;
Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır.
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ",
Madde 19/2 " 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. ",
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesine göre tanınmış markalarda;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır.
ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME ;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın Kurum nezdinde ileri sürdüğü mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesi açısından iltibas- benzerlik- karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, davacı tarafın ileri sürdüğü mesnet markalarından bazıları hakkında kullanımının ispatı istenilen markalar açısından ... sürecinde kullanım ispatının gerçekleşip gerçekleşmediği, kullanım ispatı varsa bu markalar açısından da iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, hükümsüzlük istemi açısından ayrıca davalı başvuru markasının ayırt edici olmadığı, davacı tarafın markalarının tanınmışlığı iddiasının davalı başvurusuna dolayısıyla hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "... " ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun .... sayılı "...", "... ", "...", " ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
.....Başvuru sahibi yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sayılı "...", "... " ibareli markaların tescilli oldukları tüm mal/hizmetler için kullanımının ispatını talep ettiği tespit edilmiştir.
Belirtilen markalardan ..., ... sayılı markaların tescil tarihinden başvurunun yapıldığı tarihe kadar 5 yıllık süre dolmuş olduğundan kullanımın ispatı uygulamasına konu olabilecek bir markalar olduğu, ... sayılı markanın ise tescil edildiği 10/06/2016 tarihinden başvurunun yapıldığı 16/08/2018 tarihine kadar 5 yıllık süre dolmamış olduğundan kullanımın ispatı uygulamasına konu olamayacağı tespit edilmiştir.
..., ... sayılı markalar hakkında "Marka, kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır" şeklinde karar vermiştir.
Muteriz tarafından yeniden yapılan itiraz nedeni ile Kurul tarafından yapılan inceleme sonucunda, muterizin yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgelerin incelenmesi neticesinde, kullanım ispatına konu olan itiraz gerekçesi markaların işbu başvuruda yer alan ve çekişme konusu mal/hizmetler bakımından ciddi kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış, belirtilen markaların 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde esas alınması mümkün görülmemiş ve ... tarafından söz konusu markalar hakkında verilen karar yerinde görülmüştür.
Muterizin itiraz gerekçesi kullanım ispatına tabi olmayan .... sayılı "...", "..." ibareli markalarının ise başvuru ile benzer markalar olduğu kabul etmekle birlikte, itiraza mesnet olarak gösterilen markalardan .... sayılı markanın tescil kapsamında bulunan mallarla aynı malların 6/1 bendi kapsamında zaten ... İtiraz Biriminin incelemesinde başvuru kapsamından çıkartılmış durumda olduğu, bunun dışında kalan itiraza konu hizmetler için itiraza mesnet .... sayılı markaların tescil kapsamında bulunan emtialarla başvuru kapsamında itiraza konu hizmetlerin benzerlik düzeyi ile işaretlerin benzerlik düzeyi hususları bir arada değerlendirildiğinde, itiraza konu hizmetler için markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır.
Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddine karar verilmiştir.
Karar: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir.
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... ...
Bilirkişi heyetinden alınan 26.05.2021 tarihli raporda ÖZETLE; "1) İtiraz gerekçesi .... sayılı markaların kapsamındaki ve dava konusu hizmetlerle örtüşen 35.01, 35.03, 36.03, 37.01 grubundaki hizmetler yönünden kullanımının ispat edildiği,
a) 1.maddede sözü edilen ve kullanımı ispat edilen hizmetlerle dava konusu “35 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. 36 Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri 37 İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri”nin aynı/ aynı tür olduğu,
b) 1.maddede sözü edilen ve kullanımı ispat edilen hizmetlerle dava konusu “35 Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 36 Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gümrük müşavirliği hizmetleri. 37 Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri. 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” nin farklı olduğu,
2) İtiraz gerekçesi .... sayılı markaların mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispat edilemediği,
a) 2.maddede sözü edilen ve kullanımı ispat edilemeyen ... sayılı marka kapsamındaki hizmetlerle dava konusu 35.05’teki satış hizmetleri dışındaki tüm hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, b) 2.maddede sözü edilen ve kullanımı ispat edilemeyen ... sayılı marka kapsamındaki hizmetlerin dava konusu hizmetlerden farklı olduğu,
3) İtiraz gerekçesi diğer markaların kapsamındaki hizmetlerin dava konusu hizmetlerden farklı olduğu,
4) Taraf marka işaretlerinin genel izlenim yönünden benzer olmadığı,
5) Tanınmışlıkla ilgili iddiaların dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı,
6) Dava konusu markanın ayırt edici olduğu,
7) Karıştırılma olasılığı konusundaki değerlendirmelerimizin dava konusu ... sayılı ... kararı ile paralel olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 28/06/2021 tarih ve .... Sayı ile " davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, sesçil benzerliğin de düşük düzeyde olduğu, başvuru markasındaki şekil ibaresinin davacı markalarından uzaklaşmayı sağladığı, bu nedenle kullanım ispatı hususunun değerlendirilmesine gerek olmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların somut olayda bulunmadığı, SMK'nın 6/5 maddesinde öngörülen koşulların da gerçekleşmediği, başvurunun SMK'nın 4. maddesinde belirtilen marka tanımına uyar şekilde somut ve soyut ayırt ediciliğinin olduğu gerekçesiyle davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup ..... HD.nin 28/06/2024 tarih ve .... sayı ile " Davalı Kurumun internet sitesinden tespit edilen bilgilere göre, davaya konu olan ... sayılı markanın, dava tarihinden sonra dava dışı ... Şirketine devredildiği anlaşılmaktadır.
HMK'nın 125. maddesi gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan birinin davanın konusunu 3. kişiye devretmesi halinde, diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse dava konusunu 3. kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir (.....). Mahkemece bu durum gözetilerek HMK'nin 125. maddesi hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak anılan gerekçe ile esas hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu nedenle HMK.'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp esas hakkında yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
2-İstinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile .... Hukuk Mahkemesince verilen 28/06/2021 gün ve .... sayılı kararın KALDIRILMASINA, " şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
YENİDEN DEĞERLENDİRME ;
Davacı vekiline iade kararı çerçevesinde HMK 125.nci maddeye göre seçimlik hakkını kullanması için davetiye gönderilmiş, davacı vekili 27/09/2024 tarihli dilekçe ile davaya ... ŞİRKETİ yönünden devam edilmesini istemiştir.
Yeni davalı yönünden de dilekçe teatileri başlatılmıştır.
Davalı firma (devir alan) vekili CEVABINDA özetle " -Öncelikle, müvekkilimiz şirketin de dahil olduğu, ..., 1974 yılında inşaat sektöründe hizmet vermek amacıyla ... İnşaat’ın kurulmasıyla başlamış, uzun yıllardan bu yana, yurtiçi ve yurtdışında, inşaat, gayrimenkul sektörlerinde hizmet gösteren ülkemizin tanınmış, köklü bir firmasıdır.
her şeyden önemlisi, müvekkilimize ait markada yer alan “...” ibaresi, köklü bir aile olan müvekkillerimizin soyadından gelmektedir.
davacı şirket bahse konu markaları 6769 sayılı kanun gereğince "ciddi" şekilde kullanmamaktadır.
müvekkilimiz şirket "..." ibaresi üzerinde müktesep hak sahibidir.
müvekkilimize ait "..." markasının "TANINMIŞ MARKA" olduğu aşikar olup, müvekkilimiz şirketin herhangi bir markanın benzerini tescil ettirme gibi gayesi söz konusu dahi olamayacağı izahtan vareste olduğundan, davacının iddiaları haksız, maddi ve hukuki olgu ve dayanaklardan yoksun ve bir hakkın suistimali mahiyet ve nitelikte olduğundan "davanın reddine" karar verilmesini davacının bahse konu markaları ile müvekkilimiz şirkete ait marka arasında hiçbir benzerlik kesinlikle bulunmamaktadır. " şeklinde talepte bulunmuştur.
Daha sonra ön inceleme duruşması yapılıp tahkikata geçilmiştir.
10/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE " 1. İtiraz gerekçesi .... sayılı markaların kapsamındaki ve dava konusu hizmetlerle örtüşen 35.01, 35.03, 36.03, 37.01 grubundaki hizmetler yönünden kullanımının ispat edildiği,
2. Kullanımı ispat edilen hizmetlerle dava konusu “35 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. 36 gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri 37 İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri”nin aynı/ aynı tür olduğu,
3. Kullanımı ispat edilen hizmetlerle dava konusu “35 Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 36 Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gümrük müşavirliği hizmetleri. 37 Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri. 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” nin farklı olduğu,
4. İtiraz gerekçesi .... sayılı markaların mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispat edilemediği,
5. Kullanımı ispat edilemeyen ... sayılı marka kapsamındaki hizmetlerle dava konusu 35.05’teki satış hizmetleri dışındaki tüm hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu,
6. Kullanımı İspat Edilemeyen ... sayılı marka kapsamındaki hizmetlerin dava konusu hizmetlerden farklı olduğu,
7. İtiraz gerekçesi diğer markaların kapsamındaki hizmetlerin dava konusu hizmetlerden farklı olduğu,
8. Taraf marka işaretlerinin genel izlenim yönünden benzer olmadığı,
9. Tanınmışlıkla ilgili iddiaların dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı,
10. Dava konusu markanın ayırt edici olduğu,
11. Dava konusu ... sayılı ... kararının iptali koşullarının oluşmadığı,
12. ... sayılı dava konusu markanın SMK m.6/1 ve 6/5. hükmü bakımından yukarıda yer verilen emtialar yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
SMK 5-1b ayırtedicilik açısından;
"..." ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan tüm emtialar açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür hizmetinden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunduğu, SMK 5/1-b kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı iddiasının doğru görülmediği ;
Nisbi red sebepleri açısından;
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "...." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında kısmen emtia benzerliği oluşsa da markalardaki biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
Bu açıdan kullanım ispatının sonuca etkisi olmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "...." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından/Hizmetinden satın almak isterken davalının "...." ibareli başvuru markalı malları/hizmeti satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin düşümü ile bakiye 561‬,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 29/09/2025
Katip .... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır