Anonim şirket ortaklar pay defteri sahteciliği iddiasıyla açılan tazminat davasında, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının istinaf incelemesi yapıldı.
Özet: Hukuka aykırı olarak açılışı onaylanan sahte ortaklar pay defterinin tespiti, iptali ve bu durumdan kaynaklanan maddi tazminat talebiyle açılan davada, davacı, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetme kararına itiraz ederek istinaf yoluna başvurmuştur; davacı, pay defterinin sahteliğinin önceki raporlarla kanıtlandığını ve şirketin bu sahte belgeye dayanarak genel kurul yapma hazırlığında olduğunu belirterek, derhal tedbir alınması gerektiğini vurgulamış ve mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : .
KARAR NO : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :.
KARAR NO : --------
KARAR TARİHİ .
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ .
DAVACI : .
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
B.A.M. KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahal mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'ın, dava konusu işlemi yapan Bursa eski ... Noteri olduğunu, diğer davalı Mesut Kükner'in de Noterliğin imzaya yetkili kâtibi olup; işleme imza atan noterlik görevlisi olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri olan davalılar ... ve... . ile şirket denetçisi daval...., 1989 yılında kurulmuş ve halen faaliyeti devam etmekte olan davalı ... Tic. A.Ş. şirketinin ortakları olduğunu, pay defteri olduğu halde, bu defteri zayi ettiklerini iddia ederek; 28.12.2012 tarihinde Bursa ....Noterliğinde ve ...yevmiye numaralı Ortaklar Pay Defteri'nin açılış onayını yaptırdıklarını, davalı Bursa eski ....Noterinin işlemi yaparken Noterlik kanunu ve onaylama işlemlerine ilişkin mevzuata aykırı olarak açılış onayını yapmak suretiyle davalı şirketin ikinci ortaklar pay defterinin oluşmasını sağladığını, dava konusu işlem sırasında davalı şirket denetçisi ve SMMM'si olan davalı... tarafından davalı notere 14/05/2009 tarihli “Ticaret Sicil Tasdiknamesi“ verilerek işlemin bu ticaret sicil tasdiknamesi esas alınarak yapıldığını, sahteliği açıkça ortada olan ortaklar pay defterine tedbir konularak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesi gerektiğinden, bu hususta HMK 208 vd. md. hükümlerinin kıyasen uygulanmasını talep ettiklerini, Bursa eski....Noteri davalı ... ve noterlik imzaya yetkili katibi davalı ... tarafından 28/12/2012 tarihinde ... yevmiye numarası ile açılış onayı yapılmış davalı .... Tic. A.Ş.'nin ortaklar pay defteri, noterlik kanunu ve Türk Ticaret Kanunu ile ilgili alt mevzuata aykırı olarak yapıldığından, sahteliğinin tespitiyle iptaline, müvekkilinin uğradığı maddi zarar nedeniyle fazlaya ait dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle birlikte tahsiline, ortaklar pay defterine tedbir konularak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 27/10/2025 ara karar tarihi ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın doğrudan ispatı anlamına gelecek Bursa ... Tic. Mah.... E. Sayılı dosyasında alınan Heyet Raporlarıyla Pay defteri sahteliği, Hazirun cetveli sahteliği, Nisap yetersizliği vs. Hukuki hususlar ispat edildiği halde ispata yeterli bulunmaması, mahkemenin bu yaklaşımı bir ihsası rey olup; HMK hükümlerine açık aykırı olduğunu, şirket mahkemenin bu yaklaşımını fırsat bilerek 20.11.2025 tarihinde bu sahte belgelere dayanarak bir Genel Kurul yapacağını ilan ettiğini, mahkeme açık hukuka aykırı ve hatta incelemeden karar verdiğini, HMK 389 mad. Tüm koşullar gerçekleştiğini belirterek yerel mahkemenin 27/10/2025 tarihli ara kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, davalı Anonim Şirketinin ortaklar pay defterinde yapıldığı ileri sürülen sahteciliğin tespiti, iptali ve buna ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davanın alacak isteminden ibaret olduğu, 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddesi gereği, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, salt para alacağına ilişkin davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin olanaklı olmadığından, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2025 tarih ve ... esas sayılı ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 09/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)