Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının temyiz başvurusunu, hakkında verilen ceza yargılaması kararları ışığında hukuka uygunluk açısından değerlendiriyor.
Özet: Danıştay, FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarma işleminin iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle açılan davanın reddedilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunu incelemekte olup; davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kanuni bozma hallerine girmediğini belirtmekle beraber, ilgili ağır ceza mahkemesi kararında davacının üniversite yıllarından itibaren FETÖ/PDYye ait dershaneye gitmesi, örgüt evlerinde kalması, "ev abiliği" ve "BTM" gibi sorumluluklar üstlenerek örgüt içinde aktif görev alması gibi kapsamlı örgütsel faaliyetlerinin tespit edildiği hususlarına vurgu yapmaktadır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/13707 E.  ,  2025/10432 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/13707
Karar No : 2025/10432
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili : Av. ...
-E Tebligat-
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
-E Tebligat-
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B-9 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E.., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat noktasında dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığı, ceza yargılamasında hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesin hüküm niteliğinde olmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, hakkında FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğuna dair somut tespit bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine girmemektedir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan ".... sanığın Kars Valiliği İl Göç İdari Müdürlüğünde uzman olarak çalıştığı, tanık A.S.'nin sanıkla aynı KPSS çalışma evinde kaldıkları yönündeki beyanı üzerine sanık hakkında adli soruşturma başladığı, sanığın FETÖ/PDY ile ilk tanışmasının üniversite hazırlık döneminde örgüte müzahir FEM adlı dersaneye gitmekle gerçekleştiği, sanığın 2008-2012 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Maliye Bölümünde öğrenim gördüğü, sanığın üniversite öğrenimi için Trabzon iline gittiğinde FEM adlı dersanedeki öğretmeni Serkan adlı şahıs tarafından örgüte ait evlerde konaklaması teklif edildiği, sanığın 2008-2009 eğitim öğretim yılının sonuna dek örgüt evinde kaldığı, bu dönemde örgütte herhangi bir görevinin bulunmadığı, 2009-2010 eğitim öğretim yılında sanığın bu kez başka bir örgüt evine geçtiği, sanığa BTM Recep adlı şahıs tarafından ev abiliği görevi verildiği, sanık ev abiliği kapsamında örgüt evinde kalanlardan kimin kitap okuyup okumadığı ve kimin namaz kılıp kılmadığı hususlarında çetele tutmak suretiyle BTM'ye bilgi verdiği, 2010-2011 eğitim öğretim yılında ev abiliği görevinin yanı sıra örgüt tarafından sanığın bizzat ilgilenmesi, örgüte müzahir kitapların okutulması ve fetö elebaşını ve örgütü sevdirmesi maksadıyla lise ve ortaokul öğrencileri tahsislendiği, sanığın bu öğrencilerle bizzat ilgilendiği, 2011-2012 eğitim öğretim yılında sanığa örgüt tarafından BTM'lik görevinin verildiği, kaldığı evin sorumluluğunun yanında başkaca örgüt evlerinin de sorumluluğunu üstlendiği, sorumlu olduğu örgüt evlerini denetlediği, yine bu dönemde sanığın Ankara ilinden özel olarak gelen örgütün mezun sorumluları tarafından mülakata davet edildiği, sanığa Ankara ilinde bulunan KPSS çalışma evlerinde kamu kurum ve kuruluşlarının sınavlarına hazırlık yapması teklif edildiği, sanığın da teklifi kabul ettiği, sanığın 2012 yılı Haziran ayında mezun olduktan sonra Ankara iline gidip 2014 yılı Ocak ayına dek KPSS çalışma evlerinde kaldığı, bu evlerde cep telefonunun kullanılmasının yasaklandığı, ortak telefon kullanıldığı ve yalnızca 2 kişi ile irtibatta olmalarına izin verildiği, sanığa bu süreçte gelir uzman yardımcılığı sınavından bir gün önce örgüt sorumlusu tarafından sanığa Kuran-ı Kerime el bastırılarak gizlilik yemini ettirildiği, ertesi gün gelir uzman yardımcılığı sınavında çıkacağı söylenerek sanığa soru kitapçığı verildiği, sanığın ertesi gün sınava girdiğinde örgüt sorumlusu tarafından kendisine verilen kitapçıkta bulunan 100 sorunun tamamının sınavda çıktığını fark ettiği, sanığın gelir uzman yardımcılığı mülakatında başarılı olduğu ancak Ankara'ya atanması sonrasında göreve başlamadan 2014 yılının Haziran ayında istifa ettiği, 17/25 Aralık olayları sonrası sanık Skype adlı program üzerinden örgüt hiyerarşisi içinde olan ve mesleği müfettiş olan bir kimseyle görüştüğü, sanığa il göç uzmanlığı sınavında Ankara ilini tercin etmesi yönünde baskı yapıldığı, sanığın 2017 yılının Temmuz ayında Trabzon ilinde il göç uzman yardımcılığı görevine başladığı, sanığın Trabzon ilinde de Fetö ile iltisaklı ve irtibatlı kod adı kullanan ve teşhislerinde adları geçen şahıslarla görüşmelerini devam ettirdiği, Trabzon ilinde çalıştığı esnada sanıktan burs adı altında himmet talep edildiği, bahse konu hususlar hakkında, kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen M.N.Y. aşamalarda özetle, 2009-2013 yılları arası Karadeniz Teknik Üniversitesi Maliye Bölümünde okuduğunu, sanığın örgüte ait evlere gelip gittiğini beyan ettiği, tanık E.K. aşamalarda özetle, sanıkla Ankara'da KPSS çalışma evlerinde beraber kaldıklarını, sanığın Ankara'ya birlikte gitmek için kendisini ikna ettiğini beyan ettiği, tanık A.S. aşamalarda özetle, sanıkla Ankara'da KPSS çalışma evlerinde beraber kaldıklarını beyan ettiği, tanık A.I. aşamalarda özetle, Trabzon'da sanıkla bir süre aynı evde kaldıklarını, bu evden Emrah isimli kişinin sorumlu olduğunu, evde rutin bir şekilde örgüt elebaşısının kitaplarını okuma, kaset izleme, vaazlarını izleme ve dinleme gibi faaliyetlerin yapıldığını, o tarihte sanığın herhangi bir kod adının olmadığını beyan ettiği, tanık E.D. aşamalarda özetle, sanıkla Ankara'da KPSS çalışma evlerinde beraber kaldıklarını beyan ettiği, herhangi bir kod isminin olmadığını, söz konusu KPSS çalışma evinde internet ve televizyonun olmadığını, aileleri ile irtibat için evde 1 adet tuşlu cep telefonunun olduğunu, cep telefonu kullanılmasına izin verilmediğini beyan ettiği görülmekle, sanığın ikrar içeren beyanları, kolluk tutanak ve araştırmaları, ankesör büfe sorgu raporları, HTS analizleri ile sanığı tanıdıklarını belirtip bilgi ve görgüye dayalı bildiklerini anlatan tanıkların beyanlarının uyumlu olduğu, sanığın ardışık aranma iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı, dosyada yer alan tutanaklar incelendiğinde; sanığın kullanmış olduğu 546....70, 534....69 ve 531....73 numaralı GSM hatlarının büfe/köntörlü/ankesör numaralarından 20/11/2009 tarihinde F.P. ile, 20/01/2010 tarihinde R.Ö ile, 27/01/2010 ve 16/03/2011 tarihlerinde S.N.A ile ve 21/03/2014 tarihinde E.T, E.Ç. ve M.B ile toplamda 6 grup olmak üzere örgüt içi gizliliği sağlamak ve haberleşmek maksadıyla ardışık olarak arandığı anlaşıldığı..." tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.