Danıştay Üçüncü Daire, sahte fatura düzenleme fiiline iştirak iddiasıyla kesilen vergi ziyaı cezasının, davacının iştirakine dair somut tespit bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmasına ilişkin alt mahkeme kararını temyizen onadı.
Özet: Bir vergi dairesinin, komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme eylemine iştirak ettiği iddiasıyla bir kişi hakkında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yaptığı temyiz başvurusu, Danıştay tarafından, davacının eyleme iştirak ettiğine dair somut tespit bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek, vergi ziyaı cezasının kaldırılması kararı onanmış, ancak karşı oyda davacının banka hareketleri ve çek tahsilatları üzerinden eyleme iştirak ettiğine dair önemli tespitler olduğu belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1673Karar No : 2025/2262TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, ...'ın komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2016 ila 2018 yıllarına ait gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemlerine ait geçici vergi ile Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... hakkındaki saptamalar düzenlediği faturaların sahte olduğunu göstermekle birlikte davacının bu fiile iştirak ettiğine dair somut tespit bulunmadığından kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmıştırBölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, ...'ın komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği saptandığından adına kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilememiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade edeceği; aynı Kanunun 344. maddesinde, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.İştirakçiye ceza kesilmesinin ön koşulu, asıl mükellef yönünden 213 sayılı Kanunun 359. maddesindeki fiillerle vergi ziyaına yol açılmış olmasının gerçek olmasıdır. Bu bağlamda bakılmakta olan davada, yargı merciince, tespitler incelenerek asıl mükellefin fiilleri işlediği tespit edilmiştir. Davacı yönünden ise iştirak koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.Ancak, asıl mükellef ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; ihtilaflı dönemlerde mükellefin ...Bankası,..., ... Bankası ve ... Bank nezdinde yer alan banka hesaplarından söz konusu hesaplar üzerine verilen talimatlar ile davacı tarafından banka şube gişesinden 5.000,00-TL tutarının üzerinde 227 farklı işlem ile toplam 20.437.129,00-TL tutarında nakit çekim işlemi gerçekleştirildiği, yine ...'ın mal/hizmet sattığını beyan ettiği mükelleflerden almış olduğu toplam 1.829.000,00-TL tutarında 7 farklı çekin de davacı tarafından tahsil edildiği yolundaki tespitler ve diğer saptamalar davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğini gösterdiğinden, aksi gerekçeyle verilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.