Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tanınmış bir markanın benzer ibarelerle kötüniyetli tescil kararlarının iptali ve hükümsüzlüğü talepli dava.
Özet: Davacı şirket, 1985ten bu yana elektronik, savunma, telekomünikasyon, denizcilik gibi birçok alanda faaliyet gösteren ve "..." markası ile geniş tanınırlığa sahip bir marka grubu olarak, davalı tarafından 39. sınıf dahil olmak üzere tescil edilen "..." ve "..." ibareli markalara itiraz ederek, kendi üstün hak sahibi olduğu "..." markaları ile davalı markaları arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik bulunduğunu, bu durumun kötüniyetli bir tescil ve tanınmış markasından haksız yararlanma amacı taşıdığını, ayrıca kendi markalarının 11, 12, 35, 37 ve 43. sınıflardaki tescilli mal ve hizmetlerinin, davalı markalarının tescil edildiği 39. sınıftaki hizmetlerle tamamlayıcı ve ilişkili olduğunu, bu nedenle davalının müvekkilinin yarattığı olumlu imajdan haksız avantaj sağlayacağını iddia etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/354 Esas - 2025/357
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2024/354 KARAR NO : 2025/357DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 23/08/2024KARAR TARİHİ : 24/09/2025 Yazım Tarihi: 15/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:... Grubunun, elektronik cihazlardan savunma sanayi ve telekomünikasyon cihazlarına, gemi ve yat inşaatına, emaye bobin telinden alüminyum ve metal ürünlere, satış sonrası hizmetlerden ambalaj sanayiine, ihracat ve ithalattan sigorta acenteliğine kadar pek çok alanda faaliyet gösterdiğini, 1985 yılından bu yana ..." markası ve benzer şekilde tescilli başkaca markalarıyla; elektronik , güvenlik , pos cihazları , tv ve başkaca bir çok farklı alanda kullanım ile pazarda büyük tanınırlığa sahip olduğunu, Kamu nezdinde müvekkili şirketin ... markası ile bilinirlik ve tanınırlığını çok uzun yıllardır koruduğunu ve faaliyetlerine "... " çatı markası altında devam ettiğini, davalı başvurusuna itiraz edildiğini, itirazın kısmen kabul edilerek eşya listesinde 35. Sınıf hizmetlerin çıkartıldığını ancak 39. Sınıf hizmetleri yönünden itirazın reddedildiğini, 31.03.2023 'te .... başvuru numarası ile " ... " ve ....başvuru numarası ile " ... " ibareli marka tescil işlemlerine başlandığını, her iki markada da 32,39,40 sınıf kodu ile başvurularını gerçekleştirdiğini ve her iki markanın da 29.11.2023 ve 27.09.2023 tarihlerinde 39. Sınıf da dahil olmak üzere tescillerine karar verildiğini, itiraza konu marka başvurusundan önce " ... " markası ile halihazırda üstün hak sahibi olarak diğer " ..." asli unsuru kullanılarak marka başvurusu yapılmış ve tescili çok daha öncesinde sağlandığını, markalar arasında ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunduğunu, başlangıç ve bitiş kısımlarının tıpatıp aynı olduğunu, ibarenin bir kısmının büyük bir kısmının küçük harfle yazılmasının yazılış ve okunuşu değiştirmediği ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığını, başvuruların SMK 6/9 uyarınca kötüniyet teşkil etmekte, müvekkil firmanın tanınmışlığından haksız yararlanma amacı taşıdığını, müracaatı yapılan “...” esas unsurlu markalar incelendiğinde; 5/1-ç nedeniyle kısmen reddedildiğini, ... nolu marka başvurusunun markalarına olan benzerliği sebebi ile reddedilmiş ve hükümsüz hale geldiğini, .... markalarının benzerliğe mesnet marka olarak gösterildiğini, profılo markası üzerinde önceki tarihli tescilleri ile gerçek ve üstün hak sahibi müvekkili olduğunu, değerlendirmeyi yaparken 39. sınıfta daha önce tescili olup olmadığına bile bakmasına gerek olmaksızın , markalarına ait kullanım alanlarını ve diğer sınıf kodlarındaki tescillerini tümü ile değerlendirmesi gerektiğini, müvekkilini .... sayılı markaları 12.sınıfta “otomobil kareserleri, kamyon kasaları, şasileri, motorsiklet, motorsiklet şasileri, skuter, skuter şasileri, bisiklet, bisiklet şasileri, sabit ve seyyar römorklar, her nevi deniz araçları ve taşıtları, saç ve fiberglastan imal edilmiş gezinti tekneleri, spor tekneleri, turistik gemiler, balıkçı gemileri, araştırma gemileri ve her tip saçtan imal edilmiş muhtelif gemiler” emtialarında tescilli olduğunu, müvekkili markalarının tescilli olduğu 11. sınıftaki Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı, 12. Sınıftaki kara ve deniz taşıtları, 35. Sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması kara- deniz ve hava taşıtlarının bir araya getirilmesi hizmetleri, 37. sınıftaki Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri 43. Sınıftaki Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri, 39. Sınıftaki “..., tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Su temin hizmetleri.” ara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Su temin hizmetleri.”ile birbirini tamamlayan, benzer ve ilişkili mal ve hizmetlerden olduğunu, müvekkilinin tanınmış ... markasının toplumda yarattığı olumlu imajdan yararlanacağı ve bu olumlu imajı kendi markasına aktaracağı ve dolayısıyla haksız avantaj sağlayacağını, müvekkilin müktesep hakkının incelenmesi ve seri marka olarak kabulü esnasında sadece davaya konu 39. Sınıfta daha önce tescilinin olup olmadığı yönünden inceleme yapılmasının yanlış olacağını, Müvekkili şirketin marka adı ile özdeş ve 1954 yılından beri yurtiçinde ve yurtdışında bu şekilde bilinen bir ticari faaliyeti , tanınırlığı ve ticari hayatta yeri vardır. Müvekkil şirketin ticari unvanı ... Holding A.Ş. 'ye bağlı grup şirketleri ile tüm tüketici nezdinde bilinen tek ... marka sahipliğinde ... A.Ş olduğunu, ticaret unvanı ve markasal haklarının bu anlamda da zedelendiğini iddia ederek ... tarafından verilen 27.06.2024 tarihli, .... karar sayılı kararın iptali ile ... başvuru numaralı “... profesyonellerin tercih ettiği adres” marka başvurusunun reddine ve tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahıs vekili ;" Müvekkilin yerleşim yeri .... olup huzurdaki davanın .... Mahkemelerinde açılması gerekmektedir. İş bu sebeple yetkisizlik kararı verilmesi gerekmektedir. Davacı taraf aynı içerikte ve tarafları da aynı olacak şekilde .... E. Ve .... E. Sayılı dosya ile dava açmış olup huzurda açılan davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. Müvekkilin kurucusu olduğu firma 17/02/2022 yılından itibaren aktif bir şekilde faaliyet sürdürmektedir. Müvekkil ..., A. Ş. İle Davacı arasında iddia edildiği gibi isim, tabela, amblem ve kartvizit benzerliği bulunmamaktadır. iş bu haksız dava ile ticari itibari zedelenen müvekkil firma hakkında tazminat alacağı doğmuştur.Davacı marka ile gerek unvan gerekse de isim, logo, amblem, tabela, kartvizit olarak hiçbir benzerliği olmadığı halde iş bu haksız ve hukuka aykırı davanın REDDİNE karar verilmesini, Bu dava nedeniyle ticari itibarı zedelenen ve müşteri kaybeden müvekkil hakkında re'sen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini," şeklinde cevap vermiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.Bu davalara SMK 156/2 maddesine göre .... mahkemeleri bakacağından YETKİ itirazı haklı bulunmamıştır.Dosyaya fiziki olarak yansıtılan duruşma zabıtlarında;Mahkememizin ....esas sayılı dosyasında davalı şahsın ...başvuru sayılı markası hakkında verilen ... ... sayılı ... kararı iptali davası olduğundan derdestlik itirazı haklı bulunmmamıştır.Yine .... E. Sayılı dosyasında da başka markaya göre (....) ve ... (....) kararı iptali davası olduğundan derdestlik itirazı haklı bulunmmamıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göne iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 Maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/6 maddesine göre ünvan ve isim hakkı , SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 01/07/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 23/08/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun "..." ibareli markalara dayanılarak SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Öncelikle 6769 s. SMK'nın 6/3, 6/4 maddelerine dayalı itirazın ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen maddelere dayalı itiraz kabul edilmemiştir İtiraza gerekçe olarak gösterilen .... sayılı markaların ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen markalara dayalı itiraz kabul edilmemiştir. Başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi ... markalar hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 13.10.2022 tarihinde söz konusu markaların beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla anılan markalar bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından delil sunulmadığından ...'nca söz konusu markaların Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. Kurul da, ... kararında kullanım ispatıyla ilgili olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görüşünde olup itiraz konusu ... kararını bu yönüyle yerinde bulmaktadır. Yapılan incelemede, Kurul; kısmi ret kararı sonrası başvuru kapsamında kalan hizmetler ile ....sayılı muteriz markaları kapsamında yer alan mal/hizmetlerin benzerlik durumu ile markaların benzerlik düzeyini dikkate alarak, başvuru kapsamında kalan hizmetler bakımından markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna ulaşmıştır. Sayılan nedenlerle 6/1 kapsamında yapılan itirazın reddedilmesi gerekmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi ise "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir" hükmünü içermektedir. Somut olayda, başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı değerlendirildiğinden tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. İtiraz sahibince ileri sürülen diğer fikri haklar ve başvurunun kötü niyetle yapıldığı iddiaları da yeterli delille ispatlanamadığından isabetli bulunmamıştır.” Gerekçeleri ile itirazın reddine karar verilmiştir. " ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin .... şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... (...) ...29/05/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; "Davalının başvuru markası ile davacının hem ... İptali hem de Hükümsüzlük talebine konu dayanak markalarından .... tescil numaralı markaları arasında başvuruda bulunan 39. Sınıftaki “...” yönünden ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu; Davacının önceye dayalı kullanım hakkından kaynaklı bir tescil engelinden somut olayda bahsedilemeyeceği, Davacının tanınmışlık düzeyine ilişkin iddiaları bakımından tanınmışlığı ispata elverişli marka işlem dosyasında ve dava dosyasında yeterli düzeyde delil bulunmadığından dava konusu marka ile ilgili bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, Davacının ticaret unvanından kaynaklı tescil engelinden söz edilemeyeceği, Davalı başvurusunun kötüniyetli olduğuna dair dosya içerisinde somut verilerin bulunmadığı Davacının somut olayda müktesep hakkından bahsedilemeyeceği" şeklinde ifade edilmştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının "... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;Diğer yönden başvuru markasının kapsamında olan 39. Sınıftaki "..." yönünden davacı markası kapsamındaki emtialar ile aynı/benzer/ilişkili olduğu;Davalının "... " ibareli marka başvurusu dolayısıyla Davacının " ... " ibareli tescilli markasını birlikte gören hedef tüketicilerce bu mallar açısından aralarında aynı/ benzer emtialar olduğu kanısı ile bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak değil birbiri ile ilişkili/bağlantılı markalar şeklinde algılayabileceği , yani markalar arasında SMK 6/1 maddesindeki karıştırılma ihtimali olduğu düşünüleceği;(Bilirkişi heyet raporunda bu durum " Davalının başvuru markası ile davacının hem ... İptali hem de Hükümsüzlük talebine konu dayanak markalarından .... tescil numaralı markaları arasında başvuruda bulunan 39. Sınıftaki “...” yönünden ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu; " şeklinde de izah edildiği)Bunun dışında kalan emtialar açısından ise emtia benzerliği veya ilişkili /bağlantılı emtia oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu da oluşmadığı;Diğer yönden ise ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebep oluşturmadığından neticeden dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE,2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 39. Sınıftaki "...." yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına,3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 370,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 11.985,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 5.992,70 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.24/09/2025 Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır