8. Hukuk Dairesinin Sakaryada 2/b uygulamasıyla orman niteliği kazanan taşınmazın tapu iptali, hazine adına tescili ve zilyetlikle iktisabın mümkün olmamasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Sakaryada tapulu olarak tarla vasfıyla kayıtlı bir taşınmazın, orman kadastrosu ve 2/b uygulamaları neticesinde tamamının devlet ormanı sınırları içinde kaldığının belirlenmesi üzerine açılan davada, davalıların miras yoluyla edindikleri tapu haklarını savunmalarına rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, bilirkişi incelemesiyle arazinin orman vasfı taşıdığını ve belirlenen orman sınırlarının itirazsız kesinleştiğini tespit etmiştir. Bu doğrultuda, ormanların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle mevcut tapu kaydı iptal edilerek taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2518 E.  ,  2026/4007 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3051 E., 2024/1552 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/1094 E., 2018/149 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Sakarya ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 183 parsel sayılı taşınmazda Mayıs 1944, sıra no:144, cilt no:2, sayfa no:60, 5000 m² yüzölçümlü dayanak tapu kaydına istinaden tapulama sırasında tespit malikleri olan ..., ... , ..., ... ve ... adlarına 1/5 er pay ile 5.140 m² yüzölçümü ve tarla vasfı ile 11.09.1980 tarihinde yapılan tespit, itiraz edilmeksizin 11.08.1991 tarihinde kesinleşmiştir. ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanun ile eklenen ek 4. maddesi gereğince, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831sayılı Kanun) kapsamında 2/B alanları içerisindeki taşınmazların kadastro çalışmasının yapıldığı, 1994 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları sırasında dava konusu parsel ile orman kadastro haritasının çakıştırılması sonucu taşınmazın tamamının 67, 68 numaralı O.S noktalarını birleştiren hattın batısında orman sınırı içinde kaldığı tespit edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... köyü mülki sınırları içerisinde kalan Devlet ormanlarının, orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmalarının ilgili komisyonca sonuçlandırılarak 1994 yılında ... köyü ilan duvarına asılarak ilan olunduğunu ve söz konusu ilana ve kadastro tespitine itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, Sakarya ili ... ilçesi ... köyü mülki sınırları içerisinde kalan 183 nolu parselin 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulaması yapıldığını, parselin tamamının Devlet ormanı sınırları içinde kaldığını, ileri sürerek, Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi mülki sınırları içinde kalan 183 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkillerine ...'den miras yoluyla intikal ettiğini, bu taşınmazın müvekkillerine atalarından kalma olduğunu, çok eski tarihlerden beri aileye ait olduğunu, bu taşınmaza ait ... adına verilmiş olan 03.08.1982 tarihli çaplı tasarruf vesikasının ve 31.08.1993 edinme tarihli tapu senedinin bulunduğunu, tapuya dayanan müvekkillerinin haklarının yasa gereği korunması gerektiğini, orman vasfı taşımayan bu taşınmazın orman arazisi sayılarak tapuya orman şerhi konulmasının müvekkillerini maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "10.09.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda, ... Mahallesi 183 parsel sayılı taşınmazın arazi tesis kadastro çalışmasında tarla vasfı ile 5140 m² yüzölçümü ile tespiti yapılarak tescil edildiğini, ... Mahallesinde 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman kadastrosu ile 3302 sayılı Kanuna göre 2/B çalışmasının 18.02.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, 183 numaralı parselin, ... Mahallesi Orman Kadastro haritası ile bilgisayar ortamında Netcad programı marifetiyle üst üste çakıştırılması neticesinde parselin tamamının ... numaralı O.S noktalarını birleştiren hattın batısında .... Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın topoğrafik olarak eğimli bir yapıya sahip olduğu, eğimin %18-20 civarında olduğu, üzerinde 12-15 yaşlarında 2 adet elma ve 8-10 yaşlarında 2 adet erik ağaçları ile 10-70 yaş arası değişen meşe ağaçları ile kaplı olduğunu, kadastral yola cephesi olduğu ve 1994 yılında yapılan ilana ve kadastro tespitine itiraz edilmediği gibi 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde de dava açılmadığından orman sınırlarının kesinleştiği, dava konusu taşınmazın tamamının ... Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 3402 sayılı Kanun'un 18/2. maddesine göre ormanların zilyetlik yolu ile iktisabının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 183 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... köyü mülki sınırları içerisinde kalan 183 sayılı parselde bulunan taşınmazın müvekkillerine Bayram ...'den miras yoluyla intikal ettiğini, atalarından kalma olup, çok eski tarihlerden beri aileye ait olduğunu, ilgili taşınmaza ait ... adına verilmiş 3.8.1982 tarihli çaplı tasarruf vesikasının ve 31.08.1993 edinme tarihli tapu senedi de bulunduğunu, hiçbir zaman orman vasfı taşımayan bu taşınmazın Orman arazisi sayılarak tapuya orman şerhi konulmasının müvekkillerini madde ve manevi olarak zarara uğrattığını, ilanın yapıldığı mahal müvekkillerine oldukça uzak olduğunu, ayrıca müvekkillere ve müteveffa ...'e hiç bir zaman kadastroya ilişkin bir bildiriminde yapılmadığını, taşınmazın fiilen orman vasfında olmadığını, orman olmadığına ilişkin hususlarda tanık dinletilmek istendiği halde İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme yapılmak suretiyle tanıklar dahi dinlenmeksizin karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususun göz ardı edildiğini, müvekkillerinin taşınmaza orman şerhi konulduğunu öğrenip Orman Genel Müdürlüğüne 19.01.2015 tarihli dilekçeleri ile başvuruda bulununcaya kadar davacılar tarafından tapu iptali ve tescil davası açılmadığını, bu taşınmaz ile ilgili herhangi bir işlem de yapılmadığını, dolayısıyla esasen; müvekkilleri açısından öğrenmeden itibaren geçecek olan dava açma süresi olan 10 yılın da dava tarihinden itibaren geçmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. uyarınca ONANMASINA,
2.565,60 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.833,60 TL'nin temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.