Silahlı terör örgütü üyeliği yargılamasında tanık dinleme usulü, dijital delil ve sanığın örgütle irtibat araştırması eksiklikleri ile etkin pişmanlık hükümleri değerlendirme hataları.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, yüksek mahkeme; tanıkların sanık huzurunda doğrudan veya usulüne uygun dinlenmemesi, sanığın isminin geçtiği dijital yazışmaların mahiyeti ve ilgililerinin araştırılmaması, sanığın örgütle bağını kopardığı yönündeki savunmalarına ilişkin yeterli araştırma yapılmaması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının eksik değerlendirilmesi gibi usul ve esasa ilişkin eksiklikler nedeniyle hükmün bozulmasına, bu eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/9559 E.  ,  2026/6029 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/747 E., 2021/1528 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar .... ve ....'nin talimat mahkemesince ifadelerinin alınması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2- İstinaf kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 02.07.2021 tarihli yazı ekinde yer alan ... inceleme raporunda ... adına kayıtlı ... ID numaralı ... hesabı ile .... adına kayıtlı ... ID numaralı ... hesabı arasında geçen yazışmada sanığın isminin geçtiği anlaşıldığından söz konusu yazışmanın mahiyetinin tespiti bakımından ... yazışmalarını yapan kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve sanık hakkında beyanda bulunan...., ...., ... ve ... yazışmalarını yapan kişilerin mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenilmesinden sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3- Sanığın aşamalardaki savunmalarında 2013 yılı sonrası örgütle olan irtibatını kopardığını savunması karşısında sanık ile ilgili beyanda bulunan tanıkların ve UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanlarının dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamı ve Dairemizin 15.03.2023 tarihli ve 2021/11368 esas, 2023/1293 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin içeriği dikkate alındığında, kanun koyucunun, izlenen suç politikası gereğince suç örgütleriyle etkin mücadele edebilmek amacıyla, örgüt  kurucu, yöneticiler ve üyelerinin örgütten ayrılmalarını ve örgütü deşifre ederek, örgüt bünyesinde işlenen suçların ve faaliyet gösteren faillerin yakalanmasını sağlamalarını, örgütten ayrılan bu kişilerin cezalandırılmasından daha faydalı gördüğü anlaşılmaktadır.
Örgüt üyesi olan sanığın etkin pişmanlıkta bulunması halinde hakkında uygulanabilecek hükümler, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarıdır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi açısından sanığın gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında kendisinin örgütle olan bağını ve örgüt mensupları ile örgütün faaliyetleri ile bu faaliyetler kapsamında işlenen suçlara ilişkin bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır, ancak 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık kapsamında sanıkların bu anlamda bilgi verme yükümlülükleri bulunmamaktadır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesine göre sanık hakkında yakalama kararı olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu fıkra hükümlerinin uygulanması bakımından gönüllü olarak mı bilgi verdiği yoksa yakalandıktan sonra mı bilgi verdiği önemlidir. Gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması; yakalandıktan sonra bilgi vermesi halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uygulanması gerektiği madde metni ve gerekçesinden açıkça anlaşılmaktadır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanabilmesi için ise, sanık örgütün kurucusu, yöneticisi, üyesi ya da örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden konumunda olmalı, kendi gönüllü teslim olmayarak yakalanmalı ve örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermelidir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın yakalama işleminden sonra kollukta kişisel faali