5. Ceza Dairesi, zincirleme basit zimmet suçunda sanığın kazanılmış hakları ve aleyhe bozma yasağı ilkesiyle TCK 53/5 uygulamasını düzelterek hükmü onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, nitelikli zimmet suçundan açılan davanın basit zimmet olarak mahkûmiyetine ilişkin kararı esasen onarken, sanık müdafiinin temyizi üzerine, ilk hükümde kazanılmış hak olarak sanık lehine sınırlı uygulanan Türk Ceza Kanununun 53/5 maddesindeki hak yoksunluğunun, aleyhe bozma yasağına aykırı olarak son hükümde sanığın aleyhine olacak şekilde genişletilmesini hatalı bularak, hükmün bu kısmını yeniden yargılama gerektirmeksizin düzeltmiş ve kazanılmış hak ilkesi uyarınca hak yoksunluğu süresini sanık lehine olan 2 yıl 7 ay 7 gün olarak belirleyerek diğer temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.
5. Ceza Dairesi         2023/8709 E.  ,  2026/5768 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1068 Esas, 2023/214 Karar
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Zincirleme şekilde basit zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olması ve kazanılmış hakka konu olmaması dikkate alınarak, kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası verildiği halde aynı Kanun'un 53/1-a maddesinin uygulanmamasının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğunun hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden 2 yıl 7 ay 8 gün yerine 2 yıl 7 ay 7 gün olarak eksik belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2018/11489 Esas, 2022/13088 Karar sayılı ilamı ile bozulan 29.04.2015 tarihli ilk hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği nazara alındığında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının ya da sınırlı uygulama yapılmasının kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağı gözetilmeden, ilk hükümde sınırlı uygulama yapıldığı halde bu kez sanığın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının "1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, takdiren 2 yıl 7 ay 7 gün süre ile kamu görevlerinden yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.