Tapu tescil davasında birden fazla Yargıtay bozma kararı sonrası usuli kazanılmış hak ve bilirkişi raporu kapsamındaki taşınmazın tescili.
Özet: Davacı tarafından açılan taşınmaz tescili davasında, ilk derece mahkemesinin belirli bir alanı davacı adına tescil yönündeki ilk kararı, taraf teşkilindeki eksiklik nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuş; bozmaya uyularak artırılan alanla verilen ikinci kararı ise, bozma sonrası oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal etmesi ve davanın niteliğini yanlış belirlemesi sebebiyle tekrar bozulmuş; bunun üzerine yerel mahkeme, Kahramanmaraşta bulunan 11.223,10 m²lik "bağ ve bahçe" vasıflı taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, hazinenin karşı tescil talebinin reddine hükmetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2849 E.  ,  2026/4001 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/192 E., 2024/63 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu yer Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan doğusu; ... ve ... taşınmazları, batısı; kısmen yol kısmen de ... taşınmazı, kuzeyi; ... taşınmazı kısmen de ... taşınmazı ve güneyi; ... taşınmazı ile çevrili olup, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 15.09.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışmaları sırasında dava konusu yer 141, 142, 143, 1 44... OS noktalarının kuzeyinde orman tahdit hattı dışında kalmaktadır.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında tapu kaydı, ırsen intikal, satın alma, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuş, aynı zamanda dava konusu tespit harici bırakılan kısmın Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.
2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bölüm hakkında ilçe belediyesinin sorumlu olduğunu, büyükşehir belediyesinin sorumluluk alanında olmadığını belirterek, açılan davanın pasif husumetten ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2015/894 Esas, 2015/1096 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, tapu kaydı kapsamında kalan yerin zeminde ayrı ayrı kullanılması nedeniyle fen bilirkişi raporunda (C) ve (C1) harfleriyle gösterilen 11.223,10 m²lik kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve 2016/1321 Esas, 2018/4387 Karar sayılı kararı ile “Davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1. maddesi uyarınca açılan tescil davası olduğunu, bu nitelikteki davaların, 4721 sayılı Kanun'un 713/3. maddesi uyarınca yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte yöneltilmesinin zorunlu olduğu, bu sebeple davacıya Hazine, ... Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığını davaya dahil etmesi için yöntemince süre ve imkan tanınıp taraf teşkilinin sağlanması gerektiği” belirtilerek sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur.
Bozma ilamına uyulmasından sonra İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2019/34 Esas, 2021/693 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, tapu kaydı kapsamında kalan yerin zeminde ayrı ayrı kullanılması nedeniyle (C), (C1) ve (C2) harfleriyle gösterilen 12.947,12 m² olarak tashihi ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.12.2023 tarihli ve 2022/2237 Esas, 2023/7635 Karar sayılı kararı ile “bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma ve bozma ilamında işaret edilen hususları eksiksiz olarak yerine getirme yükümlülüğü doğacağından; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan keşif neticesinde düzenlenen 25.09.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) ve (C1) harfleriyle gösterilen bölümler hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek, bozmaya uyulmakla oluşan kazanılmış hakları ihlal edecek şekilde dava konusu (C2) harfi ile gösterilen bölüm hakkında kabul kararı verilmesi isabetsiz olduğu gibi dava tescil davası olmasına rağmen Mahkemece, dava tapu kayıt miktarının düzeltilmesi davası gibi kararda fen bilirkişi raporunda (C), (C1) ve (C2) harfleriyle gösterilen yerin yüzölçümünün 12.947,12 m² olarak tashihine karar verilmesi de doğru olmadığı” belirtilerek, sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmın reddine, Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi Karakuyu mevkinde bulunan fen bilirkişisinin 25.09.2020 tarihli krokili raporunda etrafı kırmızı kalemle çizili (C), (C1) harfleri ile gösterilen toplam 11223,10 m²lik taşınmazın 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi gereğince "bağ ve bahçe" vasfı ile ... T.C. kimlik numaralı ... adına tapuya tesciline ve Hazinenin karşı tescil talebinin reddine; Hazine tescil talebinin kabulüne, dava konusu Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan fen bilirkişisinin 25.09.2020 tarihli krokili raporunda etrafı kırmızı kalemle çizili (C2) harfi ile gösterilen toplam 1.724,02 m²lik taşınmazın 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi gereğince "bağ ve bahçe" vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, fen bilirkişisinin 25.09.2020 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; davacının zaman içerisinde orman ürünlerini yok ederek toprak kazanmaya çalıştığını, bu hususun bilirkişi raporlarında net olduğunu, zilyetlik tarihinin orman kadastrosunun kesinleşmesinden itibaren olması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.