Yargıtay 5. Ceza Dairesi, avukatın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetini yetersiz delil nedeniyle bozarak dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderdi.
Özet: Yargıtay, bir avukatın müvekkilinden mal rejiminden kaynaklı alacak davası açmak için ücret almasına rağmen dava açmadığı iddiasıyla ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine yönelik ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarını bozmuştur; zira, avukatın ödemelerin takip ettiği boşanma ve ceza davalarına ilişkin olduğu savunmasının aksine, atılı suçu işlediğine dair yeterli ve her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı, bu nedenle "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği ile mahkumiyet halinde dahi TCKnın ilgili maddelerinin uygulanmamış olmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek dosya yeniden değerlendirme için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2024/6353 E.  ,  2026/5654 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/765 Esas, 2024/325 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin dosya kapsamına nazaran uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/326 Esas, 2023/74 sayılı Kararıyla sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.02.2024 tarihli ve 2023/765 Esas, 2023/325 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık lehine olan delillerin göz ardı edildiğine, sanığa katılan tarafından yapılan ödemenin mal rejiminden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğuna dair delil bulunmadığına, sanığın anılan işi kabul etmediğine, katılan tarafından yapılan ödemenin takip edilen boşanma dosyası ile ceza davalarına ilişkin olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olay tarihinde Mersin Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, vekilliğini üstlenip boşandığı eşine yönelik mal rejiminden kaynaklanan alacak davası açmak için masraf ve vekalet ücretini almasına rağmen dava açmadığı, bu suretle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda değişmeyen, mal rejiminden kaynaklanan alacak davasını açmak üzere katılan ile aralarında anlaşma bulunmadığına, katılan tarafından yapılan ödemelerin takip ettiği boşanma davası ve ceza dava dosyalarına ilişkin olduğuna dair inkara yönelik savunması, sanığın katılan adına vekaleten Tarsus 2. Aile Mahkemesinin 2016/590 Esas, Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/858 Esas ve Tarsus 3. Aile Mahkemesinin 2016/914 Esas sayılı dosyalarını takip ettiğinin tespit edilmesi dikkate alındığında, sanık savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı nazara alınarak, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın suç tarihine nazaran adli sicil kaydı bulunmadığı halde yanılgılı değerlendirmeyle aynı nitelikte başka soruşturma ve kovuşturmaların bulunması ve kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin bulunması gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62, 50... . maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.04.2026 tarihinde karar verildi.