3303 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına tescilli Zonguldaktaki taşınmaz üzerinde davacının 1999 öncesi zilyetlik iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında verilen kullanım şerhi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 3303 sayılı Kanun kapsamında hazine adına çalılık vasfıyla tescilli taşınmazı otuz yılı aşkın süredir işlediğini ve bahçeye dönüştürdüğünü iddia ederek tapu iptali ve tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, davacının taşınmazı 1999 yılı öncesinden beri kullandığı ve taşınmazın bahçe vasfında olduğu tespitlerine dayanarak, tam tescil yerine 3303 sayılı Kanunun ek-1 maddesi uyarınca davacının 14.11.1999 tarihinden önceki kullanımının tapu kaydının beyanlar hanesine şerh olarak işlenmesine karar vermiş, hazine vekili bu kararı istinaf etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/5627 E.  ,  2026/4124 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1346 E., 2025/1177 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/197 E., 2023/109 Karar.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 20 73... parsel sayılı 850,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun 3. maddesi gereğince İdarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı aynı hak tesis edilemeyeceği" şerhi yazılarak, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 20 73... parsel sayılı taşınmazın ve Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazın 30... yıllık malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, işlemiş olduğunu, ihya ettiğini, halen de işlemekte olduğunu, yerlerin düzenli bakımının, temizliğinin müvekkilli tarafından yapılmakta olduğunu, 20 73... parsel üzerinde elma, karayemiş, fındık, ceviz meyveleri dikildiğini, meyve ağaçlarının 30... yaşlarında olduğunu, sebzelerin de ekilip biçilmekte olduğunu, yerlerin bulunduğu mevkiye "..." mevki denilmekte olduğunu, sokağın adının "..." Sokağı olduğunu, sokağa müvekkilinin babasının adının verildiğini, dava konusu 20 73... numaralı parsel ve 1 32... numaralı parselin tapu kaydının terkini ile tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 7 12... . maddelerinde belirtilen kazandırıcı zamanaşımı şartlarını taşımamakta olduğunu ileri sürerek, hukuki sebebe dayanılmayarak açılan davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konu taşınmazlardan 20 73... parsel sayılı taşınmazın 3303 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda oluştuğunu, herhangi bir kullanıcı tespiti yapılmadığını, Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi 20 73... parsel sayılı taşınmaz mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu, ... Mahallesi 1 32... parselden, bu taşınmazın ... Mahallesi 1 32... sayılı taşınmazın ifrazından meydana geldiğini, 1 32... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olmayıp TOKİ'ye ait olduğunu, davanın açılmasında Hazinenin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi 20 73... parsel sayılı taşınmazın 3303 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına çalılık vasfıyla tescil edildiği, dava konusu taşınmazdaki kullanıcının tespiti için 3303 sayılı Kanunu'nun 2015 yılında eklenen Ek-1. maddeye göre 14.11.1999 tarihindeki zilyedi veya fiili kullanıcı olması gerektiği, dinlenen taraf tanığı ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alındığında davacının dava konusu taşınmazı 1999 yılından önce kullanmaya başladığı, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca taşınmazın çalılık vasfında olmadığı, bahçe vasfında olduğu, her ne kadar davacı tarafından tapu iptali ve tescil talebinde bulunulmuş ise de 3303 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca zilyet ve fiili kullanıcısının tespit edilerek taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine tescil edilmesinin gerektiği, çoğun içinde azın da olduğu'' gerekçesiyle dava konusu Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi 20 73... parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinin "14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere taşınmaz Abdullah oğlu ... kullanımındadır şerhinin" tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''...usulünce yapılan keşif, dinlenen tespit bilirkişi ile bilirkişi incelemeleri ile sabit olduğu üzere dava konusu taşınmazın davacı tarafından meyve ağacı dikmek ve tarımsal amaçla kullanıldığı, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine davacının kullanımında olduğu şeklinde şerh verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
353-1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan 20 73... parsel numaralı taşınmazın, 3303 sayılı Kanun'un Taşkömürü Havzasındaki taşınmazların iktisabına dair hükümlerine göre yapılan kullanıcı ve hak sahipliği belirlenmesi amacıyla yapılan kadastro çalışmalarında ilan edilen askı ilan cetvelleri ile tescillenen tapu kayıtlarında kullanıcısı bulunmadığından çalılık vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, 20 73... parsel sayılı taşınmazın davacı ... vekili tarafından 01.01.20 20... .07.2021 tarihleri arasında sebze bahçesi olarak kullanılmasından dolayı davacıya 11.11.2021 tarihli ve 1312207 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile 9.956,92 TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirildiğini, ecrimisil ihbarnamesinin iptali için Zonguldak İdare Mahkemesinin 2021/1184 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan davanın dava dilekçesinde ecrimisil talep edilen 20 73... parsel numaralı taşınmazın oldukça meyilli, çalılık verimsiz bir yer olduğu, kullandığı alanın az bir bölümünde bazen lahana, bazen de marul ve fasulye ekili olduğunu, kendisinin beyan ettiğini, kendi beyanı böyle iken 35... yıldır kullandığı iddiasının gerçek olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın ne zamandan bu yana kullanıldığı, üzerinde bulunduğu bildirilen meyve ağaçlarının kimler tarafından dikildiğine dair bilgi bulunmadığını, bilirkişi raporunun davacının iddiasını ispatlamak için yeterli olmadığını, ağaçların yaşları göz önüne alındığında davacının 35... yıl kullandığı iddiasıyla çeliştiğini, davacının İdare Mahkemesine sunduğu beyanlar da dikkate alındığında dava konusu 20 73... parsel sayılı taşınmazın uzun yıllar boyunca davacı tarafından kullanıldığına ilişkin iddianın ispatlanamadığını, dinlenen mahalli bilirkişi sayısının yeterli olmadığını, davacıyı tanıyan sadece bir kişinin dinlendiğini, kullanım iddiasını destekleyecek sayıda mahalli bilirkişi dinlenmediğini, tek bir mahalli bilirkişi ve yetersiz bilirkişi raporlarına istinaden davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.