Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, mirasbırakanın vefatından önce bazı çocuklarına yaptığı taşınmaz devirlerinin bölge adliye mahkemesince Yargıtay içtihadı doğrultusunda muvazaalı bulunarak tapuların iptaline karar verilmesi.
Özet: Mirasbırakanın vefatından önce çocuklarına yaptığı taşınmaz devirlerinin mirasçıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı satış şeklinde yapıldığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında; ilk derece mahkemesi, devirlerden birini muvazaalı kabul edip diğerini murise bakıma karşılık minnet duygusuyla yapılmış gerçek bir devir olarak değerlendirerek davalılar hakkında farklı kararlar vermişken, Bölge Adliye Mahkemesi, mirasbırakan tarafından her iki davalıya yapılan tüm devirlerin bedelsiz, muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma kastıyla gerçekleştirildiği sonucuna vararak ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp davanın tamamını kabul etmiş, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına miras payı oranında tesciline karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1669 E., 2025/2003 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/342 E., 2025/138 K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; tarafların kardeş olduklarını, babaları ...’nin 18.09.2020 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce 2014 yılında tüm malvarlığını ve bu bağlamda maliki olduğu Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... köyü 1 05... parsel, aynı yer 1 23... parsel ve 1 23... parsel sayılı taşınmazlarını davalılara satış suretiyle devrettiğini ancak temlikteki asıl amacın bağış olup davacı mirasçıdan mal kaçırmak gayesiyle görünürdeki satış işlemi yapılmışçasına tapu devri yapıldığını beyanla taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkil adına miras payı oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; taşınmazın gerçek değeri üzerinden harç ödenmesi gerektiğini, murisin mal kaçırma gayesiyle hareket etmeyip aksine davacı da dahil olmak üzere tüm çocuklarını arayıp bilgi verdiğini, davalı müvekkilinin 1993 Yılında Fransa’ya yerleşmiş olup, kısa zamanda kendine ait bir şirket kurduğunu, mali durumu oldukça iyi olan müvekkilinin dava konusu taşınmazlara ne şimdi ne de önce ihtiyacı olmadığını, bu taşınmazları muristen ücretini çok önceden ödeyerek satın aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili; taşınmazın gerçek değeri üzerinden harç ödenmesi gerektiğini, murisin mal kaçırma gayesiyle hareket etmeyip aksine davacı da dahil olmak üzere tüm çocuklarını arayıp bilgi verdiğini, davalının 14, 15 yaşlarından itibaren atalarından kalan dava konusu tarlalarda dedesi ile birlikte çalışıp evin bütün yükünü üstüne aldığını, evin büyük oğlu olma duygusuyla bekar olan kardeşleri, anne-babası, dedesi ve ninesi de dahil olmak üzere dedesiyle birlikte dedesi vefat edene kadar adeta ırgat gibi çalıştığını, eşinin de evlendiği günden itibaren hem dede hem nineye hem kayınbaba ve kayınvalidesine bakıp hizmet ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların muris ...'nin çocukları olduğu, 2020 yılında vefat eden murise ait ... köyü 1 05... ve 1 23... parsel sayılı taşınmazların 06.08.2014 tarihinde davalı ...'ye, ... köyü 1 22... ve 1 23... parsel sayılı taşınmazların 06.08.2014 tarihinde davalı ...'ye satış suretiyle devredildiği, davalı ...'ye yönelik yapılan devirlerin muvazaalı olduğu anlaşıldığından ...'ye yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği; murisin bakım ve ihtiyaçlarının davalı ... tarafından karşılandığı, ...'nin bizzat muris ile beraber uzun süre vefatına kadar birlikte yaşadığı ve murisin tüm ihtiyaçlarını karşıladığı, murisin uzun süre vefat edene kadar davalı ...'nin yanında yaşadığı, murisin maddi-manevi tüm ihtiyaçları ile davalı ...'nin ilgilendiği ve davaya konu taşınmazları murisin sağlığında da vefatından sonra da davalı ...'nin kullandığı, murisin vefatından sonra adına kayıtlı altı adet daha taşınmaz bulunduğu, bakım ve gözetim karşılığı davalı ...'ye iki adet taşınmazın devrinin makul ve orantılı olduğu, neticeten davalı ...'ye satış suretiyle devredilen taşınmazlar bakımından davacı tarafın temlikte mal kaçırma iradesini ispatlayamadığı, davalı ...'nin taşınmazların bedelini murise öncesinde ve son yıllarında bakarak belirli bir hizmet veya emek ile ödediği, murisin sağlığında davalı ...'ye yaptığı devirlerde mal kaçırma kastı olmadığı ve minnet duygusuyla da hareket edildiği anlaşıldığından, davalı ... açısından ispatlanamayan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekilince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların mirasbırakan tarafından her iki davalıya yapılan temlikinin bedelsiz, muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğu sonucuna varıldığından 01.04.1974 tarihli ve 1974/1 Esas, 1974/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda davanın ... yönünden de davanın kabulüne karar vermesi gerekirken bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile muris ...'ye ait ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ve 2020/633 Esas, 2020/621 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki miras pay oranı olan 1/5 payın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 49.181,95 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den; 69.529,89 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.