Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında trafik kazası sonucu oluşan otokorkuluk hasarının sigorta şirketinden tahsili kararı.
Özet: Bu dava, lastik patlaması sonucu meydana gelen trafik kazasında yol otokorkulukları ve araç çekme masrafları nedeniyle davacı şirketin uğradığı 44.130,63 TL maddi zararın tazmini talebiyle açılmış olup, davacı, kazanın aracın bakım eksikliğinden kaynaklandığını ve zorunlu trafik sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde kusursuz sorumluluk ilkesi gereği müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederken, davalı sigorta şirketi ise ilgili aracın kaza tarihinde 200.000 TL limitli zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalı olduğunu ve ödenecek tutarların bu limitten düşülmesi gerektiğini beyan etmektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2026/39 Esas - 2026/495 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.ANKARA7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2026/39KARAR NO : 2026/495....DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/01/2026KARAR TARİHİ : 19/06/2026G.K. YAZIM TARİHİ : 28/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVADavacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı şirketin,.... adına kayıtlı ve dava dışı ....'un sevk ve idaresinde bulunan .... geldiğinde, iddiaya göre aracın sağ arka lastiğinin patlaması neticesinde savrulduğu, devrilerek yolun solunda bulunan otokorkuluklara çarptığı ve bu suretle yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği; kazada araçtaki şahısların yaralanmış olması nedeniyle kaza tespit tutanağının kolluk görevlileri tarafından davacı şirket görevlilerine verilmediği ve bu nedenle tutanağın .... Müdürlüğünden celbinin gerektiği; kaza mahalline giden davacı şirket görevlileri tarafından meydana gelen hasara ilişkin hasar tespit tutanağı düzenlendiği; kaza nedeniyle 4 metre (1 boy) otokorkulukta ve asfalt zeminde hasar meydana geldiği; hasar gören otokorkulukların ... belirtilen esaslar doğrultusunda onarımı için 4 metre ray (1 adet ray), 3 adet dikme, 3 adet takoz (480 mm.) ve 4 metre gergi kuşağı (1 adet gergi kuşağı) ile otokorkuluk bağlantı malzemelerinin montajının yapılması gerektiğinin tespit edildiği ve bu hususun davacı şirket ile .... yetkilileri tarafından imza altına alınan otokorkuluk hasar tutanağı ile belirlendiği; devrilen araçların trafik güvenliği bakımından tehlike oluşturması nedeniyle yol yüzeyinden kaldırılıp güvenli bir bölgeye taşınmasının gerektiği ve anlaşmalı firmaya çektirilen araçların masrafının davacı şirket tarafından karşılandığı; bu suretle davacı şirket nezdinde oluşan toplam zararın 44.130,63.-TL olarak tespit edildiği; kazanın oluşumunda .... plakalı aracın asli kusurlu bulunduğu, zira lastik patlamasının lastiğin eski olmasından ve kullanıma uygun olmamasından, yani aracın bakım ve onarım eksikliğinden kaynaklandığı; Yargıtay yerleşik içtihatlarında da lastiğin patlaması gibi teknik arızaların mücbir sebep olarak nitelendirilmediği ve bu durumun işletenin bakım, onarım ve özen yükümlülüğünün ihlali kabul edilerek işletenin meydana gelen zarardan sorumlu tutulduğu; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işletenin tanımlandığı ve aynı Kanun'un 85. maddesi uyarınca işletenin kusursuz sorumluluk ilkesi gereği doğan zarardan sorumlu olduğu; sigorta şirketinin ise 2918 Sayılı KTK.'nın 91. maddesi gereğince yaptığı zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesi ile işletenin kusursuz sorumluluğunu üstlendiği ve ortaya çıkan zararı poliçe limitleri dâhilinde karşılamayı taahhüt ettiği; .... sisteminden yapılan sorgulamada, hasara sebep olan ....plakalı aracın kaza tarihinde davalı ....Ş. nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunduğunun tespit edildiği; sigorta şirketine yazılı olarak hasar tazmin talebinde bulunulduğu, başvuru evrakının 29/07/2024 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği ancak tazmin talebine herhangi bir cevap verilmediği; dava açılışından önce 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve 18/12/2025 tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığı; davacı şirketin zarar gören kusursuz üçüncü kişi konumunda bulunması nedeniyle müteselsil sorumluluk gereği zararının tazmini için müteselsil sorumluların hepsine veya bir kısmına başvurabileceği; davalı araç sahibinin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca, davalı sigorta şirketinin ise zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ve poliçe limitleri kapsamında meydana gelen zararın tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu beyan edilmiş olup; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 44.130,63.-TL davacı şirket zararının, kaza tarihi olan 25/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte (davalı ..... kaza tarihindeki kaza başına poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.CEVAPDavalı .... plakalı aracın davalı şirket nezdinde .... poliçe numaralı trafik sigorta poliçesi ile 10/10/2023-10/10/2024 tarihleri arasında sigortalı bulunduğu; poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle araç başına 200.000,00.-TL olduğu; tazminata hükmedilmesi hâlinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzilinin gerektiği ve poliçe limitinin bildirilmesinin davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediği; davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan davalı şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Ek:6 kapsamında tazminat ödemelerinde istenilecek belgelerin tahdidi olarak sayıldığı, davacı tarafından bu belgeler tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmeksizin dava ikame edildiği ve başvuru şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddi gerektiği; hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin temin edilebilmesi bakımından hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu bulunduğu; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. maddesi uyarınca sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davasının hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl sonra zamanaşımına uğradığı ve ıslah yapılması hâlinde zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği; hasar onarım bedelinin ekspertiz raporu ve faturalarla tespit edilebilir nitelikte bulunması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı; zorunlu trafik sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından sürücünün kusurunun şart olduğu, kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinin zaruri bulunduğu, kaza tespit tutanağı ile ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hâkimi bakımından bağlayıcı olmadığı ve kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiği; hasar bedeli hesabında hesap tarihindeki değil kaza tarihindeki işçilik ve yedek parça değerlerinin esas alınması gerektiği; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile onarımın mümkün olduğu ve davalı şirketin sorumluluğunun bu parça bedelleri ile sınırlı bulunduğu; davacının yokluklarında tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulünün mümkün olmadığı; yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiği; hasar bedeline katma değer vergisinin dâhil edilmemesi gerektiği; davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceği, yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınması, kusur oranlarının tespit edilmesi, aracın rayiç değeri ile geçmiş kazalarının ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınması, hasar kalemlerinin tespit edilerek kaza ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesi ve davalı şirketin indirim ve iskonto hakkının gözetilmesi gerektiği; 2918 Sayılı KTK.'nın 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi suretiyle şirkete müracaat tarihinden öncesi için temerrüdün söz konusu olmadığı ve sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından itibaren sekiz iş günü içinde, böyle bir başvuru bulunmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hâle geldiği; haksız fiilden doğan ilişkilerde taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan bir hukuki ilişki bulunmadığından davacı yönünden ticari iş niteliğinin kabul edilemeyeceği ve talep edilmesi gereken faizin yasal faiz olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.Davalı ..... vekili tarafından sunulan 06/02/2026 tarihli cevap dilekçesi kapsamında özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığı, süre uzatım dilekçesinde de yetki itirazında bulunuldukları ve bu itirazın yinelendiği, davalı şirketin iş yeri adresinin.... olduğu; dava açılmadan önce yürütülen zorunlu arabuluculuk sürecinin de davalı şirketin iş yeri merkezinin bulunduğu yer olan .... üzerinden yürütüldüğü ve yetkisizliğin bu hususta da açıkça görüldüğü; davacının tek taraflı olarak tuttuğu hasar bedeli, kusur atfı ve zarar miktarı gibi aleyhe hususların tamamına itiraz ettikleri; kazanın lastik patlamasından dolayı meydana gelmiş olması hâlinde dahi bu durumun tek başına davalı şirkete asli nitelikte kusur atfetmek için yeterli olmadığı, lastik patlamasının yolda bulunan kesici veya delici bir cisimden, ani bir dış darbeden, üretim hatasından, hava koşullarından, ani basınç değişiminden yahut yol kusurundan ve çevresel koşullardan kaynaklanmış olabileceği; bu hususlar aydınlatılmadan ve değerlendirilmeden tek taraflı olarak davalı şirkete asli kusur atfedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu; davacı tarafından kaza yapan araçların anlaşmalı oldukları çekici firması vasıtasıyla kaldırıldığı, araç sürücüsünün hastaneye kaldırılmış olması nedeniyle kaza mahallinde bulunmadığı ve bağımsız teknik bilirkişi vasıtasıyla tespit yaptırılması mümkün iken bundan kaçınıldığı; müterafik kusur üzerinde durulması gerektiği, davacının otoyol işletmecisi ve hizmet sağlayıcı sıfatıyla yol ve trafik güvenliğini sağlamak, yoldaki bozulmaları veya yabancı cisimleri temizlemek ve onarmakla hukuken yükümlü bulunduğu; davacının zararını kendi tuttuğu hasar tutanağı ve şirket içi kayıtlar ile ispata çalıştığı, bu belgelerin tek taraflı düzenlenmiş olması ve denetime elverişli bulunmaması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığı, talep edilen zarar ya da hasar bedelinin şişirilmiş ve fahiş olduğu ve zarar bedelinin bilirkişi marifetiyle yeniden tespitinin gerektiği; kazaya karışan aracın olay tarihinde ..... nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile teminat altında bulunduğu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereği sigortacının işletenin sorumluluğunu poliçe limiti dâhilinde karşılamakla yükümlü olduğu ve davalının sorumluluğunun ancak kusur oranı ve poliçe limitini aşan kısım ile sınırlı olabileceği; kusur oranı, zarar miktarı ve illiyet bağı bağımsız teknik bilirkişi ya da denetime elverişli diğer delillerle ortaya konulmadan davalıya kusur atfedilmesinin ve müteselsil sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı; faiz talebine itiraz ettikleri, sigorta yönünden temerrüt tarihinin esas alınacağı ve davalı şirket yönünden zarar kesinleşmeden faiz işlemeyeceği beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.DELİLLER 1..... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. 2.....Numaralı ve 10/10/2023-10/10/2024 Vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Poliçesi. 3. .... Tarafından Düzenlenen 17/09/2024 Tarihli ve 1 Numaralı Sigortalının Değişmesi Nedeniyle İptal Ek Belgesi. 4. .... Kaza Sıra Numaralı Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile Eki Kaza Yeri Krokisi. 5..... Tarafından Düzenlenen 25/02/2024 Tarihli ve 000229 Test Numaralı Alkol Ölçüm Raporu. 6. Kaza Tespit Tutanağı Ekinde Yer Alan Kaza Yerine ve Araç Hasarına İlişkin Fotoğraflar. 7. ..... Görevlileri Tarafından Düzenlenen 25/02/2024 Tarihli Olay/Hasar Tespit Tutanağı. 8..... Yetkilileri Tarafından İmza Altına Alınan 26/02/2024 Tarihli ve OTKL-2024.022 Numaralı Otokorkuluk Hasar Tutanağı. 9. Otoyol Üzerinde Meydana Gelen Zararı Gösterir Fotoğraflar. 10. .... Tarafından Düzenlenen 10/06/2024 Tarihli ve 44.130,63.-TL Tutarlı Yaklaşık Maliyet Hesap Cetveli. 12.... Sayılı Maddi Hasar Tazmin Talebi Yazısı. 13. .... Barkod Numaralı ve 29/07/2024 Teslim Tarihli Gönderi Takip Raporu. 14. .... Plakalı Araca Ait 12/03/2026 Sorgulama Tarihli Trafik Sigortası Hasar Tablosu. 15..... Numaralı Hasar Dosyası Evrakları ile Meydana Gelen Maddi Hasar Nedeniyle Herhangi Bir Ödeme Yapılmadığını Bildirir Bilgi. 16. UYAP Sistemi Kanalıyla Celbedilen....Plakalı Araca Ait 15/01/2026 Tarihli Pasif Araç Sorgusu Raporu. 17. Davacı Şirket Tarafından, Olay Yerini Gösterir Kamera Kaydı Bulunmadığını Bildirir 20/01/2026 Tarihli Yazılı Beyan.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEMahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... tarafından, davalılar ..... ve ....'ye yönelik açılan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında; ".... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ..... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı bulunduğu" hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; Mahkememizin dava konusu uyuşmazlığı görmeye yetkili olup olmadığı; davacı tarafından davalı .....'ye 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılıp yapılmadığı; davacının talep ettiği tazminat alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı; meydana gelen tek taraflı kazada tarafların kusur oranlarının ve kusur dağılımlarının tespiti; kazanın lastik patlaması sonucu meydana gelip gelmediği ve lastik patlamasında yol kusurunun bulunup bulunmadığı; davacı şirkete ait otokorkuluklarda meydana geldiği iddia edilen hasar kalemlerinin ve gerçek maddi zarar bedelinin miktarı; davalı .....'nin sorumluluğunun kapsamı ile poliçe teminat limitinin miktarı; davacının kaza tarihinden itibaren reeskont avans faizi talep etme hakkının bulunup bulunmadığı, faiz başlangıç tarihinin ve faiz türünün tespiti hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; öncelikle, davalı .... vekili tarafından ileri sürülen yetki itirazı incelenmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta; davalı ..... vekili tarafından, 23/01/2026 tarihli süre uzatım talep dilekçesi ile birlikte ve Mahkememizin 28/01/2026 tarihli ara kararı ile uzatılan yasal süre içinde sunulan 06/02/2026 tarihli cevap dilekçesi kapsamında yetki itirazında bulunulduğu; yetkili Mahkeme olarak da .... gösterildiği anlaşılmakla, yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun olarak ileri sürüldüğü tespit edilmiştir.6100 Sayılı HMK.'nın "Genel Yetkili Mahkeme" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." düzenlemesine; "Davalının birden fazla olması hâlinde yetki" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır." düzenlemesine yer verilmiştir.Anılan hüküm uyarınca; davalının birden fazla olduğu davalarda kural, davalılardan birinin yerleşim yeri Mahkemesinde dava açılabilmesi ise de; dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir Mahkeme bulunduğu takdirde, davanın işbu ortak yetkili Mahkemede yürütülmesi gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK.'nın 7/1. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan bu düzenleme amir nitelikte olup, tarafların ve Mahkemenin takdirine bırakılmış bir seçimlik yetki kuralı niteliğinde değildir.Dava konusu uyuşmazlıkta; davalı ....yerleşim yeri adresinin .... A.Ş.'nin genel müdürlük adresinin ise .... olduğu; her iki adresin de ... yargı çevresi içinde bulunduğu anlaşılmış ve bu doğrultuda davalılar yönünden ortak yetkiyi taşıyan Mahkemenin .... olduğu tespit edilmiştir.Bu itibarla; haksız fiil sorumluluğundan ve motorlu araç kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 7/1. maddesinin ikinci cümlesindeki amir hüküm uyarınca davaya bu yer mahkemesinde bakılması gerektiği anlaşılmakla; davacı vekili tarafından ileri sürülen ve seçimlik yetki kuralı niteliğinde bulunan 6100 Sayılı HMK.'nın 7. maddesine dayanılarak Mahkememizin yetkili sayılması mümkün görülmemiş ve Mahkememizin dava konusu uyuşmazlığı görmeye yetkili bulunmadığı sonucuna varılmıştır.HÜKÜM1) Mahkememizde görülmekte olan uyuşmazlık ile ilgili olarak Mahkememizin yetkili olmadığı anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;2) Yetkili Mahkemenin, İstanbul Anadolu Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, yetkili olan .... GÖNDERİLMESİNE;4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, yetkili Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 19/06/2026 ....¸ ¸ Gerekçeli Karar