Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında %100 kusurlu sürücü tarafından yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talepleri ile ibraname geçerliliği üzerine istinaf kararını verdi.
Özet: Bir yayanın araç çarpması sonucu ağır yaralanması olayında, yerel mahkeme Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak sürücüyü %100 kusurlu, yayayı kusursuz bulmuş ve davacıya önemli miktarda maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme, davalı sigorta şirketi ile imzalanan ibranameyi, hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasındaki fahiş fark nedeniyle makbuz hükmünde sayarak bakiye maddi tazminat taleplerini kabul etmiştir. Davalı sigorta şirketi ise, kaza öncesi ve sonrası yapılan ödemelerle birlikte geçerli bir ibraname ve sulh protokolü ile davacının maddi tazminat taleplerinden kayıtsız şartsız feragat ettiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiş, ayrıca kusur raporları arasındaki belirgin çelişkilerin giderilmediğini ve ibranamenin iptal koşullarının oluşmadığını savunmuştur.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : .KARAR NO :..İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ..KARAR NO :.KARAR TARİHİ .İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : .DAVACI : .DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)B.A.M. KARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ : .Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar vekili ile ihbar olunan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, 23/08/2018 tarihinde davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın kaldırıma çıkarak yaya konumundaki müvekkili ...'e çarpması neticesinde müvekkilinin hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, davalı sürücünün ceza yargılaması sonucunda taksirle yaralama eylemi nedeniyle ceza aldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin vücut bütünlüğünün yitirildiğini, tedavi süreçlerinin devam ettiğini ve bakıma muhtaç kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( manevi tazminattan davalılar... müşterek ve müteselsil sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili dava değeri artırım dilekçesinde; maddi tazminat talebini toplam 513.672,91 TL ( Beşyüz On Üç Bin Altı Yüz yetmiş İki Türk Lirası Doksan Bir Kuruş ) arttırarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselisilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketi ... A.Ş. için kasko , zorunlu trafik sigortası klozları ile sınırlı kalması kaydıyla) karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacıya dava açılmadan önce 11/02/2021 tarihinde 26.349,83 TL hasar tazminatı ödendiğini, yapılan ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, ayrıca dava devam ederken taraflar arasında varılan mutabakat sonucu 20.000,00 TL daha ödeme yapılarak davacının maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğine dair ibraname alındığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini,Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı yayanın aniden yola fırladığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ayrıca davacının sigorta şirketi ile anlaşarak davadan feragat ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan ve oluşa uygun bulunan rapora göre davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğu, davacının kaza nedeniyle %6 oranında malul kaldığı tespit edilerek, davalı sigorta şirketi ile yargılama sırasında imzalanan ibranamenin hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi gereğince makbuz hükmünde sayılması gerektiği kanaatiyle, ödemelerin güncellenerek mahsubu sonucu bakiye maddi tazminat davasının kabulüne, 510.602,30-TL sürekli iş göremezlik, 9.579,52-TL geçici iş göremezlik, 3.328,59-TL bakıcı gideri ve 162,50-TL yol gideri olmak üzere toplam 523.672,91-TL maddi tazminatın; davalı Allianz Sigorta A.Ş. yönünden sürekli iş göremezlik tazminatından bakiye sigorta limiti gereği 313.650,17-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 15/12/2020 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 23/08/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...'den tahsiline karar verilmiştir.Davalı .... A.Ş. vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin poliçe limiti dahilinde dava öncesinde ve dava devam ederken davacıya ödemeler yaptığını, taraflar arasında 16/09/2022 tarihinde imzalanan ibraname ve sulh protokolü ile davacının maddi tazminat taleplerinden kayıtsız şartsız feragat ettiğini, dosya kapsamında alınan kusur raporları arasında (hazırlık, ceza mahkemesi ve hukuk mahkemesi keşif raporlarında davacının kusurlu bulunmasına karşın ATK raporunda kusursuz bulunması gibi) bariz çelişkiler bulunduğunu ve bu çelişkilerin İTÜ Trafik Kürsüsü gibi üst bir heyetten rapor alınarak giderilmediğini, ibranamenin iptali koşullarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılan ödemelerin hesap tarihine kadar güncellenerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca temerrüt tarihinin ve faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, yargılama giderlerinin mükerrer tahsiline sebebiyet verildiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı Sedat Çelebi vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, kaza ile ilgili soruşturma ve ceza kovuşturması aşamalarında alınan ve olay yeri incelemesine dayanan önceki bilirkişi raporlarında davacı yayanın da kusurlu bulunduğunu ancak hükme esas alınan ATK raporunda müvekkiline %100 kusur atfedilmesinin maddi olayla, fiziki gerçeklerle ve önceki tespitlerle örtüşmediğini, raporlar arasındaki bu açık çelişkinin İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini, davacı tarafın sigorta şirketi ile anlaşarak maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini ve ibraname imzaladığını, usul hukukuna göre feragatten dönmenin mümkün olmamasına rağmen mahkemenin bu feragat beyanını ve sulh durumunu dikkate almadan hüküm kurmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta tarafından yapılan ödemelerin güncel değerinin mahsubu gerektiğini, ayrıca kazanın oluş şekli ve kusur durumu gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İhbar olunan SGK vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, dava konusu trafik kazasının 6111 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra meydana geldiğini, ilgili yasa ve genelgeler uyarınca Kurumun tedavi giderlerinden sorumluluğunun Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümleri ile sınırlı olduğunu, davacının tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarına SUT hükümleri doğrultusunda gerekli ödemelerin yapıldığını, Kurumun yapılan bu ödemeler dışında ve SUT fiyatlarını aşan özel hastane fark ücretleri gibi bakiye tedavi giderlerinden herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle Kurum aleyhine sorumluluk doğuracak şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Hükmü istinaf etme hakkı, davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak, kendisine dava ihbar olunan, davaya katılmadıkça kanun yollarına başvurma hakkı yoktur. Ancak mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan davanın ihbar olunduğu kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümünü istinaf edebilir. Somut olayda, dava, SGK'na ihbar edilmiş, ancak ihbar olunan feri müdahale talebinde de bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; SGK'nın ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp, aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü istinaf etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf hakkı bulunmayan ihbar olunanın istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD 20/09/2021 tarih 2021/17537 E 2021/4994 K)Dava konusu trafik kazasının 23/08/2018 tarihinde meydana geldiği, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla mahkemece alınan ve denetime elverişli bulunan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 05/05/2023 tarihli raporunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu, davacı yayanın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, bu raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalıların kusur oranlarına yönelik raporlar arası çelişki olduğu yönündeki istinaf itirazlarının Adli Tıp Kurumu'nun en üst teknik kurulu olan Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu ile giderilmiş olması karşısında yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi ile Sedat vekilinin kusura ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı taraflar, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme ve yargılama sırasında yapılan ödeme sonucunda düzenlenen sulh ve ibra belgesi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. 2918 sayılı KTK'nun hem işletenleri, hem de onların hukuki sorumluluğunu üzerine alan zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bağlayan emredici nitelikteki 111. maddesinin 1. fıkrasında, "bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu" belirtilmiş; 2. fıkrasında ise "Tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi kanun, ibranamenin iptali için zarar görene yetersizlik, zarar sorumlusuna da fahişlik iddiası ile iptal hakkı tanımış, iptal sebebi olarak da objektif bir unsur olan bu yetersizliğin veya fahişliğin açıkça belli olması halini kabul etmiştir. Davacı vekili de dosyaya sunduğu dilekçede "05/12/2022 tarihinde, “Davalı Allianz Sigorta Şirketi ile 20.000,00TL -Maddi Tazminat 2.400,00 TL Faiz, 9.200,00 TL Dava vekalet ücreti 3.250,00 TL yargılama giderinin ödenmesi konusunda anlaşma yapılmış ve ödemesi kararlaşırılan toplam 32.588,00 TL tarafımıza sigorta şirketince ödenmiştir. Sigorta şirketiyle karşılıklı ibralaşılmıştır. Bu sebeple, davalılar hakkındaki manevi tazminat davamız devam etmekte olup, dosyadaki tüm beyanlarımız, Yargıtay Kararları, müvekkilin yaşanan süreçte duyduğu acı ve ızdırap, yaşadığı psikolojik travma dikkate alınarak manevi tazminat taleplerimizin kabulüne karar verilmesini ve talep ederim. “ şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Somut olayda davacı ile müteselsil sorumlulardan sigorta şirketi arasında yapılan ibra ile hesap tarihi itibarı ile ortaya çıkan zarar miktarı ve eklentilerin ödenmesi suretiyle sigorta şirketi ibra edilmiştir. Bu durumda belirtilen tutar kadar diğer müteselsil sorumluların da borçtan kurtulduğu kabul edilmelidir. Anlaşılan miktar hesaplanan tazminatın tamamını kapsadığından istinaf eden davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ...'nin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin kabulü gerekmiştir. Manevi tazminat yönünden ise, kazanın oluş şekli, davacının yaşı, maluliyet oranı ve tarafların sosyal ekonomik durumları gözetildiğinde takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalıların bu yöne ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, İhbar olunan SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK 352 madde gereğince usulden reddine, davalı... Sigorta A.Ş. Vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- İhbar olunan SGK vekilinin Bursa..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2024 tarih ve ....sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 352 madde gereğince usulden reddine, a)İhbar olunan SGK harçtan muaf olduğundan istinaf harcı konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 2-Bursa ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2024 tarih ve .... sayılı kararı hakkındaki davalı ....A.Ş. Vekili ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜNE, 3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,a)Davalı ... A.Ş. ve davalı ... yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b)Maddi tazminat istemine ilişkin davanın davalı ... yönünden kabulü ile, 510.602,30-TL sürekli iş göremezlik, 9.579,52-TL geçici iş göremezlik, 3.328,59-TL bakıcı gideri ve 162,50-TL yol gideri olmak üzere toplam 523.672,91-TL maddi tazminatın 23/08/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... den alınarak davacıya verilmesine,c)Manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın 23/08/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .....i'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d)Alınması gereken 39.187,59-TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan 11.167,78-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 28.019,81-TL harcın davalılar ....'den müşterek ve müteselsilen ( davalı ... 2.440,52'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak hazineye irat kaydına,e)Davacı tarafından yapılan 11.167,78-TL peşin ve ıslah harcı toplamı ile 59,30 TL başvuru harcının davalılar İhsan Eren ve Sedat Çelebi'den müşterek ve müteselsilen alınarak (davalı .... 977,87'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine, f)Davacı tarafından karşılanan 419,90 TL keşif harcı, 200,00-TL keşif araç gideri, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 3.078,00-TL Adli Tıp fatura bedeli ve 1.165,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 9.362,9-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 7.422,19-TL'sinin davalılar ...i'den müştereken ve müteselsilen (davalı... 646,47 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,g)Maddi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 79.314,21-TL vekalet ücretinin davalı...'den alınarak davacıya verilmesine, h)Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,ı)Manevi tazminat talebi yönünden, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,i)6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.360,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin, kabul ret oranı dikkate alınarak 1.078,10-TL'sinin davalı ... 'den); 281,90-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,j)Maddi tazminat istemi yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 331. Maddesi uyarınca davalı ... ve davalı...A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına.k)Artan gider avansının kararın kesinleşmesine müteakip yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... A.Ş. İle ...i'nin istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde yatıran tarafa iadesine,5-İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,6-Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 04/12/2025 tarihinde karar verildi. Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ...¸(e-imzalıdır) ...Katip ...¸(e-imzalıdır)