5. Hukuk Dairesinin, kamulaştırma bedeli tespiti davasında, sulu tarım arazisi değerlemesinde net gelir yöntemine uygun olmayan bilirkişi raporu ve sulama yeterliliği eksikliği nedeniyle verilen bozma kararı.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin kamulaştırma bedelini belirlerken dayandığı bilirkişi raporunun, tarımsal ürün verileri ve satış fiyatlarına ilişkin resmi verilerden ayrılma nedenlerini açıkça belirtmemesi, denetime uygun somut bilgiler sunmaması ve taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilmesine rağmen sulama kaynağı ile yeterliliğini açıklamaması gibi eksiklikler içermesi nedeniyle yüksek mahkemece bozulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/6748 E.  ,  2026/806 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1920 Esas, 2025/1216 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ........... ili, ............... ilçesi, ......... Mahallesi 3881 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2020/710 Esas, 2021/353 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 29.03.2021 tarihinden karar tarihi olan 13.10.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ve 2022/277 Esas, 2023/1721 Karar sayılı kararıyla; aynı yer ve aynı kamulaştırma kapsamında denetiminden geçen dosyalarda sulu tarım arazilerinde, aynı değerlendirme tarihi (2020 yılı) itibarıyla getirtilen resmi verilere göre buğdayın ortalama kg satış fiyatının 1,80 TL, samanın 0,30 TL, bostanın ise 1,30 TL olduğu halde bilirkişilerce daha yüksek alındığı ve bu bölgeden denetiminden geçen dosyalarda aynı nitelikteki taşınmazlara değer biçmeye esas alınan münavebe ürünlerin dekara veriminin buğday ürünü yönünden 500 kg, saman yönünden 400 kg, bostan ürünü yönünden 2000 kg esas alınması uygun görüldüğünden, yakın bölge verilerinin de Dairece getirtilip incelenmesi sonucunda, dava konusu taşınmaz yönünden de yukarıda belirtilen verim değerleri esas alınıp, kg satış fiyatlarının ve rapordaki dekar başına üretim giderlerinin buğday için 478,59 TL ve bostan için 832,07 TL alınarak kamulaştırma bedelinin hesaplanması için önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, toplam kamulaştırma bedelinin 301.814,33 TL olarak tespit edildiği, tespit olunan fark kamulaştırma bedelinin davacı idarece depo edildiği gerekçesiyle, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ve 2022/277 Esas, 2023/1721 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde 2020 yılı Sarıyahşi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri dikkate alınarak 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde belirtilen yöntemle oluşturulacak bilirkişi heyetinden alınacak rapor denetlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; hangi verilere dayanıldığı ayrıca ve açıkça belirtilmeden, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden ayrılmayı gerektiren nedenler varsa bunlar açıklanmadan, denetime imkan vermeyecek şekilde soyut ifadelerle hazırlanan bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmış olmasının; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın nereden ve ne şekilde sulandığı, sulama kaynağı, yapılan sulamanın taşınmazın tamamını sulamaya yeterli olup olmadığı açıklanmadan soyut ifadelerle taşınmaza sulu tarım arazisi olarak kabul edilip değer biçilmiş ise de gerekirse yeniden yapılacak keşifte taşınmazın sulu olup olmadığı hususunda tanık ve mahallinde bilirkişiler de dinlenerek yeniden alınacak rapor uyarınca karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin 137.698,04 TL'lik kısmına dava tarihinden 13.10.2021 tarihine kadar; 164.116,29 TL'lik kısmına dava tarihinden 07.06.2023 tarihine kadar; bozma kararı sonrası tespit edilen 193.955,62 TL fark kamulaştırma bedeline ise dava tarihinden karar tarihi olan 19.03.2025 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz işletilerek işlemiş faizi ve tüm nemalarıyla birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın sulu değil kuru tarım arazisi vasfında olduğunu, kapitalizasyon faizinin % 5 oranında uygulanması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; ''İptal kararları geriye yürümez'' hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; ''Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme itiraz olunması iktiza eylemesine...'' gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; '' Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır'' genel hukukî prensibin hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 10.05.1017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasında başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan " dava tarihinden " ibarelerinin çıkarılarak yerlerine " davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 29.03.2021 tarihinden" ibaresinin; " kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda " ibaresinin çıkarılarak yerine " yasal " kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.