İmar planında yol ve park alanı olarak ayrılan ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, imar planında uzun süredir yol ve park alanı olarak belirlenmiş ancak fiilen kamulaştırılmamış taşınmazlarının mülkiyet haklarını kısıtlaması nedeniyle davalı idareden kamulaştırmasız el atma bedeli talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, fiili el atma olmasa da imar planı kısıtlaması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunu kabul ederek tazminat ödenmesine hükmetmiş, istinaf mahkemesi harç ve tapu tescili konularında düzeltme yapmış olup, davalı idare bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3557 Esas, 2025/522 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/169 Esas, 2023/612 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince davacı ... ve ... yönünden temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Asıl ve birleşen dava davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; ........... ili, ..., ....... Mahallesi 4 58... parsel sayılı taşınmaz mevcut imar planında yol ve park alanında olduğu hâlde uzun yıllar boyunca davalı idarece imar planına uygun şekilde kamulaştırılmadığını, imar planının hayata geçirilmediğini, yararlanma hakkı ortadan kalktığından mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarını kabul etmediklerini, taşınmazda davacının tasarruf hakkına herhangi bir müdahalenin bulunmadığını, davacılar tarafından uzlaşma yoluna başvurulmadığını, davanın usulden reddini gerektiğini, davacılardan ... tarafından Yozgat İdare Mahkemesinde 2022/377 Esas Numarası ile yargılamasına devam olunan dosyanın aynı taşınmaz için açıldığını, halen derdest olduğunu, ... tarafından açılan davanın reddinin gerektiğini, davanın tümden reddini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz için yüksek bedel belirlendiğini, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, emsalin daha değerli olduğunu, taşınmazın konumu ve dere yatağı olması nedeniyle değerinin düşük olduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2016 yılından beri 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve park olarak ayrıldığı, taşınmazın zemini itibarıyla üzerinde imar planına uygun şekilde yapılmış herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, bu yönüyle fiili el atmanın olmadığı anlaşılmışsa da taşınmaz imar planında " yol ve park alanı" olarak belirlenmek suretiyle davacıların taşınmazdan süresi belirsiz şekilde yararlanmasına fiilen olanak kalmadığı, bu itibarla kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin tespit ve davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ek maddeleri gereğince harcın maktu olarak belirlenmesi gerektiği hâlde, nispi harca karar verilmesi, dava konusu taşınmazın, imar planında park olan bölümünün davalı idare adına tapuya tescili yerine tamamının yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi doğru görülmediğinden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın davacılar ... ve ... yönünden bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak tapu maliki davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.2.Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın uygulama imar planında "park ve yol alanı" olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru görülmüştür.3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a. (7) numaralı bendinin (c) fıkrasının hükümden tümden çıkartılması, yerine "Davacılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.