Yargıtay 12. Ceza Dairesi, inşaat işçisinin traktör römorkundan düşerek ölmesi olayında bilinçli taksirle ölüme sebebiyet veren sanık hakkındaki mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Şirket sahibi sanığın, kendisine ait traktöre bağlı yarı römorkta inşaat malzemeleri üzerinde güvenli olmayan şekilde taşınan işçilerden birinin römorkun bağlantı milinin kırılması sonucu düşerek ölmesinde asli kusurlu bulunması ve bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermesi nedeniyle verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası hükmünün, yerel mahkemenin önceki bozma kararına uyarak yaptığı yargılama sonucunda usul ve yasalara uygun olduğunun tespit edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1090 E., 2025/428 K.SUÇ : Taksirle öldürmeHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında Dairemizin bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/1-6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 6 ay süreyle müteahhitlik mesleğinin icrasından yasaklanmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2020/11577 Esas, 2024/4627 Karar sayılı ilâmıyla bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının, hak yoksunluklarının uygulanmasının, sanığın ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmeyen müteahhitlik mesleğinden çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde yasaklanmasının ve 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin tartışılmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu kabul edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1-2, 63. maddeleri ve 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi ve 326. maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; unsurları oluşmayan suça ilişkin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu ... İnşaat isimli firmaya ait traktöre bağlı yarı römorka inşaat malzemelerinin yüklenildiği, ölenin de aralarında bulunduğu inşaat işçisi üç kişinin de malzemelerin üzerinde oturur vaziyette iken firma şoförü ... ...'ın anılan araç ile gündüz vakti, meskun mahalde, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyre başladığı, iki kilometre kadar bu şekilde seyrettikten sonra traktöre bağlı yarı römorkun bağlantı milinin kırılması neticesinde yarı römorkun içerisinde inşaat malzemelerinin üzerinde oturmakta olan inşaat işçisi ...'in düşmesi sonucu öldüğü olayda, ölen işçinin iş yeri dışına, şirket işleri yapması amacıyla servis veya daha güvenlikli bir araçla gönderilmesi yerine, traktörün arkasındaki yarım römork içindeki inşaat malzemelerinin üzerine oturarak korumasız ve güvencesiz şekilde seyredilmesinden sorumlu olan sanık hakkında bilinçli taksirle sonuca sebebiyet verdiği eyleminde asli kusurlu olduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 85/1.maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Düziçi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.