Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında istinaf kararının temyiz incelemesi ve maktu vekalet ücreti ihtilafını değerlendiriyor.
Özet: Dava, imar planında resmi kurum alanı olarak ayrılan bir taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, davalı idarenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu ise bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, uzun süreli imar kısıtlamasının fiili el atma olmasa dahi kamulaştırmasız el atma sayıldığını, davanın adli yargının görev alanında olduğunu, sorumlu idarenin doğru belirlendiğini ve taşınmaz bedelinin uygun bulunduğunu gerekçe göstermiştir. Davalı idare vekili, istinaftaki itirazlarını tekrarlayarak ve ayrıca maktu vekalet ücreti hususunda da eleştiri getirerek bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/4424 E.  ,  2026/515 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2426 Esas, 2025/234 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/63 Esas, 2023/303 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ............ ili, ..., ............Mahallesi 34 88... parsel (imar uygulaması sonucu yeni 34 88... parsel) sayılı taşınmazın imar planında resmi kurum alanı olarak ayrıldığını belirterek belirlenecek tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleştiğini, taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmanın adli yargının görevi içinde olduğundan, ilk derece mahkemesince taşınmazın bedelinin tazminat olarak, taşınmazın resmi kurum alanında kalması nedeniyle sorumlu idarenin davalı ... Belediyesi olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliği ve konumuna göre dava tarihi itibarıyla belirlenen bedelin istinaf yoluna sadece davalı belediyenin başvurduğu da gözetildiğinde uygun olduğu, mahkeme kararında usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2494 sayılı Kanun) eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü ve 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci maddesi ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanun'la bu Kanun'un ek 3 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan davalar ile yargılamanın iadesi davaları hakkında da uygulanır." hükmü getirildiğinden maktu harca hükmedilmiş ise de, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği de maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı ise de davalı vekilince bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden, belirtilen yanılgının eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindenki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedeline hükmedilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Buna karşın, kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede dava konusu ..............Mahallesi 34 88... parsel sayılı taşınmazın 19.12.2024 tarihli imar uygulaması sonucu 34 88... parsel numarası ile tapuya tescil edildiği anlaşılmakla, yeni ada parsel numarasının hükümde gösterilmesi gerekiğinden kararın bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının reddi ile kamu düzeni uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-b) bendinde yer alan “hisseye” kelimesinden önce gelmek üzere “(imar uygulaması sonucu oluşan 34 88... parsel sayılı taşınmazda davacı adına olan 10706/207710 (107, 06... ))” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.