Yargıtay 5. Ceza Dairesi, tefecilikte zamanaşımı düşme kararını düzelterek onadı ve vergi dairesinin 5464 sayılı kanun temyizini doğrudan zarar görmediği için reddetti.
Özet: İlk derece mahkemesince tefecilik ve banka ve kredi kartları kanununa muhalefet suçlarından mahkum edilen sanık hakkında, bölge adliye mahkemesinin tefecilik suçundan kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay, banka ve kredi kartları kanununa muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen idarenin temyiz talebini reddetmiş; tefecilik suçuna ilişkin kararda ise bölge adliye mahkemesinin "düşürülmesine" ibaresini "düşmesine" şeklinde düzelterek, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yönündeki kararı onamıştır.
5. Ceza Dairesi         2023/9517 E.  ,  2026/5625 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1477 Esas, 2023/1063 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçtan verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince tefecilik suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2017/386 Esas, 2022/196 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1, 2, 3. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 04.04.2023 tarihli ve 2022/1477 Esas, 2023/1063 sayılı Kararı ile sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, tefecilik suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesine ait hüküm fıkrasında yer alan "düşürülmesine" ibarelerinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.