Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, sahte fatura ve dolandırıcılık iddiasına dayalı tazminat davasında, görevsizlik kararının tebligat ve taraf teşkili sağlanmadan verilmesinin usul hatası olduğuna hükmetmiştir.
Özet: Davacı şirketin çalışanları ve diğer davalılar tarafından sahte faturalarla zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan tazminat davasında, yerel mahkemenin davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve taraflar arasında dilekçelerin karşılıklı verilmesi süreci tamamlanmadan görevsizlik kararı vermesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uyarınca usulden hatalı değerlendirilmiştir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : .
KARAR NO :.
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : .
KARAR NO : .
KARAR TARİHİ : .
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ .
DAVACI :.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
B.A.M. KARAR TARİHİ :.
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davada dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda mahalli mahkemece verilen görevsizlik kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ....vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının tekstil sektöründe fabrikasının bulunduğunu, davacı şirkette nakliye organizasyonları ile planlamaları görevinde çalışan davalı....in davalı şirket çalışanı.... ve firma yetkilisi ... ile anlaşıp farklı zamanlarda farklı bedellerde aslında yapılmayan işler karşılığında sahte faturalar keserek davacı şirketi organize bir şekilde zarara uğrattıklarını, davalı Safa Yüksel'in kendisinin ve nakliye firmasının hesaplarına para geçirdiğini, diğer davalılar ile birlikte bu işleri organize edip yaptıklarını kabul ettiğini, davalıların ikrarı ve savcılık dosyasından alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının zarara uğratıldığının tespit edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 2.500.000.-TL'nın zararlanma tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ihtiyati hacze karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillerden davalılardan ...'in ihtilafa konu dönemde davacının işçisi olduğu, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca iş kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yerinin iş mahkemeleri olduğunu, diğer davalıların davacının işsi olmayıp özellikle davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ilişki ticari ilişki olup nispi dava niteliğinde olmasına rağmen davacı işveren ile davalı işçi Safa Yüksel arasındaki ihtilafın iş mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, Bursa İş Mahkeme'sinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek ve gerçeğe aykırı faturalar düzenleyerek davacıyı dolandırmak suretiyle zarara uğrattıklarını, davalılardan bir tanesinin salt davacının işçisi olması nedeniyle iş mahkemesinin görevli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davanın kaynağının iş akdinden veya İş Kanunu'ndan kaynaklı bir alacak olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, TTK'nun 12.ve 16.maddesi gereğince davacının, davalı şirketin ve davalı ...'ın tacir sıfatına haiz olduğunu, söz konusu uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, uyuşmazlıkta ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Dava, sahte faturalar düzenlenerek zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verilmiştir. Bu nedenle öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 114/c maddesi gereğince dava şartı olan mahkemenin görevli olması şartı hakkında taraf teşkili sağlanmadan karar verilip verilemeyeceğinin çözümlenmesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nun 114/1-c maddesi gereğnice mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Dava şartları ve ilk itirazlar, ön incelemede sonuca bağlanır. Ön inceleme ise, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılır (HMK. m.137/1, 139/1 ilk cümle ve 316-322). Buna göre görevsizlik kararı verilebilmesi için; yazılı yargılama usulünde dava dilekçesinin davalıya tebliği (HMK. m. 122), cevap süresinin beklenmesi (HMK m.127), cevap verilmesi halinde davacıya tebliği (HMK m. 126), davacının cevaba cevap verme süresinin beklenmesi, verildiğinde diğer tarafa tebliği (HMK. m.136/1), davalının ikinci cevap süresinin beklenmesi ve diğer tarafa tebliği (HMK. m. 136/1) zorunludur. Basit yargılama usulünde ise, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmez. Mahkemenin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilebileceğini öngören aynı Kanun'un 138. hükmü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu hüküm hakime, belirtilen hususlar hakkında gerekmiyorsa ön inceleme duruşması yapmaksızın karar verebilme yetkisi tanır. Ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesi için de davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması gereklidir. Kanun'un 137'nci maddesinin (1.) fıkrasında, ön incelemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüş olması karşısında "dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden gözetileceğine" ilişkin 115/1. madde hükmü de, bu hususlarda davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilebileceğine izin verir tarzda bir yoruma elverişli değildir.
6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olan görev konusunda aynı Kanun'un 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebilir ise de, ancak bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması gerekir. Dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve dilekçeler aşaması tamamlanmadan dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesi Anayasa'nın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ile HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır (Y.15. HD.’nin 2017/2513- 2017/4351 sy. k.; Y.13. HD’nin 2016/1934-2017/12388 sy k.).
Mahkemece davalılara usule uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip cevap süresi beklenmeden ve dilekçeler aşaması tamamlanıp ileri sürülen olay nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin kapsamı da belirlenmeden davalıların hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf nedenleri kamu düzeni yönünden yerindedir.
6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davalıların savunma hakkı kısıtlanarak ve yeterli inceleme yapılmadan mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup mahkeme kararının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK’nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince gereğinin yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2025 tarih ve....sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 04/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
...
.....
Üye
...
.....
Üye
...
.....
Katip
...