Danıştay Üçüncü Dairesi, Katma Değer Vergisi iadelerinin yasal süresinde yapılmaması sebebiyle mükelleflere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 112/5 uyarınca tecil faizi ödenmesi gerektiği yönündeki istinaf kararını temyizen onadı.
Özet: Davacı tarafından geç iade edilen katma değer vergisi alacakları için Vergi Usul Kanununun 112. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tecil faizi ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmeyen katma değer vergisi tutarlarına, bu sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için tecil faizi ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının lehine karar vermişlerdir. Temyiz başvurusunda bulunan vergi dairesinin, faiz ödenmesi için açık yasa hükmü gerektiği iddiaları, Danıştay tarafından yerinde görülmeyerek temyiz istemi reddedilmiş ve alt mahkeme kararları onanarak, geç iade edilen katma değer vergisi için tecil faizi ödenmesi gerektiği kesinleşmiştir.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/2060 E.  ,  2025/3346 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2060
Karar No : 2025/3346
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil İnşaat Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılının Ekim ila Aralık ve 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi iade alacaklarının geç ödendiği iddiasıyla, iade edilen katma değer vergisi için 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 5. fıkrası uyarınca toplam 1.801.746,11TL tecil faizi ödenmesi talebiyle yapılan başvuruların reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile anılan tutarın ödenmesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 5. fıkrasında, vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizin, 120. madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödeneceğinin kurala bağlandığı, öte yandan, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iade edilebilmesi için ayrıca bir ilama gerek bulunmadığı gibi anılan kural gereği iade edilecek tutara faiz ödenmesi için de aynı durumun geçerli olduğu, aksi düşüncenin kabulünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca yeni bir ihtilaf yaratılmasının gerekeceği, dolayısıyla 213 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 5. fıkrası hükmünün işlevsiz kalacağı, bu bakımdan dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında bir zarardan kaynaklanmayıp yasal düzenlemelere uyulmamasına bağlı olarak 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvurulara ilişkin olduğunun kabulü gerektiğinden davacıya iadesi uygun görülen vergilere ilişkin bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin davacıya tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan faizin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, hesaplanan 1.801.746,11TL tecil faizinin davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mükelleflere iade edilen tutarlara faiz ödenmesi için açık bir yasa hükmünün bulunması gerektiğinden davacıya 213 sayılı Kanun'un 5. fıkrası kapsamında faiz ödenmesine olanak bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.