Danıştay 3. Daire, POS tefecilik faaliyetinden kaynaklanan vergi tarhiyatı ve cezalarına ilişkin bölge idare mahkemesi kararının onanması hakkında temyiz istemlerini reddetmiştir.
Özet: Danıştay, davacının POS tefeciliği faaliyetinden elde ettiği gelirleri kayıt dışı bırakması ve defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle resen salınan gelir vergisi, KDV, geçici vergi ve kesilen vergi ziyaı ile özel usulsüzlük cezalarına ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin gelir vergisi ve KDVyi onayıp, geçici vergi cezasını indirimli olarak kısmen onaması, geçici vergi ve özel usulsüzlük cezalarını ise tamamen kaldırması yönündeki kararını, temyize konu bölge idare mahkemesinin tekerrür cezasının aynı yıl içinde uygulanamayacağına dair düzeltmeleriyle birlikte hukuka uygun bularak, hem davacının hem de davalı idarenin temyiz taleplerini reddetmiş ve bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/9709 E.  ,  2025/3339 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9709
Karar No : 2025/3339
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, POS tefecilik faaliyetinden elde ettiği faiz gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı ayrıca defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2018 yılı için re'sen salınan gelir vergisi, bu vergi üzerinden tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi, Ocak ila Mart dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, POS cihazlarını kullanarak tefecilik faaliyetinde bulunduğu hususu, hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalar ve POS cihazıyla işlem yapan kişilerin ifadeleriyle ortaya konulduğu, öte yandan, yasal defter ve belgelerini herhangi bir mücbir sebep hali olmaksızın incelemeye ibraz etmediği açık olduğu dikkate alındığında, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabilmesi mümkün olmakla birlikte artırım tutarının kesinleşen 359,69-TL'den fazla olamayacağı, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası bir kata indirilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı azaltılmış, geçici vergi ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve katma değer vergisi, geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddi ile geçici vergi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmının 359,69-TL'yi aşan bölümünün ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2018 yılında kesinleşen cezanın 2018 yılı için tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmının 359,69 TL'ye isabet eden bölümü yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmının değinilen bölümü kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, incelemenin varsayıma dayandığı, eksik ve yetersiz olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.